8. Hukuk Dairesi 2021/13707 E. , 2024/2055 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
K A R A R
Kadastro sırasında, Dereli ilçesi Yavuz Kemal Bel/Hapan, Mah/Köyü, 122 ada 1 parsel sayılı, 1.093,69 m2 yüzölçümlü olarak çalılık vasfı ile Hazine adına, 142 ada 16 parsel sayılı 6.128,73 m2 yüzölçümlü olarak ham toprak vasfı ile Hazine adına, 142 ada 17 parsel sayılı 2.296,52 m2 yüzölçümlü olarak ham toprak ve çalılık vasfı ile Hazine adına, 142 ada 23 parsel sayılı 11.289,50 m2 yüzölçümlü olarak ham toprak ve çalılık vasfı ile Hazine adına, 142 ada 18 parsel sayılı 2.578,95 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile davalı ... adına, 142 ada 20 parsel sayılı 2.671,77 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile davalılar ... ve ... ve dava dışı ..., ..., ... ve ... adına, 142 ada 37 parsel sayılı m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile davalı ... adına, 142 ada 24 parsel sayılı 9.870,57 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile davalı ... adına, 142 ada 25 parsel sayılı 9.977,22 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile davalı İhsan Türkmen adına, 142 ada 26 parsel sayılı 14.293,77 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile davalı ... Türkmen adına, 142 ada 27 parsel sayılı 8.342,59 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile davalı Neriman Kaya adına, 142 ada 28 parsel sayılı 8.143,08 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile davalı Abidin Türkmen adına, 142 ada 31 parsel sayılı 14.541,25 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile davalı Şahinde Çetinkaya ve arkadaşları adına ve 136 ada 64 parsel sayılı 8.342,59 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile davalı Yunus Çakır ve arkadaşları adına komisyon kararı ile tespit edilmiştir.
Davacı ... 20.11.2008 havale tarihli dilekçesi ile tapu kaydına dayanarak taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile kendi adına tespit ve tescili istemiyle dava açmıştır.
Birleştirilen dosya davacıları Hüseyin Şen ve arkadaşları tarafından tapu kaydına dayanarak 142 ada 25 ve 26 sayılı parsellere karşı açılan davanın bu dava ile birleştirilmesine kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine, 142 ada 16, 17, 23, 24, 25, 26, 27, 28 ve 31, 122 ada 1 ve 19 sayılı parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 136 ada 37 ve 64 sayılı parselleri yönelik davanın feragat nedeni ile reddine, parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen dosya davacısının davasının reddine, 145 ada 25 ve 26 sayılı parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, Hapan Mahallesinde 122 ada 17, 18 ve 20 sayılı parsellerin bulunmaması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/635 Esas - 2016/7543 Karar sayılı kararı ile kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/635 Esas, 2016/7543 Karar sayılı kararında özetle; "incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları sonucunda çekişmeli taşınmazlara davacı dayanağı tapu kayıtlarının uymadığı, 142 ada 24, 25, 26, 27, 28 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davalı kişilerin zilyetliğinin bulunduğu ve 122 ada 1, 142 ada 16, 17 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde zilyetlik bulunmadığı ve çalılık ve ham toprak olduğu belirlendiğine ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanması, birleştirilen dosyada dava konusu yapılan taşınmazların ana dosyada zaten davalı olan 142 ada 25 ve 26 sayılı parseller olduğu halde, mahkemece birleştirilen dosya yönünden verilen kararda parsellerin ada numarasının "142" olarak yazılması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak "145" sayısının yazılmasının doğru görülmediği, kadastro mahkemesi hâkiminin doğru sicil oluşturma yükümlülüğü bulunduğundan, hükmün 3. bendinde bulunan "145 ada" ibaresinin kaldırılarak yerine "142 ada" ibaresinin yazılarak düzeltilmesi, davacı ...'ın, dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazlar olarak 122 ada 18 ve 20 ve 136 ada 37 parsel numaralı taşınmazları yazarak dava açtığı, yapılan keşif sonrasında ise davacının sunduğu 01.12.2010 havale tarihli dilekçesinde, bu parsellerin ada numaralarını hatalı yazdığını, ancak, 18 ve 20 sayılı parsellerin ada numarasının gerçekte 142 olduğunu, temyiz dilekçesinde ise mevkideki yanlışlık nedeni ile 136 ada 37 sayılı parselden feragat ettiğini, 37 sayılı parselin de gerçekte ada numarasının yine 142 olduğunu ve 142 ada 37 sayılı parselden feragat etmediğini bildirdiği, ancak mahkemece 122 ada 18 ve 20 sayılı parseller yönünden bu ada numarasında 18 ve 20 sayılı parseller bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ve 136 ada 37 sayılı parsel yönünden ise feragat bulunduğu gerekçesiyle gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, iade kararları ile dosya arasına alınan kadastro tutanaklarından, 142 ada 18 ve 37 sayılı parsel tespit maliklerinin ve 20 parselin kadastro tespit maliklerinden ... ve ...'ın davalılar arasında yer aldığı, mahkemece; davacının dava açmak istediği taşınmazların 122 ada 18 ve 20 ve 136 ada 37 parseller olmayıp, gerçekte 142 ada 18, 20 ve 37 parseller olduğu, bu durumun maddi yazım hatasından kaynaklandığı, yukarıda açıklandığı üzere dava edilmek istenen parsellerden 142 ada 18 ve 20 parsellerin tespit maliklerinin ve 142 ada 37 parsel tespit maliklerinden iki kişinin de, dava dilekçesinde davalı olarak yer aldığı dolayısıyla davacının davayı tespit maliklerine yönelttiği anlaşıldığından, çekişmeli 142 ada 18, 20 ve 37 parsellerin davalı olduğu ve 136 ada 37 parsel de davalı olmadığından hakkında geçerli bir feragat bulunmadığı kabul edilerek, 142 ada 37 parsel tespit maliklerinden dava dışı ..., ..., ... ve ... da davaya dahil edilip delilleri sorulup toplandıktan sonra tarafların bildirecekleri deliller toplanıp, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi ve 136 ada 37 parsel sayılı taşınmaz da davalı olmadığından tutanak aslının olağan yollardan kesinleştirilmek üzere tapu müdürlüğüne gönderilmesi, ayrıca, davacının 08.11.2010 tarihli keşifte 122 ada 19 parseli dava etmediğini beyan ettiği, dosya içerisine 122 ada 19 parsel tutanağının getirtilmediği, iade kararları ile kadastro tutanak aslının istendiği ve tapu ve ilgili kadastro müdürlüklerince Yavuz Kemal beldesi, Hapan mahallesinde 122 ada 19 parsel parsel numarası ile bir taşınmaz bulunmadığı bildirildiği, ancak gönderilen krokide ise 122 ada 19 parsel sayılı taşınmazın görüldüğü anlaşıldığından, mahkemece dava konusu yerde 122 ada 19 parsel bulunup bulunmadığı usûlüne uygun bir şekilde araştırılıp, var ise kadastro tutanak aslı davalı ise dava dosyası dosya arasına alınarak, taşınmaz hakkında buna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının "142 ada 16, 17, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 31 ve 122 ada 1 sayılı parseller yönünden reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün bu parseller yönünden onanmasına, hükmün 3. bendinde bulunan '145 ada' ibaresinin kaldırılarak yerine '142 ada' ibaresinin yazılarak düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle onanmasına, davacı ...'ın temyiz itirazlarının 142 ada 18, 20 ve 37 ve 122 ada 19 sayılı parseller yönünden kabulü ile hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın devamı esnasında davacı 122 ada 19 sayılı parsele yönelik bir davasının olmadığını, dava konusu ettiği taşınmazın 142 ada 19 parsel sayılı taşınmaz olduğunu beyan etmiştir.
Kadastro sırasında, Dereli ilçesi Yavuz Kemal Bel/Hapan, Mah/Köyü, 142 ada 19 parsel sayılı 1936,62 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile senetsizden davalı ... Türkmen adına tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma kararlarına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesi uyarınca taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişisi ve tanık beyanları ile davalı taşınmazları kapsadığı iddia edilen mevcut tapu kaydı ve harici satış senedi ve vergi kaydının etraflıca uygulanması neticesinde davacını taşınmazların kendisine ait olduğunu ispatlayamadığı, ayrıca davacının 142 ada 19 nolu parsel yerine 122 ada 19 nolu parseli sehven dava konusu ettiğine ilişkin beyanda bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine, 142 ada 18 parsel, 142 ada 19 parsel, 142 ada 20 parsel, 142 ada 37 parsel sayılı taşınmazların ada ve parsel numaraları aynı kalmak kaydıyla kayıt malikleri adına tespit gibi tesciline, 122 ada 19 nolu parsele ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!