8. Hukuk Dairesi 2021/13577 E. , 2023/6249 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/131 E., 2016/20 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
2797 ... Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;
1.Davacı ... mirasçılarından ... ile ..., davacılardan ... mirasçılarından ... ve davacı ... mirasçılarından ... 'ın adlarına mahkeme kararının tebliğ edildiğine dair dosya kapsamı ve UYAP kayıtlarına göre herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Adı geçenlere tebligat yapılmış ise tebligat parçasının, yapılmamış ise usulüne uygun olarak mahkeme kararı tebliğ yapılması,
2.Mahkeme kararı, davacı ... mirasçılarından ... ile davacılardan ...'ın mirasçılarından ...'ın adlarına yurt dışı adreslerine çıkartılan tebligatların adreste oturmadıkları notu ile bila tebliğ iade edilmiş olup adı geçenlere yeniden tebligat çıkartılıp tebliğ yapılmış ise tebligat parçalarının, tebligat yapılmamış ise usulüne uygun olarak mahkeme kararı tebliğ yapılması,
3.Mahkeme kararı, davacı ...'in mirasçılarından ... adına çıkartılan mernis adresi olduğu gerekçesi ile doğrudan 7201 ... Tebligat Kanunun 21/2 maddesi kapsamında, ... adına Artuklu/... mernis adresine çıkartılan tebligatın adresin kapalı olması nedeni ile doğrudan 7201 ... Tebligat Kanunun 21/2 maddesi kapsamında 28.04.2016 tarihinde, yine mahkeme kararı ile davacı Hazine vekili ile temyiz dilekçesinin Mezitli/... adresine 16.11.2017 tarihinde aynı Kanunun 16 ncı maddesi kapsamında birlikte ikamet eden Sabır soyadlı kişiye akrabalık durumu tespit edilmeksizin tebliğ edilmiştir.
19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 ... Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7201 ... Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 ... Kanun’un 5. maddesi ile 7201 ... Kanun’un 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Mahkemece, bahsi geçen ... ve ...'ya gerekçeli karar tebliği, Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre yukarıda bahsedilen usullere göre yapılmadığı anlaşıldığından, öncelikle bahsi geçenlerin bilinen adresine çıkarılan tebligatın yapılamaması halinde, mernis adresine önce normal tebligat çıkarılması, tebligatın yapılmaması durumunda 21 inci maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması,
4.Mahkeme kararının tebliğine dair davacı ... mirasçılarından ... ve ... adına çıkartılan tebligatların adresin kapalı olması nedeni ile ... adına çıkartılan tebligatın ise adı geçenin işte olduğu gerekçesi ile 7201 ... Tebligat Kanunun 21/1 inci maddesi kapsamında tebliğ edildiği, adresi kapalı olanların nerede oldukları tahkik edilmemiş, işte olan muhatabın bu durumunun kimden tahkik edildiği ile kime haber verildiği mazbatada yazılı olmadığı anlaşılmıştır.
7201 ... Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.
Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır. Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir..” hükmüne yer verildiği, Tebligat Kanunu'nun ''Tebligat Mazbatası'' başlıklı 23. maddesinin 7. bendinde; ''21. maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara müteallik muamelenin yapıldığının, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılmasının" emredildiği, ''Tebliğ mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi'' başlıklı Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesinin (f) bendinde ise; ''30. ve 31. maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığının, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılacağının" hüküm altına alındığı görülmüştür.
Burada Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru, tahkik etmekle kalmayıp, tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu'nun 23/7. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 35/f maddeleri gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin, usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde, ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir. Tahkikatta muhatabın adresten kesin olarak ayrıldığının ya da öldüğünün veya tebligatın, tebliğ evrakında belirtilen tarihten önce yapılamayacağının anlaşılması halinde, Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkraları gereğince işlem yapılacaktır. Bu itibarla; Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, imzadan çekinmeleri halinde, bu husus da belirtilerek, Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesi gereğince muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği “tevsik edilmeden”, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Zira bu belgeleme işlemi, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacaktır. Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin, yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır.
Somut olayda, ..., ... ve ... gönderilen gerekçeli karar tebligatının muhtara teslim edilerek, muhatapların kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırıldığı, adresin kapalı olma durumu, muhatabın nerede olduğu araştırılmadığı, yine işte olma durumunun kimden araştırıldığı hususu ile adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin kime haber verildiği şerhi olmaksızın 7201 ... Tebligat Kanunu'nun 21/1 inci maddesine göre tebliğ edildiği, ancak adresi kapalı olan muhatapların adreste bulunmama nedeni araştırılmadan, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğini, dönecekse ne zaman döneceği ile işte olan muhatabın bu durumunun hangi komşudan araştırıldığı tevsik edilmeden ve 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması işleminden hangi komşunun haberdar edildiği tam olarak belirtilmeden tebliğ yapılmıştır. Bu durumda, anılan tebligatların yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca usulsüz olduğu açıktır.
Bahsi geçen ..., ... ve ...'e gerekçeli karara ilişkin tebligatın 7201 ... Tebligat Kanunu ile Yönetmelik hükümleri uyarınca yöntemine uygun bir biçimde yapılması,
5. Yukarıda (1, 2, 3 ve 4 üncü bentte) ismi anılanlara usulüne uygun olarak mahkeme kararının tebliğinden sonra;
a) Temyiz süresinin beklenmesi, b) Kararın süresinde temyiz edilmesi hâlinde ise gerekli usuli işlemlerin yapılması ve temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesi,
6.Dava konusu 7 parsele komşu taşınmazlar olan 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 18 parsele dair Nusaybin Kadastro Mahkemesi'nin 06.07.2007 tarih ve 1977/3-2007/10 ... dosyasında verilen karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuş olup bozma sonrası ne gibi işlem yapıldığı, dosyanın karara çıkıp çıkmadığı ile kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, karara çıkmış ise mahkeme kararı ile karara dayanak bilirkişi raporlarının onaylı birer suretlerinin dosya içerine alınması,
7. Dava ve temyize konu taşınmazın, kadastro tesbitlerine dayanak yapılan davalı tarafın tutunduğu Ekim 1952 tarih ve 53 nolu tapu, Mayıs 1952 tarih ve 43 nolu tapu, Kasım 1952 tarih ve 46 nolu tapu, Şubat 1956 tarih ve 3 nolu tapu ve Kasım 1959 tarih ve 4 nolu tapu tapu kayıtları ile davacı Hazinenin dayandığı 9.10.1951 gün 183 ila 198 ... tapu kayıtları yüzölçümlerinin mahkeme hükmüyle artırıldığı belirlenen 11.08.1958 tarih 3 ve 4 ... tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleriyle, varsa haritalarıyla birlikte oluşma nedenlerini, yüzölçümlerini, sınırlarını gösterecek ve açıkta pay kalmayacak şekilde tüm malik yada maliklerini gösterecek şekilde Tapu Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına alınması,
Suretiyle belirtilen usuli işlemler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye'ye gönderilmesi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!