8. Hukuk Dairesi 2021/12700 E. , 2023/3969 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/231 E., 2019/503 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne... vekili, davalı
Karacabey Belediye Başkanlığı vekili
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafınan verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... dava dilekçesinde; Karacabey ilçesi Kurşunlu Köyü Çınarlıdere Mevkiinde bulunan 901 parsele komşu, batısında 901 parsel ve yol, devamında ... parsel, kuzeyinde 901 parsel ve İsmail Anbar kullanımındaki arazi, güneyinde yol ve su deposu bulunan 159 m² lik taşınmazın kendisinin mülkü olduğunu, ancak anılan taşınmazın tescil harici bırakıldığını, anılan yerin mera ya da ormanla ilgisinin bulunmadığını, uzun yıllardır kendisinin kullanımında olduğunu belirterek, taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1975 yılında orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde uygulaması, 1989 yılında sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde uygulaması ve aplikasyon mevcut olup, 14.10.1971 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu çalışmalarında dava konusu alan tespit harici bırakılmıştır.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2014 tarih ve 2012/552 Esas, 2014/121 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın kısmen kabulüne, (A) harfi ile gösterilen 2423,20 m² yüzölçümlü alanın bahçe vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 427,47 m² lik alan hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2014 tarih ve 2012/552 Esas, 2014/121 Karar sayılı önceki kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.05.2015 tarih ve 2014/10148 Esas, 2015/4121 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece yapılan inceleme araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazın 1957 baskı tarihli memleket haritasında ormansız açık alan olarak gözüktüğü, orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, rapora eklenen orijinalinden renkli memleket haritasında sadece çekişmeli taşınmaz işaretlenmiştir. Memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazın konumu gösterilmemiştir. Aynı şekilde kesinleşen tahdit hattına dayalı olarak yapılan uygulamada da tahdit haritası üzerinde sadece çekişmeli taşınmaz gösterildiği gibi yörede 1975 yılında orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun 6831 sayılı Kanun'un Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek madde ile bir Geçici madde Eklenmesine Dair Kanun'la (1744 sayılı Kanun) değişik 2 nci madde uygulaması, 1989 yılında sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Orman Kanun'un 2/B madde uygulaması ve aplikasyon bulunduğu halde bunlara ilişkin haritalar kadastro paftası ile çakıştırılıp ayrı renklerle gösterilip taşınmazın bu uygulamalardaki konumu belirlenmemiştir. Yine dava tescil davası olduğu halde dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogrametri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazın niteliği ile konumu ve o tarihlerde tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı saptanmamıştır. Bu durumda karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Diğer taraftan; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı da araştırılmamıştır. Dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlara yönelik aynı şekilde açılıp kesinleşen veyahut halen derdest olan tescil davası bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi komşu kadastral parsellerin tapu kaydı, kadastro tutanak örneği ve dayanak belgeleri getirtilip keşifte uygulanmamıştır.." denilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu taşınmazın, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalmayan 11.07.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 2.423,20 m² lik kısmının davacıya babası Abdurrahman Anbar'dan intikal ettiği, bu taşınmazı 1960 yıllarında kullanmaya başladığı, tarla niteliğinde olduğu, zeytin ve meyve ağaçlarının bulunduğu, 10 yıl kadar önce davacının babasının vefat ettiği ve dava konusu yerin davacıya verildiği, davacının burayı 10 yıldır kullanmaya devam ettiği, davacının burayı babası yaşarken ve halen kendi malı gibi kullandığı ve böylelikle 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin baba Abdurrahman Anbar zilyetliği döneminde tamamlandığı hususlarının, mahalli bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı beyanlarından anlaşıldığı, davacının ve önceki zilyet Abdurrahman Anbar'ın aynı kadastro çalışma sahasında zilyetlikten edindiği taşınmazın bulunmadığı, dolayısıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13 ve 14 üncü maddeleri yönünden kazanma şartlarının davaya konu 11.07.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 2.423,20 m² lik kısım yönünden oluştuğu, B harfi ile gösterilen 427,47 m²'lik kısmın ise özel mülke elverişli olmaması sebebiyle oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Bursa ili Karacabey ilçesi Kurşunlu köyü köyüstü mevkinde bulunan 11.07.2018 havale tarihli rapor ekinde tescile esas krokide A harfi ile işaretlenen 2423,20 m2 yüzölçümlü alanın "bahçe" vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, bilirkişi raporunda B harfi ile işaretlenen 427,47 m2 lik alan hakkında davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; nizalı taşınmazların zilyetlik ve zamanaşımı yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını, komşu taşınmazların memleket haritası, kadastro paftası, orman kadastro haritası ile aplikasyon ve 2/ B madde uygulama haritasına göre konumu ve orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktalarının bu haritalar ile paftaların tümü üzerinde ayrı renkli kalemler ile çizilip gösterilecek şekilde, müşterek imzalı krokili bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; Anayasaya göre Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, milli ve tabii servet niteliğinde olan Ormanların sınırlarının daraltılamayacağını, ormanların özel mülkiyete konu edilemeyeceği gibi zilyetlikle iktisabının da mümkün olmadığını, eylemli duruma aykırı düşen hatalı bilirkişi raporuna ve tanık sözlerine değer verilemeyeceğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan ve Ek-2'de sunulan Koordinatlı Krokide gösterilen 1.470,669 m2 lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz inceleme ile hazırlanan hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince yeterli ve ayrıntılı inceleme yapılmadan yalnızca tanık beyanları ve keşif mahallindeki yerel bilirkişi beyanları esas alınarak ve tanık beyanları sonucunda zilyetlik süresi uygulanarak kazandırıcı zamanaşımıyla kazanma koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığını, bir yerin Medeni Kanunun 713 üncü maddesine göre kazanılabilmesi için tek başına bu şartların oluşmasının yeterli olmadığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dahili davalı oldukları davada yasal hasım olarak vekil edeni idareye husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, davaya konu taşınmazın Karacabey ilçesi sınırları içinde kalıyor olması nedeniyle, Hazine ile birlikte davaya hasım olabilecek belediye ... olup, davanın Bursa Büyükşehir Belediyesine yönlendirilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı Türk Medenî Kanun'un 713 üncü maddesi hükmü uyarınca tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı taraf lehine çekişmeli taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden davalı ... Belediye Başkanlığından alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!