8. Hukuk Dairesi 2021/12675 E. , 2023/5027 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/7 E., 2019/9 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, genel arazi kadastrosu ise 766 ... Tapulama Kanunu (766 ... Kanun) hükümleri uyarınca 1983 yılında yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli taşınmazlar genel arazi kadastrosu sırasında orman belirtmesi ile tescil dışı bırakılmış, davanın devamı sırasında, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek-5 ve Geçici 8 inci maddelerine göre 2015 ve 2016 yıllarında kadastro çalışmaları yapılarak dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanakları düzenlenmiş, eldeki dava nedeniyle kadastro tutanakları henüz kesinleşmemiştir.
2.Davacılar ... ve ... ile ... ve ... ayrı ayrı açtıkları dava ile dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdikleri ... ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan ve tespit dışı bırakılan taşınmazları imar ve ihya ettiklerini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının lehlerine oluştuğunu belirterek adlarına tescil istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ve davacı lehine iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davaların birleştirilmesi suretiyle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, aktarılan dava kapsamında kalan çekişmeli 105 ada 7, 117 ada 3, 117 ada 9 , 117 ada 23, 120 ada 7, 115 ada 12 parsel, 111 ada 24, 113 ada 10, 113 ada 12, 113 ada 4, 115 ada 4, 115 ada 7, 115 ada 29 ve 111 ada 37 parsel numaralı taşınmazın 16/03/2018 havale tarihli teknik krokide (A) harfi ile gösterilen 14.772,03 metrekarelik bölümüne yönelik davacıların davasının reddi ile tutanakların boş olan malik hanesinin orman vasfı ile Hazine adına doldurulması sureti ile Hazine adına ayrı ayrı tapuya kayıt ve tescillerine; 111 ada 37 parsel numaralı taşınmazın 16.03.2018 havale tarihli teknik krokide (B) harfi ile gösterilen 8.766,68 metrekarelik bölümü ile 109 ada 7 ve 111 ada 38 parsellerin aynı ada ve ayrı parsel numarası altında, boş olan malik hanesinin eşit hisselerle davacılar ... ve ... adına doldurulması sureti ile tapuya kayıt ve tesciline; 120 ada 18 parsel ... taşınmaz hakkındaki tutanağın boş olan malik hanesinin ise eşit hisselerle davacılar ... ve ... adına doldurulması sureti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
1.Davacılar vekili, çelişkili bilirkişi raporlarına dayalı olarak karar verildiğini, davanın reddine karar verilen çekişmeli taşınmazların eski belgelerin tetkikinde orman olmadığını, uzun yıllardır eklemeli olarak davacılar tarafından kullanıldığını, tarım arazisi vasfı taşıdığını ve yargılama giderlerinin tamamının davacılar üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Hazine vekili, Mahkemece davanın kabulüne dair karar verilen çekişmeli taşınmazların orman olduğu, kaldı ki davacılar yararına zilyetlik şartlarının dahi oluşmadığını, bu sebeple verieln kararın hukuka aykırı olduğunu, bu hususların ziraat raporlarınca sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... 1 inci ve devamı maddeleri, 3402 ... Kanun'un 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 29, 30 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Davacılar vekilinin 105 ada 7, 117 ada 3, 117 ada 9 , 117 ada 23, 120 ada 7, 115 ada 12 parsel, 111 ada 24, 113 ada 10, 113 ada 12, 113 ada 4, 115 ada 4, 115 ada 7, 115 ada 29 ve 111 ada 37 parsel numaralı taşınmazın 16.03.2018 havale tarihli teknik krokide (A) harfi ile gösterilen 14.772,03 metrekarelik bölümüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde; mezkur taşınmazların eski tarihli belgeler üzerinde yapılan araştırma ve inceleme sonucu orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına ve 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bu parseller yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı Hazine vekilince 109 ada 7 parsele yönelik yapılan temyiz incelemesinde; hükme esas alınan orman ve ziraat bilirkişileri raporunda, taşınmaz üzerinde 2 adet betonarme ahır ve tarlası ile üstü örtülü hayvan barınağının bulunduğu, etrafının tel çitle çevrili olduğu belirtilmişse de, eski tarihli belgelerin tetkiki sonucunda çekişmeli taşınmazın 1951 hava fotoğraflarında tamamen ... orman ağaçları ile kaplı olduğu, 1958 tarihli memleket haritasında ise tamamının ... orman ağaçları ve çalılar ile kaplı orman alanı olarak gözüktüğü belirtilmiş olup, bu haliyle dava konusu taşınmazın eski tarihli resmi belgelerde orman vasfında olduğu, evveli orman olan yerlerde zilyetlikle kazanma koşullarının oluşamayacağı anlaşıldığından, adı geçen davacıların davasının bu parsel yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. Davalı Hazine vekilince 120 ada 18 parsel ve 111 ada 37 parsel numaralı taşınmazın 16.03.2018 havale tarihli teknik krokide (B) harfi ile gösterilen 8.766,68 metrekarelik bölümüne yönelik yapılan temyiz incelemesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; yörede orman kadastrosu yapılmadığından çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu eski tarihli resmi belgelere göre saptanmalıdır. Somut olayda hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların 1958 tarihli memleket haritası ve dayanağı 1951 tarihli hava fotoğrafı ile 1984 tarihli hava fotoğrafında açık renkli hali arazilik alanda kaldığı belirtilmişse de dava konusu taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilmemiş, komşu taşınmazlar hakkında benzer nitelikte açılmış dava olup olmadığı hususunda dosya kapsamında bilgi bulunmasa da UYAP üzerinden yapılan kontrolde aynı bölgede bulunan taşınmazlar hakkında kararlar verildiği anlaşılmıştır. Eldeki dosya kapsamında Mahkemece yapılan keşif ve yargılama esnasında ise bahsi geçen dava dosyaları ve alınan bilirkişi raporları nazara alınmadığı gibi çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlar hakkında benzer nitelikte açılmış başkaca dava olup olmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyalarının getirtilerek değerlendirilmesi gerekirken bu yönde herhangi bir araştırma da yapılmamıştır. Bu haliyle Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli görülmemiştir.
O halde İlk Derece Mahkemesince, komşu parsellere ilişkin verilen veya verilecek karara göre dava konusu taşınmazların orman içi açıklık olup olmayacağının tartışılması, dolayısı ile komşu parsellere ilişkin dava dosyasındaki deliller de değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince bu husus gözetilmeden ve eğer taşınmaz orman içi açıklık konumuna düşerse bu nitelikteki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı düşünülmeden karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğundan davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Yukarıda (IV.C.3.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 105 ada 7, 117 ada 3, 117 ada 9 , 117 ada 23, 120 ada 7, 115 ada 12 parsel, 111 ada 24, 113 ada 10, 113 ada 12, 113 ada 4, 115 ada 4, 115 ada 7, 115 ada 29 ve 111 ada 37 parsel numaralı taşınmazın 16/03/2018 havale tarihli teknik krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmazlara ilişkin hükme yönelik davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden ONANMASINA,
Yukarıda (IV.C.3.2-3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 109 ada 7, 120 ada 18 parsel ve 111 ada 37 parsel numaralı taşınmazın 16/03/2018 havale tarihli teknik krokide (B) harfi ile belirtilen taşınmazlara ilişkin hükme yönelik davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!