WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/12817 E.  ,  2024/3101 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/2 E., 2019/19 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen dosya davacılarının davalarının kabulüne, asli müdahil ...’ın davasının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı .... vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " eksik araştırma ile karar verildiği, dava konusu taşınmazın komşusu olan 110 ada 19 parselin orman vasfında olduğu, mahkemece usulüne uygun orman araştırması yapılmadığı, tapu kaydı ve zilyetliğe dayanıldığını ancak kimin tapu kaydına dayandığının anlaşılmadığı, 40/100 dönüm norm kıstasına ilişkin araştırma yapılmadığı açıklanarak, dayanılan tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren getirilerek yöntemince uygulanması, usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dosyada yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları ile davacının dava konusu ettiği taşınmaz üzerinde Yargıtay bozmasından sonra dinlenen tespit ve mahalli bilirkişilerinin beyanları, davacı tanıkları, fen bilirkişisinin raporunda davacıların dayandığı cilt no;7, sayfa no;131, sıra no; 2 de kayıtlı, Cilt no:08, sayfa no:29, sıra no: 1 ve cilt no:6, sayfa no:98, sıra no:3 te kayıtlı tapu kayıtlarının mevki ve hudutları itibariyle dava konusu 110 ada 19 parsel nolu taşınmazı kapsadığının belirtilmesi, ziraat bilirkişisinin arazinin sulu tarım arazisi olduğunu raporunda belirtmesi ve dosyada aldırılan orman bilirkişisinin raporunda davaya konu yerin 1959 ve 1973 yıllarında dahi bu yerin ekilen tarım arazisi olduğunu ve halen de davaya konu arazinin orman vasfının bulunmadığını belirtmesi, dosya arasında bulunan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza ilişkin olduğu ve tapu kayıtlarının 3 sınır itibariyle de sabit sınırlı olduğu da gözönüne alındığında eski tapu kayıtlarına binaen davacı ..., birleşen dosya davacıları ... mirasçıları (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...) ve ..., asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ( ..., ..., ..., ...) ... mirasçısı ... ... mirasçıları ( ..., ..., ..., ...), ... mirasçıları ..., ... ve ...'ın davalarının kabulüne; asli Müdahil ...'ın davasının subut bulunmadığından reddine, dava konusu Tunceli ili Nazımiye ilçesi Aşağıdoluca Köyü 110 Ada 19 parsel nolu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve taşınmazın 192.000 pay kabul edilerek (... mirasçıları ile ... ve ... Uçar yönünden 110 ada 16 parseldeki hakları mahsup edilmek suretiyle) 117.120 payının ... mirasçıları, 12.672 payının ... mirasçıları, 12.672 payının ... mirasçıları, 33.024 payının ... mirasçıları, 16.512 payının ... mirasçıları adına tapuya tesciline, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 32 nci maddesi gereğince karar kesinleştiğinde dava konusu taşınmaz hakkında açılmış başka bir dava yok ise tescil edilmek üzere dayanağı olan işbu dava dosyası ile birlikte re'sen Nazımiye Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemiş ve böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmiştir.
Şöyle ki; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu ve orman kadastrosu çalışmaları 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 Sayılı Kanun) göre birlikte gerçekleştirilmiştir. Bozma ilamında usulüne uygun orman araştırması yapılması gereğine değinilmiş ve bozma sonrasında bu doğrultuda orman bilirkişisinden rapor alınmış ise de söz konusu raporda, 1959 yılı memleket haritasında taşınmazın orman içinde olmadığı, üzerinde geniş yapraklı münferit halde ağaçlar bulunduğu, 1973 yılı mesçere haritasında ise verimli orman örtüsü kapalılığı olmayan ziraat alanı olarak gösterildiği, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtildiği halde, en eski tarihli hava fotoğrafı getirilerek çakıştırma yapılmamıştır.
Yine, hükmüne uyulan bozma ilamında, usulüne uygun şekilde tapu kaydı uygulaması ile zilyetlik araştırması yapılması belirtildiği halde İlk Derece Mahkemesince, dayanak tapu kayıtları tüm tedavülleri ile getirilip, komşu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları ve dayanak kayıtlarıyla birlikte uygulatılmamış, mahalli bilirkişilerin bozma ilamından önceki aşamada alınan beyanlarına atıfta bulunulmakla yetinilmiş ve ayrıca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, en önemli delil niteliğinde olan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle dayanak tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile çekişmeli taşınmaza ilişkin 1987 - 1992 - 1997 yılı hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ile varsa komşu taşınmazların tespitlerine esas tapu ve vergi kayıtları ilgili yerlerden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar - ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar - ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar - ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı hususlarını belirten, müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca bu keşifte, davacıların dayandıklar tapu kayıtları, 3402 sayılı Kanun' un 20 nci maddesi dikkate alınmak suretiyle, mahalli bilirkişiler yardımıyla yöntemince uygulanıp dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde yine kadastro tespit tutanak bilirkişileri dinlenerek bu aykırılığın nedeni üzerinde durulmalı, dayanılan tapu kaydının revizyon durumu araştırılarak revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tutanakları getirtilip tapu kayıt uygulamasında dikkate alınmalı, tapu kayıt uygulaması komşu parsellere ait tespit tutanakları ve varsa dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli ve fen bilirkişiden tapu kayıt uygulamasını izlemeye ve denetlemeye olanak sağlayan rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve tapu kaydının da taşınmaza uymadığının anlaşılması halinde bu kez, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar - ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar - ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar - ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanak kayıtları uygulanarak, dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişi tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla hava fotoğraflarına aktarılması ve hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yapılması suretiyle, hava fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmazın niteliğini, imar - ihya gerektiren yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden ise imar - ihyaya konu edilip edilmediğini, edilmiş ise imar - ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar - ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisine ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, bozma sonrasında yapılan keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerce, dava konusu taşınmazın Pembelik Baraj suları altında kaldığı belirtildiği halde İlk Derece Mahkemesince bu yönde araştırma ve inceleme yapılmamış olması ve dava konusu yerin sular altında kaldığının tespiti halinde tapuya tescil edilmesinin mümkün olmayacağının ve dolayısıyla mülkiyetin tespiti ile yetinilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı Şirkete iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.