WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/13571 E.  ,  2023/4625 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/43 E., 2018/67 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında; Kırklareli Merkez ... Köyü 102 ada 23 parsel sayılı taşınmaz (Asıl dava); ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına; aynı yer 102 ada 22 parsel taşınmaz; (Birleşen Kırklareli Kadastro Mahkemesinin 2012/24 Esas, 2015/6 Karar sayılı davası) ..., ..., ... ve ... adına; aynı yer 102 ada 24 parsel sayılı taşınmaz ( Birleşen Kırklareli Kadastro Mahkemesinin 2013/2 Esas, 2015/132 Karar sayılı davası) ... (ölü) adına senetsizden tespit edilmişlerdir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Milli Savunma Bakanlığı adına kamulaştırma sonucu oluşan, Hazineye ait tapu kayıtları kapsamında kaldığını, davalılar adına yapılan tespitin iptali ile adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalılar davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.Asıl davada (102 ada 23 parsel yönünden) İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2010 tarihli ve 2005/102 Esas, 2010/17 Karar sayılı kararı ile "davanın reddine, tespit gibi tesciline" karar verilmiştir.

2.Birleşen Kırklareli Kadastro Mahkemesinin 2012/24 Esas, 2015/6 Karar sayılı davasında "(102 ada 22 parsel yönünden) İlk Derece Mahkemesinin 25/01/2011 tarihli ve 2005/108 esas 2011/2 karar sayılı kararı ile; dava konusu 22 nolu parselin 3314,52 m2 lik kısmının davacı Hazine adına iptal ve tesciline, kalan kısmının ise davalılar adına tespit gibi tesciline" karar verilmiştir.

3.Birleşen Kırklareli Kadastro Mahkemesinin 2013/2 Esas, 2015/132 Karar sayılı davası "(102 ada 24 parsel yönünden) parselin bir kısmının tespit gibi tesciline, bir kısmının ise tapu kaydına dayalı olarak davacı Hazine adına iptal ve tesciline" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.1.Asıl davada (102 ada 23 parsel yönünden); Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.02.2013 tarihli ve 2012/6069 Esas, 2013/1467 Karar sayılı kararında özetle; "Hazinenin kamulaştırma kararına dayalı hükmen oluşan ve tescil krokisi bulunan tapu kayıtlarına dayandığını, Bu kayıtlardan 01.03.1991 tarih ve 7 sıra sayılı tapu kaydının hiç uygulanmadığını, mahalline uygulanan 27.02.1978 tarih 134 ve 137 sıra sayılı, 01.03.1991 tarih 2 ve 3 sıra sayılı tapuların uygulanmasına ilişkin fen bilirkişisinin raporunun yetersiz olduğunu, raporda tapu kayıtlarının dava dışı komşu 102 ada 21,22 ve 24 parselleri kapsadığı belirtilmiş ise de sadece 22 ve 24 parselleri kapsadığı bölümün gösterildiğini, tapu kaydı krokisinin bir bütün ve tam olarak nereyi kapsadığının anlaşılamadığı, ayrıca davacının aynı tapu kaydına dayanarak komşu başka parseller hakkında dava açtığı anlaşıldığından, bu davaların birleştirilmesi hususunun değerlendirilmesi ve akabinde yeniden yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılarak, davacı Hazine'nin dayandığı tüm tapu kayıtları ve tescil haritalarının 3402 sayılı Kadastro Kanunun 20/A maddesi uyarınca zemine çakıştırma yapılarak uygulanması, fen bilirkişisinden tapu kayıtlarının kapsamını tam olarak gösterir krokili rapor alınması gerektiği" gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.

2.2.Birleşen Kırklareli Kadastro Mahkemesinin 2012/24 Esas, 2015/6 Karar sayılı davasında (102 ada 22 parsel yönünden); Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06.06.2012 tarihli ve 2011/5972 Esas, 2012/4300 Karar sayılı kararında özetle; "Davacının dayandığı tapu kayıtlarının tescil ilamı ile oluştuğu ve haritalarının bulunduğu ancak mahkemece dayanılan tapu kayıtlarının haritalarının yöntemine uygun 3402 sayılı Kadastro Kanunun 20. maddesi uyarınca yerine uygulanmadığını, bu sebeple yerel bilirkişi ve uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, kadastro paftasının ölçeği ile dayanılan tapu kaydı haritasının ölçeğinin eşitlenerek, çakıştırma yapılarak uygulanması, arzdaki doğal yada yapay sınır yerleri ile haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalarından yararlanılarak ayrıntılı rapor tanziminin gerekiği, ayrıca kabule göre de; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36/A ve geçici 11. maddesi gereğince davalı taraf aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama gideri hükmolunmaması gerekirken aksine hüküm oluşturulması" gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.

2.3.Birleşen Kırklareli Kadastro Mahkemesinin 2013/2 Esas, 2015/132 Karar sayılı davasında ( 102 ada 24 parsel yönünden); Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.12.2012 tarihli ve 20212/6067 Esas, 2012/10895 Karar sayılı kararında özetle; "Hazinenin kamulaştırma kararına dayalı hükmen oluşan ve tescil krokisi bulunan tapu kayıtlarına dayandığı, bu kayıtlardan 01.03.1991 tarih ve 4 sıra sayılı tapu kaydı ile 27.02.1978 tarih ve 135 sıra sayılı tapu kaydının hiç uygulanmadığı gbi, mahalline uygulanan 27.02.1978 tarih ve 134 ve 01.03.1991 tarih ve 7 sıra sayılı tapu kayıtlarının uygulanmasına ilişkin fen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı, raporda tapu kayıtlarından 01.03.1991 tarih 7 sıra sayıl tapu kaydının taşınmasın (A) bölümü ile dava dışı Hazineye ait 102 ada 21 parseli kapsadığı belirtilmiş ise de; raporda sadece (A) bölümünün gösterildiği, 21 parseldeki bölümün gösterilmediğini, tapu kaydı krokisinin bir bütün ve tam olarak nereyi kapsadığının anlaşılamadığı, bu sebeple; yeniden yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılarak, davacı Hazine'nin dayandığı tüm tapu kayıtları ve tescil haritalarının 3402 sayılı Kadastro Kanunun 20/A maddesi uyarınca zemine çakıştırma yapılarak uygulanması, fen bilirkişisinden tapu kayıtlarının kapsamını tam olarak gösterir krokili rapor alınması gerektiği " gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Birleşen Kırklareli Kadastro Mahkemesinin 2012/24 Esas, 2015/6 Karar sayılı davasında "(102 ada 22 parsel yönünden); 25.03.2015 tarihli karar ile davanın aynı mahkemenin 2013/43 esas sayılı davası ile birileştirilmesine" karar verilmiştir.

Birleşen Kırklareli Kadastro Mahkemesinin 2013/2 Esas, 2015/132 Karar sayılı davasında "(102 ada 24 parsel yönünden); 13.05.2015 tarihli karar ile davanın aynı mahkemenin 2013/43 esas sayılı davası ile birleştirilmesine" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada;
Asıl dava (102 ada 23 parsel) ve birleşen 2013/2 Esas, 2015/132 Karar sayılı dava "(102 ada 24 parsel) yönünden; davanın reddine, tescil gibi davalılar adına tesciline" karar verilmiştir.
Birleşen 2012/24 Esas, 2015/6 Karar sayılı dava "(102 ada 22 parsel) yönünden; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 102 ada 22 parselin fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 3.175,64 m2 lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespit ve tesciline, kalan kısmının davalılar adına tesciline" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 102 ada 22,23 ve 24 parsellerin kadastro çalışmalarından önce Milli Savunma Bakanlığı adına kamulaştırılan ve Hazine adına tescil edilen yerler olduğunu, alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespiti sırasında davalılar adına tespiti yapılan dava konusu Kırklareli Merkez Çukurpınar Köyü 102 ada 22,23 ve 24 parsel sayılı taşınmazların, davacı Hazineye ait tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) 20/A bendi uyarınca uygulaması neticesinde, tamamen veya kısmen tapu tescil haritaları kapsamında kalıp kalmadığının, bu sebeple tespitin iptali ve davalı adına tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.