WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/13282 E.  ,  2024/4245 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2008/35 E., 2016/4 K.
KARAR : Davacı ...'nin davasının kısmen kabulüne, davacı ... ve ...'un davasının kısmen kabulüne, müdahil ... ile ..., ..., ..., ..., ..., ...
ve ...'in davalarının kısmen kabulüne, müdahil ...
ve ...'in davalarının reddine, müdahil ... ve ... 'ın davalarının reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz  davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, davacı ... ve ...'un davasının kısmen kabulüne, müdahil ... ile ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in davalarının kısmen kabulüne, müdahil ... ve ...'in davalarının reddine, müdahil ... ve ... Ayık'ın davalarının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili davacı ... vekili davacı ... vekili bir kısım davalılar ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesi Fanfas Köyü çalışma alanında bulunan 5 parsel sayılı taşınmaz, 385.800,00 m2 yüzölçümü ile tapu kaydına dayanılarak 1/2 şer hisse ile Koca ve Bağdat Serin adlarına, 21 parsel sayılı taşınmaz, 130.000,00 yüzölçümü ile tapu kaydına dayanılarak ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.

Davacı ..., tapunun gayri sabit hudutlu olup miktar fazlası bulunduğundan bahisle; davacı ... ve ... ise, 5 parsel sayılı taşınmazın doğu kısmının kendilerine ait dava dışı 21 parsel sayılı taşınmazın dayanağı tapu kaydı kapsamında olup kendilerine ait olduğu halde 5 parsele katıldığından bahisle tespite itiraz davası açmışlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 11.05.1960 tarihli ve 1959/5 Esas, 1960/1 Karar sayılı karar ile "tespit tapusunun hudutlarının sabit olduğu, 5 parsele aynen uyduğu, 21 parsel dayanağının yalnızca 21 parsele uyduğu, ayrıca Temizsoylar ile Serinler arasında bu yere ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine ve tespit gibi tesciline" karar verilmiş; karar davacılar tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17.11.1960 tarihli ve 1960/9718 Esas, 1960/9074 Karar sayılı ilamı ile; "20.01.1953 tarihli Asliye Hukuk Mahkemesince verilip Yargıtayca onanarak kesinleşen, nizalı yerin Serin'lerin tespitte de dayandıkları kayıt kapsamında olduğundan bahisle Temizsoy'ların müdahalesinin men'ine dair kararın bu davada taraflar arasında kesin hüküm oluşturmayacağı; zira bu davanın 5 parselin tamamına yönelik olmayıp ihtilafsız 21 parselden davalıların 5 parseline yer katmış olduğundan bahisle davalı tapusunun katılan kısmına yönelik tapu iptalinden ibaret olup hukuki sebep ve mahiyetlerinin farklı olduğu; yine aynı kararın o davada taraf olmayan Hazineyi bağlamayacağı; taraf tapularındaki ihtilafın kuzey sınırından kaynaklandığı; davalı tapusunun kısmen genişlemeye müsait sınırlı olduğu; davalıların dayandığı kaydın öncesinin senetsiz olduğu da nazara alınarak tapunun dayanakları ve krokisinin celbi ile mevkii iyi bilen mahalli bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif yapılıp taraf tapuları ve krokileri ile dayanak kayıtların zemine uygulanması, kayıtta bahsi geçen suların yatak değiştirip değiştirmediklerinin tespiti, 21 parselden 5 parsele yer katılıp katılmadığının araştırılması gerektiğinden" bahisle bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuş; bu esnada ... tespit maliki mirasçılarından tapu kaydı ile hisse satın aldığını ve taşınmazın büyük kısmının kendine geçtiğinden bahisle davaya katılmıştır. Bozma sonrasında Mahkemenin 19.04.2006 tarihli ve 1978/53 Esas, 2006/52 Karar sayılı kararı ile "davalı tapusunun 5 parseli kapsadığı, 21 parsel tapusunun ise 5 parselin doğusundaki 150 dönümlük kısmını kapsadığı, her iki tapunun da sınırlarının sabit olduğu ve 150 dönümlük kısım üzerinde çakıştığı, daha eski tarihli davacı tapusuna değer verildiği, her iki tapu kaydının da sabit sınırlı olduğundan dolayı Hazinenin davasının sübut bulmadığı, müdahilin talebinin Kadastro Kanunu'nun 40. Maddesine uygun olduğu gerekçeleriyle Hazine'nin davasının reddine, Temizsoylar ile müdahilin davasının kabulüne ve 150 dönümlük kısmın davacı Temizsoylar'a geri kalan kısmın ise tespit gibi tesciline" karar verilmiş; karar davacı ... ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Bu defa, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.07.2007 tarihli ve 2007/2134 Esas, 2007/2679 Karar sayılı ilamı ile; "davacıların ve davalıların tutundukları tapu kayıtlarının değişebilir ve genişlemeye elverişli sınırlı kayıtlardan oldukları 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20 nci maddesi hükmü uyarınca kapsamlarının yüzölçümleri ile belirlenmesi gerektikleri, davacı tarafın tutunduğu dava dışı 21 parsele revizyon gören tapu kaydının miktarının 137895 m2 olduğu, ne varki davacılar adına tespit edilen 21 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinde saptanan yüzölçümünün 130.000 m2 olduğu, o halde davacı tarafın tutunduğu kök tapu kaydında tarif edilen değişmez nitelikteki sınır yerleri esas alınarak davacı tapusuna yüzölçümü ile kapsam belirleneceğinin dikkate alınması gerektiği, değişmez nitelikteki sınır yerleri ile bağlantı kesilmeksizin 7.895 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kesiminin dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek birliğin son parsel sayısı altında Hazine dışındaki tapu kayıt maliki davacılar adına payları oranında tesciline karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın dayandığı tespite dayanak yapılan tapu kaydına da yüzölçümü ile kapsam belirlenmesinin zorunlu olduğu, sözü edilen kadastro tespitine dayanak yapılan tapu kaydında tarif edilen sınır yerlerinden değişmez nitelikteki sınır yerleri esas alınarak ve bağlantı kesilmeksizin dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın 111.525 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kayıt malikleri adına, geriye kalan kesimin ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18 inci maddesi hükmü uyarınca davacı ... tescil edilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına" karar verilmiştir. Bozma sonrası, Battal, ..., ..., ..., ... ile ... ... murisleri olan ...'in tespit maliki mirasçılarından tapu kaydı ile hisse satın aldığını ve murislerinin ölümü ile de satın alınan hisselerin kendilerine intikal ettiğinden bahisle davaya katılmıştır. Müdahil ... ve ... Ayık vekili ise, murislerinin tapu kaydına dayanarak dosyaya müdahale talebinde bulunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, müdahil ... ve ... Ayık'ın dedeleri ... Yurdakurban'ın dava konusu taşınmaza uygulanan tapu kaydı ile akdi ya da irsi ilişkisinin olmadığı, Hazine dışındaki davacıların ve davalıların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsadığı yerlerin tapulu olmasından dolayı zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan yerlerin ise öncesinin sazlık ve bataklık olduğu, Yargıtay ilamında da belirtildiği gibi bu nitelikteki yerlerin de zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, müdahil ... ve ... Ayık dışındaki müdahillerin 5 parsele revizyon gören tapu kaydından hisse satın aldıkları, fakat müdahil ... ve ...'in aldıkları hisseleri daha sonradan kardeşleri ...'e sattıkları, bu durumda tapudan hisse satın alan müdahillerin hisse satın aldıkları tapu kaydı dava konusu 5 parselin bir kısmını (111.525 m2 lik kısmı) kapsadığı, müdahil ... ve ...'in ise dava konusu taşınmada ... kalmamış olduğu, bozma ilamı gereğince, dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın 111.525 m2 lik bölümünün davalıların adına tescil edilmesi gerektiği, 21 parselin miktarı 130.000 m2 iken yapılan uygulama çalışmaları sonucu 129.910,87 m2 ye düştüğünden dolayı Hazine dışındaki davacıların 5 parseldeki hakkının 7.895 m2 den 7.984,13 m2 ye çıktığı ve 7.984,13 m2 lik bölümün Hazine dışındaki davacılar adına tescil edilmesi gerektiği, taşınmazın geri kalan 266.223,16 m2 lik bölümünün ise Hazine adına tescil edilmesi gerektiği belirtilerek, davacı ...'nin davasının kısmen kabulüne, davacı ... ve ...'un davasının kısmen kabulüne, müdahil ... ile ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in davalarının kısmen kabulüne, müdahil ... ve ...'in davalarının reddine, müdahil ... ve ... Ayık'ın davalarının reddine, dava konusu olan Türkoğlu ilçesi ... Mahallesi eski 5 parsel (yeni 104 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, fen bilirkişisinin 12.03.2015 tarihli raporuna ekli 2 nolu krokide 1/A ile gösterilen 7.984,13 m2 miktarlı kısmın ... Mahallesi eski 21 parsel (yeni 103 ada 25 parsel) tesbit malikleri adına, ekli 2 nolu krokide 1/C ile gösterilen 266.223,16 m2 miktarlı kısmın Hazine adına, ekli 2 nolu krokide 1/B ile gösterilen 111.525,00 m2 miktarlı kısmı toplam 760.320 pay kabul ederek; ... ve diğerleri adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı ... vekili davacı ... vekili davacı ... vekili bir kısım davalılar ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili davacı ... vekili davacı ... vekili bir kısım davalılar ve müdahiller vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.