WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/12653 E.  ,  2023/3411 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2006/183 E., 2007/437 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili ve davalı ... ... vekili tarafından temyiz edildiği belirtilmek suretiyle Yargıtay (Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesinin 23.10.2008 tarihli ve 2008/9295 Esas, 2008/13721 Karar ... ilamı ile onanmışsa da; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı ...’ın dava tarihinden önce vefat etmiş olmasına rağmen ilanen tebligat yapıldığı tespit edilmiş olup mirasçıları vekili tarafından 03.02.2020 tarihinde karar temyiz edilmekle tüm temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Dava konusu; ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesi 9292 ada 1 parsel 12035 m2 arsa vasfıyla 19.12.2002 tarihinde hükmen tescil yoluyla Hazine adına, 13.10.1993 tarihinde imar yoluyla ... ..., ... ..., ..., ... ... ..., ... ... ve ... Belediyesi adına kayıtlı taşınmaza ilişkindir.

2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu 9292 ada 1 parselin 1989 yılında yapılan Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işlemine kadar orman olduğunu, taşınmazın 1963-1966 yıllarında yapılan arazi kadastro çalışması ile şahıslar adına tapuya bağlanmasının yok hükmünde olduğunu, davalılar adına olan tapunun iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili, dava konusu taşınmazın kadastro ve imar yoluyla oluştuğunu, tapu siciline güvenilerek satın alındığını, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gelen tapu kayıtları, orman tahdit harita ve tutanakları, kadastro tutanakları, maki tefriki harita ve tutanakları, pafta ve krokiler keşif, bilirkişi raporları, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; davacının davasının kabulüne, dava konusu ... Merkez ... Mahallesi 9292 ada 1 parsel taşınmazın davalılar adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili, davalı ... ... ve davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumet nedeniyle reddi gerektiğini, taşınmazın Kepez Belediyesi sınırları içerisinde olduğunu, taşınmaza imar uygulaması yapılmasına mani olmadığının Tapu Kadastro Müdürlüğü tarafından bildirilmesi üzerine işlem yapıldığını, ihbar dilekçesinin tebliğ edilmediğini, bilirkişilerce eksik inceleme yapıldığını, taşınmazın 1988 yılında orman sınırları dışına çıkarıldığını ancak Belediyenin adına tapu oluşturulduğu tarihte tapuda şerh olmadığını, imar uygulaması sırasında da bu hususun Belediyeye intikal etmediğini, parselin geldisi olan taşınmaza ilişkin Hazineye ait olmadığından bahisle hükmen tescil kararı verildiğini ve kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesin hükümün söz konusu olduğunu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, orman olmayan yerin orman sınırları dışına da Hazine adına çıkarılamayacağını, idari karar ile oluşturulan tapuunun adli yargıda iptalinin istenemeyeceğini, 1744 ... 6831 ... Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanuna (1744 ... Kanun) göre ormandan çıkarılan yerin eski tapu sahiplerine verileceğini, iyiniyetli olarak malik olunduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; bağlantılı başka bir dosya nedeniyle 31.01.2020 tarihinde bu davadan haberdar olunduğunu, davanın 2006 yılında açıldığını, ...’ın ise 1992 yılında vefat ettiğini, ölü kişiye karşı dava açıldığını, dosya kapsamında dava dilekçesinin tebliğe çalışıldığı ilk tebliğ mazabatasında muhatabın 13 yıl önce vefat ettiği sebebiyle tebliğ edilemeden iade edildiği halde hayattaymış gibi adres araştırması yapılıp ilanen tebligat yapıldığını, usulsüz tebligatlarla davanın kesinleştirildiğini, mirasçılarının haberdar edilmediğini, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, ölü kişi adına dava açılamayacağı gibi mirasçıları dahil edilerek de davanın sonuçlandırılamayacağını, muris sağ olsa dahi yapılan tebligatların yine usulsüz olduğunu, esası yönünden de taşınmazın 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 ... Kanun) 7 nci maddesi gereği iadesi gerektiğinden yine davanın reddi gerektiğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bzoulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
Dosya kapsamı incelendiğinde; davalı olarak gösterilen ... oğlu ...'ın adresi dava dilekçesinde "... Mahallesi ... Caddesi ... Apartmanı no: 2/9 ..." olarak bildirilmiş olup davalı ...'a dava dilekçesi bu adrese tebliğe çıkarılmışsa da "Gösterilen adreste ikamet eden muhatabın karısı ...'ın imzadan imtina edip sözlü beyanına göre muhatap 13 yıl evvel vefat ettiği sebebi ile tebliğ edilememiştir, çıkış yerine iade" denilmek suretiyle 25.04.2006 tarihinde tebligat iade edilmiştir. Bunun üzerine İlk Derece Mahkemece dava dilekçesi davalı ...'a "Sanayi Çarşısı Maden İşleri Bölümü no: 10 ... " adresinde tebliğe çıkarılmış olup "Muhatabın açık adresi yetersiz olup muhat kayıtlarına rastlanılamadı, muhtar tasdiki ile iade" denilmek suretiyle 21.11.2006 tarihinde tebligat iade edilmiştir. İlk Derece Mahkemece davalı ...'a dava dilekçesi aynı adrese 3185 ... Tebligat Kanunu'nun (3185 ... Kanun) 35 inci maddesi gereğince tebliğe çıkarılmışsa da "Muhatabın açık adresi yetersiz olup ilgili merciin istemiş olduğu 35 inci madde adres yetersizliğinden uygulanamamıştır, çıkış merciine iade" denilerek 03.04.2007 tarihinde tebligat iade edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bu defa davalı ...'a dava dilekçesi 26.05.2007 tarihinde karar tebliği ise 27.03.2008 tarihinde ilanen tebliğ edilmişse de dava açıldığı tarihten çok önce ölü olan kişiye ilanen tebligat yapıldığı anlaşılmıştır.

Dosya arasına alınan nüfus kayıtlarına göre de ... 07.12.1992 tarihinde vefat etmiş olup davanın açıldığı tarih olan 17.04.2006 tarihinde adı geçen davalının ölü olduğu ve dava tarihi itibariyle de ölüm kaydının nüfus siciline işlenmiş olduğu tespit edilmiştir.

Ölü kişiye dava açılamayacağı gibi Yargıtay incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 6100 ... Kanun'un 124 üncü maddesinin de olaya uygulanma imkanı bulunmadığından 9292 ada 1 parsel maliki olan davalı ... hakkında verilen hüküm kesinleşmemiş olup bu davalı yönünden 05.12.2008 tarihli kesinleşme şerhinin kaldırılarak ... mirasçıları vekili tarafından yapılan temyiz taleplerinin incelenmesine geçilmiştir. Buna göre; dava açıldığı tarihte ölü olan kişiye dosya kapsamında ilanen tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmış kabul edilerek dava yürütülmüş olup davanın kabulüne karar verilmiş, yine karar tebliği aynı kişiye ilanen tebliğ edilerek Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 23.10.2008 tarihli ve 2008/9295 Esas, 2008/13721 Karar ... ilamı ile bu durum gözden kaçırılmak suretiyle temyize gelen diğer davalılar yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararı değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne ilişkin kararın onanmasına karar verilmiş ve onama ilamı da sadece kararı temyiz eden davalılar ile davacı tarafa tebliğe çıkarılmak suretiyle, bu kişilerin de onama ilamını karar düzeltme yoluna getirmemeleri nedeniyle 05.12.2008 tarihinde kesinleştirilmiştir. Az yukarıda da belirtildiği üzere ölü kişiye ilanen tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanamayacağı gibi ölü kişiye dava da açılamayacağından ve Yargıtay inceleme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 ... Kanun'un 124 üncü maddesinin de somut olaya uygulanma imkanı bulunmadığından onama ilamının ve kesinleşme şerhinin ... ile ilgili olan bölümünün kaldırılmasına karar verilmiş olup Mahkemece davalı ... yönünden belirtilen gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 ... Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanunun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Taraflarca 1086 ... Kanunun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.