WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/12680 E.  ,  2023/4095 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/485 E., 2019/587 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili Merkez ... Köyü çalışma alanında bulunan dört adet taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu ileri sürerek, davacı adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2012/515 Esas, 2019/1433 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (20). Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/5621 Esas, 2019/1433 Karar sayılı kararıyla, "...dava konusu taşınmazların bulunduğu ... köyünde kadastro çalışmaları yapıldığı anlaşılmakla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesinde, kadastro mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış, 27 nci maddesinde de yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği belirtilmiştir. Bu nedenle mahkemece tutanak düzenlenen bölümler belirlenerek bu bölümler hakkında görevsizlik kararı verilmesi, tutanak düzenlenmeyen kısım varsa bu kısım hakkında ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile ... İli Merkez İlçesi ... Köyünde kain fen bilirkişileri H.Y. ve S.B.'nin 08.05.2014 tarihli raporuna ekli krokide F harfi gösterilmiş 10.565,45 metrekarelik taşınmaza yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline; bilirkişi raporunda A ve C harfi ile gösterilmiş alanlar yönünden mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştikten sonra dosyanın resen görevli ve yetkili ... Kadastro Mahkemesine gönderilmesine; bilirkişi raporunda B ve D harfi gösterilmiş alanlar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, davanın açılmamış sayılmasına dair kararın ve aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili, davanın kabulüne dair bölüm yönünden yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tescil koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 26 ve 27 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmiş olup, verilen karar usul ve kanuna aykırıdır.

Şöyle ki; davacı tarafından açılan tescil davası devam ederken yörede kadastro çalışmasının yapıldığı anlaşıldığından, tutanak düzenlenen bölümlerin belirlenerek görev hususu değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi yönünde bozma yapılmışsa da İlk Derece Mahkemesince taşınmazlar başında keşif yapılmadan Kadastro Müdürlüğünün cevabı yazılarına istinaden karar verilmiş olup kadastro çalışmasına göre taşınmazların durumu net olarak belirlenmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Nitekim bilirkişi raporlarında F harfi ile gösterilen taşınmazın Kadastro Müdürlüğü cevabı yazısında tescil harici alanda kaldığının belirtilmiş ve Mahkeme tarafından da tescil harici alanda kaldığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de haricen yapılan incelemede taşınmazın 213 ada 15 parsel sınırları içinde kaldığı anlaşılmakta olup bu hususun doğruluğu da yapılacak keşif ile belirlenmediğinden bu hususta tereddüt oluşmuştur.

Yine A ve C bölümleri hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmişse de bu bölümlerinde kadastro çalışmasında hangi taşınmaz ya da taşınmazlar kapsamında kaldıkları belirlenmemiştir. Davaya konu B ve D harfi gösterilen bölümlerin ise tapulu olan 617 ve 1317 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde kaldıklarının belirlenmesine rağmen 617 ve 1317 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtları ve geldi gittileri dosya arasına alınmadığı gibi bozma kararı sonrası davacıya harcı tamamlaması için süre ve imkan tanınmadan, davacı tarafça gerekli harçların yatırılmadığı gerekçesiyle bu bölümler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.

O halde Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için önceki bilirkişiler dışında bir fen ve bir ziraat mühendisi bilirkişisi ile davaya konu taşınmazlar başında keşif yapılması, davacının talep ettiği A, B, C, D ve F harfi ile gösterilen bölümlerin sınırları belirlenerek, bu bölümlerin kadastro sonucu hangi taşınmaz ya da taşınmaz sınırları içinde kaldıkları tespit edilip ilgili taşınmazların kadastro tutanak asılları davalı iseler dava dosyalarının dosya arasına alınması, kadastro tutanağı düzenlenen bölümler hakkında görevsizlik kararı verilmesi, tapulu ya da tescil harici bölümler varsa bu bölümler yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.