8. Hukuk Dairesi 2021/13966 E. , 2024/4503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davacı müteveffa ... mirasçılarının davasının reddine, asli müdahil orman idaresinin davasının kısmen kabul ve kısmen reddine,
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı müteveffa ... mirasçılarının davasının reddine, aslı müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, Samsun ili Terme ilçesi ... Köyü 155 ada 17 nolu parselin kadastro tutanağının iptaliyle, dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... köyü 155 ada 17 parsel nolu taşınmazın, 11.11.2020 tarihli orman yüksek mühendisi ... ile fen bilirkişisi... tarafından tanzim olunan raporda B ve C harfleriyle gösterilen (4.240,56 + 2.619,66 m2) toplam 6.860,22 m2lik bölümün ilgili parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... köyü 155 ada 17 parsel nolu taşınmazın, 11.11.2020 tarihli orman yüksek mühendisi ... ile Fen bilirkişisi... tarafından tanzim olunan raporda A harfiyle gösterilen 1.133,58 m2lik bölümünün ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında Samsun ili, Terme ilçesi, ... köyü 155 ada 10 parsel sayılı 6.135,66 m², 155 ada 13 parsel sayılı 1.155,17 m² ve 155 ada 17 parsel sayılı 7.993,80 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı, 155 ada 10, 13 ve 17 nolu parsellerin davalının dedesi olan amcası ... oğlu ... ile birlikte babası ...'a ait olduğunu, taşınmazlarda kendisinin de hissesi bulunduğunu iddia ederek, dava konusu parsellerin kadastro tutanaklarının iptali ile hissesi oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... tarafından davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2012 tarihli ve 2008/48 Esas, 2012/20 Karar sayılı kararı ile; 155 ada 10 ve 13 nolu parsellerin hukuken orman sayılan yerlerden olduğu, orman sayılan yerlerin tapu ve zilliyetlik ile iktisap edilemeyeceği, 155 ada 17 nolu parsel hakkında ise kesin hüküm bulunması nedeniyle, davacı ...'ın davasının reddine, aslî müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabulü ile 155 ada 10 ve 13 nolu parsellerin orman vasfı ile Hazine adına, 155 ada 17 nolu parselin tespit gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.05.2013 tarihli ve 2012/14389 Esas, 2013/5694 Karar sayılı kararıyla: Orman Yönetiminin gerçek kişi tarafından açılan davaya 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 26/D maddesi gereğince usûlüne uygun şekilde müdahalesi bulunmadığından, çekişmeli 155 ada 10 ve 155 ada 13 parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilemeyeceği, davacının çekişmeli taşınmazların amcası ... oğlu ... ile birlikte babası ... oğlu ...'a ait olduğu ve taşınmazların dedesi ...’ten kaldığı iddiasıyla miras hissesine dayanarak dava açtığı, mahkemece kök murisin veraset ilâmının getirtilerek taşınmazın kök muristen kalıp kalmadığının araştırılması, davalı ...'ın yargılama sırasında 09.10.1961 tarihli hisse satış sözleşmesini dosyaya ibraz etmiş olduğu, bu senette imzası bulunan muhtar, aza ve senet tanıkları ile tarafların gösterecekleri tanıkların dinlenerek senedin dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı ve çekişmeli taşınmazların ne zamandan beri davalı tarafından kullanıldığı, kullanımın kendi adına mı yoksa miras hissesine dayalı olup olmadığının araştırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2013/127 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 155 ada 10 ve 13 nolu parseller hakkında düzenlenen bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere bu taşınmazların hukuken orman sayılan yerlerden olduğu, dava konusu diğer 155 ada 17 parsel numaralı taşınmaz yönünden bozmadan sonra yapılan incelemede her ne kadar tarafların farklı olması nedeniyle dosyayı bağlayan bir kesin hükmün mevcut olmadığı görülse de, bozma ilamında bahsi geçen satış sözleşmesinde imzası olan taraflardan birinin sağlık durumu nedeniyle, diğerlerinin ise vefat etmiş olmaları nedeniyle dinlenemediği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların davalının savunmasını desteklediği ve mahkemece de itibar edildiği gerekçesiyle, davacı ...'ın davasının reddine, aslı müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile, Samsun ili Terme ilçesi ... Köyünde bulunan 155 ada 10 ve 13 nolu parsellerin kadastro tutanaklarının iptaliyle, bu parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Samsun İli Terme İlçesi ... Köyünde bulunan 155 ada 17 nolu parselin tespit gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asli müdahil ... ve davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.06.2018 tarihli ve 2016/8720 Esas, 2018/4314 Karar sayılı kararıyla; temyiz konusu 155 ada 10 ve 13 nolu taşınmazlara ilişkin öncesinde Terme Kadastro Mahkemesinin 2008/48 Esas, 2012/20 Karar sayılı ilamı ile “155 ada 10 ve 13 nolu parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş” olduğu ve bu hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiş olduğu, davalının temyizi bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... yönünden 155 ada 10 ve 13 nolu parsellerin orman olduğuna ilişkin Kadastro Mahkemesinin 2008/48 Esas, 2012/20 Karar sayılı ilamının kesinleştiği, bu nedenle davalı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, dava konusu 155 ada 17 nolu parselle yönelik inceleme ve araştırmanın yeterli olmadığı, Dairenin 16.05.2013 tarihli ve 2012/14389 Esas, 2013/5694 Karar sayılı bozmasından önce fen bilirkişisi ve orman bilirkişisinin birlikte hazırladıkları 12.11.2011 tarihli bilirkişi raporunda 155 ada 17 parsel nolu 7.993,80 m2 yözölçümlü taşınmazın ise bir kısmının orman sayılan yer olduğunun bildirildiği, bozma sonrasında ise mahkemece yapılan 07.05.2015 tarihli keşifte orman bilirkişisinin bulunmadığı ancak 155 ada 17 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verildiği, mahkemece en eski tarihli ve 1985-1990'li yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip, halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir fen elemanı ve bir ... bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyedlik yolu ile kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı ...'ın dava konusu 155 ada 10 ve 13 nolu parsellere yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin dava konusu 155 ada 17 nolu parselle yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Orman yüksek mühendisi ile fen bilirkişisi tarafından müşterek hazırlanan raporda, taşınmazın A, B ve C harfleriyle sembolize edilerek üç kısma bölündüğü, B harfiyle sembolize edilen bölümün evveliyatında orman sayılan arazilerden, C harfiyle sembolize edilen bölümün ise dört tarafı orman ile çevrili orman içi açıklık içerisinde olduğu ve kanunen orman sayılan yerlerden olduğunun mütalaa edildiği, orman sayılan yerlerin tapu ve zilyetlik ile iktisap edilemeyeceğinden orman sayılan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler içerisinde kaldığı, tespit edilen B ve C harfleriyle sembolize edilen bölümlerin hukuken orman olduğu, orman yüksek mühendisi ile fen bilirkişisi tarafından hazırlanan rapor çerçevesinde orman sayılmayan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olmadığı tespit edilen A harfiyle sembolize edilmiş bölüm için zilyetlik araştırılması yapıldığı, gerek 2020 yılında yapılan keşifte gerekse bozma öncesinde yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler ile yan tanıkların birbiriyle uyumlu beyanları ile davacının bahsini ettiği gibi kök muristen kalan bir yer olup olmadığını bilmediklerini ancak 50-60 yıldır davalının kullandığını, üstündeki fındıkları davalının ektiğini beyan ederek davalının savunmasını destekler nitelikte beyanlarda bulundukları, davacının taşınmazın kök muristen kaldığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, mahalli bilirkişiler ile yan tanıklarının beyanlarının birbiriyle uyumlu oldukları gerekçesiyle, davacı müteveffa ... mirasçılarının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile, Samsun ili Terme ilçesi ... Köyü 155 ada 17 nolu parselin kadastro tutanağının iptaliyle, dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... köyü 155 ada 17 parsel nolu taşınmazın, 11.11.2020 tarihli orman yüksek mühendisi ... ile fen bilirkişisi... tarafından tanzim olunan raporda B ve C harfleriyle gösterilen (4.240,56 + 2.619,66 m2) toplam 6.860,22 m2lik bölümün ilgili parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... köyü 155 ada 17 parsel nolu taşınmazın, 11.11.2020 tarihli orman yüksek mühendisi ... ile fen bilirkişisi... tarafından tanzim olunan raporda A harfiyle gösterilen 1.133,58 m2lik bölümü ile tespit ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asli müdahil ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin kararının hatalı ve eksik inceleme sonucu verildiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek ... Bilirkişisi ve gerekse Orman Bilirkişisinin raporlarında beyan edildiği üzere; dava konusu taşınmazın orman toprağı karakterini ihtiva etmediğini, dava konusu arazinin kültür arazisi olduğunu, taşınmazın köyün ortak kullanımında olan arazi olduğunu, taşınmazın fiili yapısı ve çevresindeki arazilerin kültür arazisi olduğunu, en eski Memleket Haritasında (1957 tarihli) arazinin tamamının orman rumuzu taşımayan ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu, taşınmazın orman amenajman haritasında orman sayılmayan yerlerden olduğunu, 1983 tarihli hava fotoğrafı ve 1978 -2008 tarihli memleket haritasında orman sayılmayan yerlerden olduğunu, taşınmaz üzerinde orman sınır tespit çalışmaları ve 2/B uygulama çalışmaları yapılıp kesinleştiğinden bu tespitlere göre dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerler içinde bırakıldığını, taşınmazın tarım arazisi ve fındık bahçesi olarak kullanılarak tarımsal faaliyette bulunulabileceği kanaatine varıldığını, 1983 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın yerleşim yeri ve fındık bahçesi olarak kullanıldığının tespit edildiğini, taşınmazın zirai açıdan zilliyetlikle iktisabının mümkün olduğunu, davanın dahili davacı lehine kabul görünen bilirkişi raporunda beyan edilen B ve C harfi gösterilen kısım yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olan taşınmazların kadastro tesbitinden önce tapulu taşınmaz olduğunu, tapu yolu ile müvekkil tarafından resmi şekilde satın alındığını açıklayarak, B ve C harfleriyle gösterilen toplam 6.860,22 m2lik bölümün orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 Sayılı Orman Kanunu.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
7139 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!