8. Hukuk Dairesi 2021/13274 E. , 2024/4512 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : 2266, 2267, 2269 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davaların kabulüne, 2292 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 2266, 2267, 2269 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davaların kabulüne, bozma sonrası birleşen 2292 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Erzurum ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 2266, 2267 ve 2269 parsel sayılı sırasıyla 1.496.800, 1.288.000, 820.700 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, mera vasfıyla tespit edilmiş; ...'nun itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek yayla niteliği ile ... adına tespitine karar verilmiş; 2292 parsel sayılı 43.200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1904 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olduğu ve kadimden beri mera olarak kullanıldığı belirtilerek mera vasfıyla tespit edilmiş; ... ve arkadaşlarının itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek ... Köyü Tüzel Kişiliği, ... ve müşterekleri adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından, dava konusu 2266, 2267 ve 2269 parsel sayılı taşınmazlar hakkında tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak; davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından, dava konusu 2266, 2267 ve 2269 parsel sayılı taşınmazların mera olduğu iddiasına dayanarak; davacı Hazine tarafından; dava konusu 2266, 2267 ve 2269 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak ayrı ayrı açılan davalar Mahkemece birleştirilmiş; ayrıca davacı Hazine tarafından dava konusu 2292 parsel sayılı taşınmazın mera olduğu iddiasıyla açılan dava da, 2266, 2267 ve 2669 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak yapılan bozma sonrası eldeki dava ile birleştirilmiştir.
Dava konusu 2292 parsel sayılı taşınmaza ilişkin birleşme kararı verilmeden evvel İlk Derece Mahkemesinin 2266, 2267 ve 2269 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verdiği karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 03.02.2005 tarihli ve 2004/4431 Esas, 2005/205 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "davalı ... mirasçılarından ...'ye dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, mera yönünden yöntemince araştırma ve inceleme yapılması, ayrıca davacı ... Köyü Tüzel Kişiliğinin tutunduğu tapu kaydının yöntemine uygun şekilde taşınmazlara uygulanması" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak ve 2292 parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan dava da birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "dava konusu 2266-2267-2269 parsel sayılı taşınmazlar bakımından; tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde hudutları itibariyle taşınmazlara uymadığı, mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisince davaya konu edilen taşınmazların kadimden beri mera alanı olduğu, köy halkı tarafından hayvan otlatmak maksadıyla uzun zamandan beri zilyetliğin sürdüğü ve halen de mera alanı olarak kullanıldığının beyan edildiği, keşifte yer alan ziraat bilirkişilerinin bilimsel verilere dayalı olarak tanzim ettiği bilirkişi raporunda da, davaya konu edilen taşınmazların rakım, eğim, pozisyon ve bakı gibi topografik özellikleri bakımından heterojen bir yapı özelliğine sahip olduğu, taşınmazlar üzerinde meraya has bitkilerin bulunduğunun tespit edildiği, fen bilirkişisinin mahallinde mera tahsis komisyon haritasının zeminde tatbikinde haritada yer alan alanların davaya konu edilen taşınmazları aynen kapsadığı hususu da dikkate alındığında dava konusu taşınmazların mera olarak tespit ve özel sicile tesciline karar vermek gerektiği, davaya konu edilen 2292 parsel sayılı taşınmaz bakımından da; mahallinde uygulanan cilt:241, sayfa:29, sıra no:41, 15/10/1962 tarihli tapu kaydının zemine uyduğu ve dolayısıyla işbu yer üzerinde bir kısım hissenin köy tüzel kişiliğine, bir kısım hissenin de davalı şahıslara ait olduğunun işbu tapu kaydı ile ortaya konulduğu, ayrıca ziraat bilirkişileri tarafından mera bitki örtüsünün hakim olduğu tespiti ile de bu yerlerin mera alanı ve şahıslara ait olduğu, sahipsiz yerlerden olmadığı" gerekçesiyle davacı ... (6360 sayılı Kanun gereğince davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği yerine geçen), davacı ... (6360 sayılı Kanun gereğince davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği yerine geçen) ve davacı Hazine tarafından 2266, 2267 ve 2269 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak açılan davaların kabulüne, davacı Hazine tarafından 2292 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak açılan davanın reddine, çekişmeli 2266, 2267 ve 2269 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Komisyon kararının iptali ile mera vasfı ile Hazine adına sınırlandırılmasına ve mera özel siciline kaydına, 2292 parsel sayılı taşınmazın Komisyon kararı gibi tapuya tesciline karar verilmiş; işbu karar, davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava konusu 2266, 2267 ve 2269 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Hükmü temyiz eden davalı ...'ın, İlk Derece Mahkemesince aynı yönde verilen 11.02.2004 tarihli önceki kararı, 09.07.2004 tarihinde usulünce tebliğ edilmesine rağmen temyiz etmediği anlaşılmakla, önceki verilen hükmü temyize hakkı bulunmadığından davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
b) Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince dava konusu 2266, 2267 ve 2269 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Komisyon kararının iptali ile mera vasfı ile Hazine adına sınırlandırılmasına ve mera öze siciline kaydına karar verilmiştir. Ne var ki; meraların özel mülkiyete konu edilmesi mümkün bulunmadığından taşınmazların Hazine adına sınırlandırılması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Dava konusu 2292 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaza uyduğu kabul edilen 15.10.1962 tarihli ve 41 sıra numaralı tapu kaydının, dava konusu taşınmazla birlikte, bitişiğinde bulunan 23100 metrekare yüzölçümlü 1904 parsel sayılı taşınmaza da uygulandığı, dosya içerisinde yer alan 1904 parsel sayılı taşınmaz tutanağı ve 19.12.1980 tarihli Komisyon kararından anlaşılmaktadır. Temyiz incelemesi sırasında Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) alınan tapu kaydından 1904 parsel tutanağının, Komisyon kararında adı geçen malikler adına kesinleştiği görülmüştür. 15.10.1962 tarihli ve 41 sıra numaralı tapu kaydı "cebel" hudutları itibariyle değişir sınırlı ve 22.975 m2 miktarı ile geçerli olup, tapu miktarından fazlası 1904 parsele revizyon gördüğünden dava konusu 2292 parsele uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan; dava konusu taşınmazın konumu, 07.10.2019 tarihli keşif sonrası alınan üçlü ziraat bilirkişi raporu ve ekindeki fotoğraftan, taşınmazın mera parselinin ortasında, eylemli mera olarak kullanılan yer olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazinenin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalı ... vekilinin, yukarıda (1a) bendinde açıklanan sebeplerle, dava konusu 2266, 2267, 2269 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Kamu düzenine ilişkin olarak dava konusu 2266, 2267, 2269 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik yapılan inceleme sonucu, yukarıda (1b) bendinde açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin sonunda yer alan "mera vasfı ile Hazine adına sınırlandırılmasına ve mera özel siciline kaydına" ifadesinde yer alan "Hazine adına" ifadesinin cümleden çıkartılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 2292 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ...'a iadesine,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!