WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/13713 E.  ,  2024/2774 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/50 E., 2019/6 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

K A R A R

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;

1. Davalı ... vekili, davacı ...-...-... vekili ve müdahil davacı ... vd. vekili hükmün bozulmasını talep etmiş ise de; adı geçenler tarafından temyiz karar harcı ile temyiz başvuru harcının yatırıldığına ilişkin herhangi bir tahsilat ya da para makbuzuna dosya arasında rastlanmamıştır. Temyiz harcının kaynağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 434/2 nci maddesi ve 10.05.1965 tarihli ve 1965/1-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararıdır. Bu İçtihadi Birleştirme Kurulu kararına göre temyiz yoluna başvurmada maktu ilam harcının tamamının ya da nispi ilam harcının 1/4'ünün peşin olarak alınması gerekir. Bu nedenle hükmü temyiz edenler temyiz karar harcı ile temyiz başvuru harcını yatırmış ise buna ait tahsilat, saymanlık ya da para makbuzunun bulunarak dosya arasına konulması, temyiz karar harcı hiç yatırılmamış ya da eksik yatırılmış ise 25.01.1985 tarihli ve 5/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ve 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulaması gereken 1086 sayılı Kanun'un 434/3 üncü maddesi gereğince temyiz karar harcını yatırması için adına muhtıra çıkarılması, verilecek 7 günlük kesin süre içerisinde temyiz karar harcının yatırılması aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun muhtırada belirtilmesi, verilen kesin süre içinde temyiz harcının yatırılmaması halinde Mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği konusunda aynı biçimde muhtırada uyarı yapılması, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük kesin sürenin dolmasının beklenmesi, verilen kesin süre içinde harcın yatırılması halinde dosyanın temyiz incelemesi için gönderilmesi, yatırılmaması halinde ise Mahkemece kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilerek yedi günlük temyiz süresinin beklenmesi,

2. Kök muris ... oğlu ... mirasçısı; ... oğlu ...'a gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebliğ 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2 nci maddesi kapsamında yapılmış ise de; Uyap kaydından alınan nüfus kaydına göre, 10.12.2019 tarihinde vefat etmiş olup, mirasçılarına tebligat yapıldığına dair tebliğ evraklarına dosya içerisinde rastlanmadığından varsa gerekçeli karar ve temyiz dilekçelerine ilişkin tebliğ evraklarının eklenmesi, olmaması halinde ilgililere hükmün ve temyiz dilekçesinin tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi,

3. ... ... mirasçılarından, ... mirasçıları ... ve ... vekili Avukat ... vekillikten çekilme dilekçesi sunmuş olup, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin bahsi geçen asillere tebliğ edildiğine dair tebliğ evraklarına dosya içerisinde rastlanmadığından varsa tebliğ evrakının eklenmesi, olmaması halinde ilgililere hükmün tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi,

4. Kök muris ...mirasçılarından; ... mirasçıları; ... kızı ..., ... mirasçısı ..., kök muris ...mirasçılarından; ... mirasçısı ... oğlu ..., ... ... mirasçılarından ... ve ...'a yapılan gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebliğleri, ..., kök muris ...mirasçılarından; ... mirasçısı ... oğlu ... ve ..., ... ve ... ... mirasçısı ... kızı ...'a yapılan gerekçeli karar tebliğleri, mernis adresi olduğu gerekçesi ile doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2 nci maddesi kapsamında yapılmıştır.

19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebligat Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6099 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 10/2 nci maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; yine, 6099 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21 inci maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.

Somut olayda, Mahkemece, bahsi geçen kişilere yapılan tebliğler, Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre yukarıda bahsedilen usullere göre yapılmadığı anlaşıldığından, öncelikle bahsi geçenlerin bilinen adresine çıkarılan tebligatın yapılamaması halinde, mernis adresine önce normal tebligat çıkarılması, tebligatın yapılmaması durumunda 21 inci maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılarak temyiz süresinin beklenmesi,

5. ... ... mirasçılarından, ... mirasçıları olan ... ..., ... ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ..., ..., ... , ... ...'a yapılan gerekçeli karar tebliğleri 7201 sayılı Kanun'un 21/1 inci maddesi kapsamında yapılmıştır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.

Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır. Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir..” hükmüne yer verildiği, Tebligat Kanunu'nun ''Tebligat Mazbatası'' başlıklı 23 üncü maddesinin 7 nci bendinde; ''21. maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara müteallik muamelenin yapıldığının, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılmasının" emredildiği, ''Tebliğ mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi'' başlıklı Tebligat Yönetmeliği'nin 35 inci maddesinin (f) bendinde ise; ''30. ve 31. maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığının, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılacağının" hüküm altına alındığı görülmüştür.
Burada Yönetmeliğin 30 uncu maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru, tahkik etmekle kalmayıp, tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu'nun 23/7. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 35/f maddeleri gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin, usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde, ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir. Tahkikatta muhatabın adresten kesin olarak ayrıldığının ya da öldüğünün veya tebligatın, tebliğ evrakında belirtilen tarihten önce yapılamayacağının anlaşılması halinde, Tebligat Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkraları gereğince işlem yapılacaktır. Bu itibarla; Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, imzadan çekinmeleri halinde, bu husus da belirtilerek, Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesi gereğince muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği “tevsik edilmeden”, Tebligat Kanunu’nun 21/1 inci maddesine göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Zira bu belgeleme işlemi, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacaktır. Tebligat Kanunu'nun 21/1 inci maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin, yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır.

Somut olayda, mahkemece, bahsi geçen kişilere yapılan tebligatın, muhtara teslim edilerek, muhatapların kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırıldığı, muhatapların nerede olduğu, adreste bulunmama nedeni, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği, dönecekse ne zaman döneceği belirtilmeden tebliğ yapılmıştır. Bu durumda, anılan tebligatların yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca usulsüz olduğu açıktır. O halde, ilgili kişilere, usulüne uygun tebliğ yapılarak, temyiz süresinin beklenmesi,

6. ... ... mirasçısı Seyfettin ... oğlu ...'a yapılan gerekçeli karar tebligat parçasında ''ölü olduğundan iade edildiği'' yazılı ise de, Uyaptan alınan kayıtlara göre sağ olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen şahsa yapılan tebliğin usulüne uygun olup olmadığı tespit edilemediğinden, bu hususun açıklığa kavuşturularak, usulüne uygun tebliğ yapılarak, temyiz süresinin beklenmesi,

7. Davacılardan ... mirasçısı ... Uyap kaydından alınan nüfus kayıt örneğine göre 15.09.2015 tarihinde vefat etmiş olup, mirasçılarına tebligat yapıldığına dair tebliğ evraklarına dosya içerisinde rastlanmadığından varsa gerekçeli karar ve temyiz dilekçelerine ilişkin tebliğ evrakların eklenmesi, olmaması halinde ilgililere hükmün ve temyiz dilekçesinin tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi,

Suretiyle belirtilen usuli işlemler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye'ye gönderilmesi gerekir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bismil Kadastro Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.