WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/13964 E.  ,  2024/1402 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... Köyü sınırları içerisinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi uyarınca yapılan arazi kadastro çalışmalarının 09.06.2010 tarihinde askı suretiyle ilan edildiğini, ...Köyünde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 Sayılı Kanun) göre 1946 yılında yapıldığını ve ilan edilerek kesinleştiğini, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) ile değişik 2 nci madde uygulaması ve aplikasyon işlemlerinin 7 nolu Orman Kadastro komisyonuna bağlı 3 nolu ekip tarafından yapıldığını, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisine alındığını, söz konusu tespitin iptali ile taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Antalya Kadastro Mahkemesinin 15.03.2011 tarihli ve 2010/335 Esas, 2011/358 Karar sayılı kararı ile; çekişmeli parselin yenileme kadastrosunun yapıldığı, bu çalışmanın teknik çalışmalar ile sınırlı olduğu, yenileme kadastrosu nedeniyle tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı, yenilemede ilk kadastroda belirlenen sınırlara uyulacağı, tapudaki maliklerin intikal ve ifraz işlemine tabi tutulmaksızın olduğu gibi tapu siciline aktarılacağı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu ...Köyü 27919 ada 2 ve 27920 ada 1 sayılı parsellerin sırasıyla 87.080,48 m2 ve 18.099,42 m2 olarak tapu kütüğüne aktarılmasına, sınırların ve yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Antalya Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.12.2011 tarihli ve 2011/13167 Esas, 2011/14113 Karar sayılı kararıyla; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a gereğince yapılan tespitte taşınmazın mülkiyeti, çapı ve yüzölçümünün tartışma konusu edilemeyeceği, bu işlemde uygulama kabiliyeti bulunmayan ve harita tekniğine uymayan haritaların yerine, ülke koordinat sistemine uygun sayısal haritaların düzenlenerek, bu tespitin kesinleşmesi halinde tapu malikleri adına tapuya tescil edileceği, yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi işleminin Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı savıyla açılan davada kadastro mahkemesinin görevli olduğu, taşınmazın mülkiyetine ve niteliğine ilişkin davalarda kadastro mahkemesinin görevli olmadığı, somut olayda Orman İdaresinin çekişmeli taşınmazın yenilemeden önceki haliyle kısmen yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman tahdidi içinde kalan bu bölümün tespitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istediği, dava dilekçesinin aynı zamanda mülkiyete ilişkin bir istem içerdiği, mülkiyete ve tasarrufa ilişkin bu davada genel mahkemenin görevli olduğu, ancak dava aynı zamanda 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi ve ilgili Yönetmelik hükümlerine göre yapılan teknik çalışmaya itiraz niteliği de taşıdığından, çalışmanın Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığının yöntemince araştırılması ve bu yönde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği, bu nedenle; Mahkemece, çekişmeli parselin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı, haritası ve tutanağı getirtilerek, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesiyle, 26.11.2006 tarihli ve 26361 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun çalışma yapılıp yapılmadığının saptanması, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınması, yapılan çalışmaların Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunun saptanması halinde bu aykırılıkları giderecek hüküm kurulması, çalışmanın Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun olduğunun saptanması halinde, Orman İdaresinin bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmesi; dava dilekçesinde aynı zamanda taşınmazın bir bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan Devlet ormanı olduğu iddia edilmesi nedeniyle bu davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek tasarrufa ilişkin bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Antalya Kadastro Mahkemesinin 08.05.2012 tarihli ve 2012/66 Esas, 2012/202 Karar sayılı kararı ile; önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

4. Antalya Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.12.2012 tarihli ve 2012/20-960 Esas, 2012/1156 Karar sayılı kararıyla; dava dilekçesinden davacı İdarenin davasının yenileme kadastrosuna itiraz mı, yoksa mülkiyet iddiasına mı yönelik olduğu ya da her iki istemi de içerip içermediğinin açıkça anlaşılamadığı, İlk Derece Mahkemesince davacı ... İdaresi vekilinden, davasının sadece 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca tespite itiraz mı; yoksa sadece mülkiyete ilişkin mi olduğu veya her iki istemi de birlikte içerip içermediği hususunun açıklattırılmadığı, davanın sadece 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme işlemine itiraza ilişkin olması halinde, Özel Daire bozma ilamında değinildiği gibi, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli parselin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı, haritası ve tutanağı getirtilerek, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesiyle, 26.11.2006 tarihli ve 26361 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığının saptanması, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınması, yapılan çalışmaların Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunun belirlenmesi halinde, bu aykırılıkları giderecek şekilde hüküm kurulması, çalışmanın Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığının saptanması halinde, Orman İdaresinin bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmesi, Orman İdaresinin davasının yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olması halinde; 3402 sayılı Kanun’un Kadastro Mahkemesinin genel olarak görevini düzenleyen 25 inci maddesi; zaman bakımından görev ve yetkisini düzenleyen 27 nci maddesi uyarınca, mülkiyete yönelik davaya bakmaya Kadastro Mahkemesinin görevli olmaması ve davanın genel mahkemede görülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine ve İlk Derece Mahkemesince kararında olduğu gibi tutanakların da tapu kütüğüne aynen aktarılmasına karar verilmesi, davanın hem mülkiyet iddiasına, hem de 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olması halinde ise; yenileme işlemine itiraz istemi yönünden, bozma ilamında ve Hukuk Genel Kurul'u (HGK) kararında değinilen araştırmalar yapılarak belirtilen şekilde karar verilmesi; mülkiyet iddiası yönünden ise görevsizlik kararı verilmesi ve tutanakların da tapu kütüğüne aynen aktarılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Antalya Kadastro Mahkemesinin 26.06.2013 tarihli ve 2013/44 Esas, 2013/220 Karar sayılı kararı ile; 3402 sayılı Kanun'un 22/A uygulamasının yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda yasaya ve teknik ölçülere uygun olduğu, Orman İdaresinin davasının aynı zamanda duruşmada açıklandığı gibi mülkiyet iddiasına dayalı olduğundan 3402 sayılı Kanun'un Kadastro Mahkemesinin genel olarak görevini düzenleyen 25-26-27 maddeleri gereğince mülkiyete yönelik davaya bakmaya genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle; 3402 sayılı Kanun'un 22/A uygulamasına itiraza ilişkin davanın reddine, dava konusu Antalya ili Kepez ilçesi ...Çileklik Mevkii eski 1267 parsel yeni 27919 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 87.080,48 m2 olarak tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, dava konusu taşınmazın sınırlarının ve yüzölçümünün düzeltilmesine, dava konusu Antalya ili Kepez ilçesi ...Çileklik Mevkii eski 690 parsel yeni 27920 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 18.099,42 m2 olarak tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, dava konusu taşınmazın sınırlarının ve yüzölçümünün düzeltilmesine, Orman İdaresinin mülkiyet iddiasına yönelik davası bakımından mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. Antalya Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı sonrası dosyanın gönderildiği Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın orman sınırlandırmasının 1946 yılında yapıldığı, 1980 yılında Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 690 parsel numarası ile 18.193 m2 yüzölçümlü olarak Hazine adına tescil edildiği, 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun (2924 sayılı Kanun) kapsamında yapılan çalışma neticesinde Hazine adına 692 parsel numarası ile tescil edildiği, ifraz işlemi neticesinde oluşan 87.810,00 m² yüzölçümü ile tapuya tescili yapılan 1267 parselin satış ve intikal ile davalıların mülkiyetinde bulunduğu, 2010 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi kapsamında yenileme kadastrosu yapılıp 690 nolu parselin 27920 ada 1 parsel olarak 18.099,42 m2, 1267 nolu parselin 27919 ada 2 parsel 87.810,00 m2 yüzölçümü ile tespitinin yapıldığı, askı ilan süresi içinde davacı idare tarafından Kadastro Mahkemesine dava açıldığı Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında açılan davanın reddine mülkiyete ilişkin dava yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verildiği ve kararın kesinleşmesi sonrasında dosyanın mahkemeye gönderildiği, yapılan keşif ve sonucunda alınan bilirkişi raporlarının içerik itibariyle hükme esas kabul edilmesi gerektiği, buna göre kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonunda teknik hataların mevcut olduğu, teknik hataların düzeltilmesi için uzun süre beklenmesine rağmen yapılan işlemlerin sonuçlandırılmadığı, Mahkemece alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporlarına göre teknik hataların düzeltilmesi ile oluşturulan orman sınırına göre 27919 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dört ayrı kısımda toplanan 3.070,27 m2'lik kısmının orman alanında kaldığının anlaşıldığı, bu kısım itibarıyla davanın kabulüne, 27920 ada 1 parselin ise orman sınırları dışında kaldığının anlaşıldığı, bu taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; Antalya Kepez ilçesi ...Köyü 27920 ada 1 parsel hakkındaki davanın reddine, Antalya ili Kepez ilçesi ...Köyü 27919 ada 2 parsele ilişkin davanın kısmen kabulü ile, Fen Bilirkişisi Koray Damar'ın 21.10.2014 tarihli raporu ve ekindeki krokisinde (C), (D), (E) ve (F) harfleri ile belirtilen 3.070,27 m2'lik kısmına ilişkin tapusunun iptali ile orman vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında yapılacak olan çalışmalar sonucunda dava konusu 27919 ada 2 parselin dört ayrı parça halinde toplamda 3.070,27 m2'lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı, dava konusu 27920 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sınırları dışında kaldığının belirtildiğini, mahkemece bu yerde 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılacak çalışma sonuçlarının beklenildiğini, fakat bu çalışmaların henüz yapılmadığını, Mahkemece gelecekte yapılacak olan bir çalışma esas alınarak gelecekte oluşacak duruma göre hazırlanmış rapor esas alınarak temyize konu edilen kararın verildiğini, mahkeme kararının usul ve Kanunlara uygun olmadığını, mevcut duruma uymadığını, dava konusu taşınmazların tamamının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, Devlet ormanlarının Anayasanın koruması altında olduğunu, bu gibi yerlerin zilliyetlik, vergi kaydı, zamanaşımı, tapu kaydı ve bunun gibi sebeplerle iktisap edilemeyeceğini, özel mülke konu olamayacaklarını, devlet ormanı sınırları içerisinde kalan tapuların hukuki değerlerini yitireceklerini, ayrıca 6099 sayılı Tebligat Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6099 sayılı Kanun) 36 ncı maddesi gereği bu tür davalarda davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilmemesi ve idare harçtan muaf olduğundan; davanın açılışında ödenen 37,05-TL nispi harç ve başvurma harcı ile 208,90-TL temyiz harcı ve 2097,30-TL tamamlama harcının da iadesine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususta hüküm kurulmadığını, sunulan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun.

3. Değerlendirme
1. Davacı ... İdaresi tarafından 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca yapılan çalışmalara itiraz davası açılmış, 26.06.2013 tarihli celsede de davacı ... idaresi tarafından mülkiyet iddialarının da bulunduğu beyan edilmiş, Antalya Kadastro Mahkemesinin 26.06.2013 tarihli ve 2013/44 Esas, 2013/220 Karar sayılı kararı ile; 3402 sayılı Kanun'un 22/A uygulamasının Kanuna ve teknik ölçülere uygun olduğundan orman idaresinin 22/A uygulamasına itiraza ilişkin davasının reddine, Orman İdaresinin mülkiyet iddiasına yönelik davası bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, görevsizlik kararı sonrası Asliye Hukuk Mahkemesince dava konusu Antalya Kepez ilçesi ...Köyü 27920 ada 1 parsel (Eski 690) sayılı taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle bu parsel yönünden açılan davanın reddine, 27919 ada 2 parselin (Eski 1267) ise fen bilirkişisi raporu ve ekindeki krokisinde (C), (D), (E) ve (F) harfleri ile belirtilen 3.070,27 m2'lik kısmının orman alanında kaldığı gerekçesiyle tapusunun iptali ile orman vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, kesinleşmiş orman tahdidi ve 6831 sayılı Orman Kanunu' nun 2/B maddesi çalışmalarına ait tutanaklar ve haritalar usulünce uygulanmamış, henüz mevcut olmayan, 6292 sayılı Kanun'a göre yapılması muhtemel çalışmaya istinaden düzenlenen rapor hükme esas alınmış, infaza elverişli açık ve anlaşılır bilirkişi raporu alınmadığı gibi, infaza elverişli ve tereddütten uzak şekilde hüküm de tesis edilmemiş ve böylelikle eksik araştırma ve değerlendirme sonucu hüküm kurulmuştur.

2. Antalya Kadastro Mahkemesinin 26.06.2013 tarihli ve 2013/44 Esas, 2013/220 Karar sayılı kararı ile 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesine itiraz davası sonuçlanmış ve kesinleşmiş olup, bu durumda mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1946 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi, 1979 yılında yapılan aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulaması, 2010 yılında yapılan ve kesinleşen 3402 sayılı Kanun'un 22/a madde uygulama çalışması ve hüküm tarihinden sonra yapılan teknik hataları düzeltme çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri dosya içine alındıktan ve ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 2 orman mühendisi bilirkişisi ve 1 harita mühendisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

3. Yapılacak bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmaları ile düzeltme işlemine ait tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli; orman kadastrosu, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışması ve düzeltme çalışmaları ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi çalışmaları ve düzeltme haritasına göre konumu, genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı tespit edilerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden, tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki, tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi çalışmaları, 22/a maddesi çalışmaları ve düzeltme çalışmalarına göre konumu açıkça belirlenmeli ve bundan sonra oluşacak sonuca bir karar verilmelidir.

4. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına ve şimdilik sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.