WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/12639 E.  ,  2023/3438 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/3 E., 2018/21 K.
KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne

Taraflar arasındaki 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca yapılan işleme itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi Yukarı ... Köyünde, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) değişik 2/B maddesine göre yapılan çalışmalar neticesinde, 151 ada 56B, 92, 94B, 111, 116B, 148, 163, 93, 112 ve 119 parsel ... taşınmazların orman sınırları dışına çıkarıldığını, oysa bu taşınmazların fiilî olarak orman olduğunu, 1988 tarihli memleket haritasının da bu yerin orman olduğunu teyit ettiğini ileri sürerek, taşınmazların 2/B maddesi gereği orman sınırı dışına çıkarılma işleminin iptalini ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemin kanuna uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesinin 03.07.2014 tarih ve 2013/42 Esas, 2014/19 Karar ... kararı ile "Kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan taşınmazın, orman kadastrosu yapıldığı sırada orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu, yörede yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içine alınmasının gerekeceği, o yerde yapılacak orman kadastrosunda dava konusu yer orman sınırları dışına bırakılsa dahi bu durumun o yerin hukuken orman olma konumunu değiştirmeyeceği ve orman sınırları dışında bırakılmasının hukuken geçerliliği bulunmayacağı, bu nedenle arazi kadastrosu sırasında yapılan itiraz üzerine kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan taşınmazın orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışına çıkarılması kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olarak belirlenen taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden orman sınırı dışına çıkarma işleminin iptal edilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 151 ada 56B, 151 ada 111, 151 ada 93, 151 ada 148, 151 ada 92, 151 ada 94B, 151 ada 116B, 151 ada 112, 151 ada 119, 151 ada 163 parsel ... taşınmazlarda 2/B maddesine göre yapılan tespitin iptali ile taşınmazların orman vasfında Hazine adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 03.07.2014 tarih ve 2013/42 Esas, 2014/19 Karar ... kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticsinde, Yargıtay (Kapatılan) (20). Hukuk Dairesinin 11.03.2015 tarihli ve 2015/2992 Esas, 2015/1445 Karar ... ilamıyla; "Yörede 2003 yılında yapılan kadastro sırasında dava konusu taşınmazların, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı gerçek kişiler adına tespit edildiği, bu tespitlere karşı Orman Yönetiminin açtığı davalarda ... (...) Kadastro Mahkemesinin 2006/788 Esas - 2007/86 Karar, 2003/189 Esas - 2004/204 Karar, 2003/259 Esas - 2005/83 Karar ve 2003/286 Esas ve 2005/86 Karar ... kararları ile kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların orman niteliğiyle tescillerine karar verildiği, kararlar kesinleştirilerek tapuda infazının sağlandığı, belirtilen dosyalarda alınan orman bilirkişisi raporlarında, taşınmazların eski tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, mahkemece de orman bilirkişisi raporu doğrultusunda eski tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle taşınmazların orman olarak tesciline karar verildiği, tespit tarihinde taşınmazların, eylemli bağ, fıstıklık ve tarla niteliğinde olduğu, Mahkemece, çekişmeli taşınmazların hükmen orman olması nedeniyle 2/B uygulamasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle keşif ve inceleme yapılmaksızın dava kabul edilmiş ise de, mahkemenin kabulünün bu konudaki mevzuata ve dosya kapsamına uygun düşmediği, 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 30. Maddesinin 4/a bendi hükmüne göre; açıkça mahkeme kararı ile orman sayılan alanlarda dahi 2/B uygulamasının yapılabileceğinin kabul edildiği, ancak bunun için, taşınmazların dava tarihindeki eylemli durumuna göre orman sayılmış olmamasının gerektiği, somut olayda; mahkemece, keşif yapılarak taşınmazların hali hazırdaki eylemli durumu ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden olup olmadıkları hususunda araştırma yapılmadığı açıklanarak, bu yönde araştırma yapılması gereğine değinilerek ve kabule göre de; davanın 2/B uygulamasının iptaline ilişkin olduğu kabul edilerek dava konusu edilen taşınmazlar yönünden 2/B uygulamasının iptali ile yetinilmesi gerekirken, zaten hükmen orman olarak kesinleşen parseller hakkında mükerrer sicil oluşturacak şekilde yeniden tescili yönünde hüküm kurulmasının isabetsizliğine" değinilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

3. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda 16.02.2016 tarih ve 2015/6 Esas, 2016/19 Karar ... kararı ile, "Ziraat, fen, orman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelenerek, dava konusu 151 ada 56B, 119, 148 nolu parsellerin orman kadastro komisyonunca 6831 ... kanunun 2/B maddesi gereği orman dışına çıkarıldığı anlaşılmış ise de; bu parsellerin kadimden beri orman arazisi olduğu, toprak muhafaza karakteri taşıdığı, üzerinde imar ve ihyanın kısa süreli yapıldığı ve orman sayılan alan içinde kaldığı, 151 ada 92, 94B, 111, 112, 116B, 163, 93 nolu parsellerin ise toprak yapısı, bitki örtüsü üzerindeki fıstık ağaçlarının yaşı gözönünde bulundurulduğunda 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiği, ayrıca 01/03/2014 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğü giren 6527 ... kanun ile 6831 ... kanunun 11. maddesinin 3. fıkrasında değişiklik yapılmış olup Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın orman yönetimi tarafından açılan davalarda hasım mevkiinden çıkartılmış olduğu" gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacının Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na karşı açtığı karşı açtığı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 151 ada 92, 94B, 111, 112, 116B, 163, 93 ... parseller yönünden açılan davanın reddine, 151 ada 56B, 119, 148 parsellere ilişkin açılan davanın kabulü ile Yukarınasırlı Köyü 151 ada 56B, 119, 148 parsellere ilişkin yapılan 2/B uygulamasının iptaline karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.02.2016 tarih ve 2015/6 Esas, 2016/19 Karar ... kararı, davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

5. Yargıtay (Kapatılan) (20). Hukuk Dairesince yapılan yargılama neticesinde, 22.11.2017 tarih ve 2016/6527 Esas, 2017/9812 Karar ... ilamla; "Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verildiği halde bozma gereklerinin tam yerine getirilmediği, eldeki davanın Orman Yönetimince açılan ve orman kadastrosu sırasında 2/B parseli olarak işlem gören dava konusu taşınmazların 2/B uygulamasına itirazına ilişkin olduğu, Dairenin bozma kararında çekişmeli taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirip yitirmedikleri ve dolayısıyla 2/B parseli niteliğinde olup olmadıklarının tespiti için 1982 tarihine en yakın tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarının bilirkişiler marifetiyle incelenmesi ve taşınmazların niteliğinin kesin olarak belirlenmesi gerektiği vurgulandığı halde bozma sonrası yapılan yargılamada hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazlara uygulanan hava fotoğrafının tarihinin belirtilmediği, 1988 tarihli memleket haritası üzerinde taşınmazların niteliklerinin araştırıldığı, fen bilirkişi tarafından yapılan incelemede ise 1985 tarihli hava fotoğrafının incelendiği, bu haliyle çekişmeli taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğinde olup olmadıkları hususunda yapılan araştırmanın yeterli görülmediği, o halde; mahkemece 1982 yılı öncesine en yakın tarihli memleket haritasının yapımına esas olan hava fotoğrafı ve memleket haritası getirtilip halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşif ve alınacak raporlar ile dava konusu taşınmazların orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği hususlarının değerlendirilmesi; dava konusu taşınmazların doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği incelenerek bu olguların tartışılması ve orman niteliği kaybolmuş ise, çekişmeli bölümler üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların sayısı ve yaşlarının kesin olarak saptanması, çekişmeli taşınmazların nitelik yitirip yitirmediğinin bilimsel metodlarla kesin olarak belirlenmesi, ayrıca; 6831 ... Kanunun 11/3. maddesine göre, orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda hasmın, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler olduğu, Orman Yönetiminin ise, sadece Hazine ve Orman ve Su İşleri Bakanlığını taraf göstererek eldeki davayı açtığı, ancak, Hazine ve Bakanlığın bu tür davalarda taraf sıfatının bulunmadığı, mahkemece; öncelikle, kanunî prosedüre uygun olarak HMK.'nın 115/2. maddesine göre, davacı ... Yönetimine, davayı doğru hasma (2003 yılında yapılan kadastroda dava konusu taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak yapılan tespitinde tespit maliki olarak görünen kişiler) yöneltmesi için kesin süre verilmesi, HMK’nın 124. maddesine göre usûlüne uygun olarak davalı tarafta değişiklik yapılsa dahi davacı ... Yönetiminin Hazine ve Orman ve Su İşleri Bakanlığına karşı açtığı davanın pasif sıfat yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi, Orman Yönetimi, verilecek kesin süre içinde husumeti doğru hasma yöneltir ve tarafta iradî değişiklik HMK’nın 124. maddesinde açıklandığı şekliyle sağlanabilirse, yukarda anlatılan şekilde yapılacak araştırma sonucu ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi" gereklerine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; "Ziraat, fen, orman bilirkişi esas ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelenerek, dava konusu taşınmazların orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği hususları ile dava konusu taşınmazların doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği durumunun orman bilirkişi raporunda değerlendirildiği; orman bilirkişi raporunda 151 ada 92, 93, 94, 111, 112, 116, 119, 148, 163 ... parsellerin orman sayılmayan yer olarak belirtildiği, harita mühendisinin de 1981 yılından önceki en yakın hava fotoğrafı incelemesinde dava konusu 151 ada 92, 93, 94, 111, 112, 116, 119, 148, 163 ... taşınmazların sürülü alan olarak kullanımda olduğunu raporunda belirttiği, ziraat mühendisinin raporunda da 151 ada 92, 93, 94, 111, 112, 116, 119, 148, 163 ... parsellerin tarım arazisi vasfında olduğunu belirttiği, bu doğrultuda 151 ada 92, 93, 94, 111, 112, 116, 119, 148, 163 ... parsellerin 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiği, 151 ada 56 parselin ise bilirkişi raporlarına göre orman niteliğini kaybetmediği" gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacının, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na karşı açtığı karşı açtığı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 151 ada 92, 93, 94, 111, 112, 116, 119, 148, 163 ... parseller yönünden açılan davanın reddine, 151 ada 56 parsele ilişkin açılan davanın kabulü ile Yukarınasırlı Köyü 151 ada 56 parsele ilişkin yapılan 2/B uygulamasının iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak, bilirkişi raporlarının kendi aralarındaki ve bütünsel olarak çelişkileri giderilmeden hüküm kurulduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme sonucu Yargıtay bozma ilamına uyulmadan karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca yapılan işleme itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu edilen taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Kanun'un 2/B maddesi,

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve inceleme ve çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Şöyle ki; davacı ... İdaresi vekilinin dava dilekçesinde, diğer dava konusu parsellerin yanında, 56B, 94B, 116B ile gösterilen yerlerin orman sınırları dışına çıkarılması işleminin iptalini de talep ettiği, orman kadastro haritası incelendiğinde, 56B, 94B, 116B ile gösterilen yerlerin 151 ada 56, 151 ada 94, 151 ada 116 parsellerin tamamını kapsamadığı, bir bölümünü kapsadığının görüldüğü, bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesince, orman kadastro haritası ile arazi kadastro paftasının çakıştırılması suretiyle B ile ifade edilen yerlerin anılan parsellerin hangi bölümlerini kapsadığı belirlenerek bu bölümler yönünden araştırma yapılması gerekirken, 56, 94 ve 116 parsellerin tamamı dava konusu olduğu düşünülerek araştırma yapıldığı; yine orman kadastro haritasında 56B ve 56D şeklinde 56 parselin içindeki iki kısmın 2/B işlemine konu olduğunun göründüğü halde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde 151 ada 56 parselin tamamına ilişkin 2/B uygulamasının iptaline karar verildiği, ancak dava konusu edilen yerin sadece 56B ile gösterilen bölüm olduğu; öte yandan bozma ilamı öncesinde hükme esas alınan 25.11.2015 havale tarihli orman bilirkişiler ... ..., ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen raporda, 151 ada 56B, 119 ve 148 parsellerle ilgili olarak gerek içerisinde gerekse çevresinde orman bitkisi olan ... ağaçlarının bulunması, toprak işlemesinin 1981 yılından sonra yapılmış olması nedeni ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmemiş olduklarının belirtildiği, ancak temyize konu hükme esas alınan 29.08.2018 havale tarihli bir önceki kurul raporunda da bulunan bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen raporda bu defa, 119 ve 148 parsellerle ilgili olarak 1981 yılından önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiğinin açıklandığı, üç yıl arayla aynı bilirkişi tarafından yapılan bu değerlendirmenin taban tabana zıt olduğu; yine bozma öncesi alınan raporda, toprak işlemesinin 50 - 60 yıla dayandığı belirtilmişken, bozma sonrası alınan raporda ise toprak işlemesinin 40 - 50 yıla dayandığının belirtildiği, bu itibarla hem bozma öncesi hem de bozma sonrası aynı orman bilirkişisi tarafından, parseller hakkında yapılan tespitlere ilişkin tereddüt oluştuğu; ayrıca hükme esas 10.08.2018 havale tarihli fen ve harita mühendisi tarafından düzenlenen raporda, 1973 yılı hava fotoğraflarının incelendiği, bu incelemede dava konusu edilen yerler üzerinde birtakım ağaçların bulunduğunun saptandığı, ancak ağaç türleri ile ilgili belirlemenin orman bilirkişilerce yapılacağının raporda belirtilmesine rağmen orman bilirkişisi tarafından 1973 hava fotoğrafı üzerinde görülen ağaçlara ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı; orman bilirkişisinin 56 parsel dışındaki dava konusu yerlerin eylemli hali ile ilgili yaptığı değerlendirmede, üzerilerinde 40 - 50 yaşlarında fıstık ağaçları ile bağ omcalarının bulunduğunun bildirildiği, hükme esas alınan 20.09.2018 havale tarihli ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, 56 parsel dışındaki dava konusu yerlerde bulunan bağ omcalarının 20 - 25 yaşlarında, fıstık ağaçlarının ise 30 - 40 yaşlarında olduğunun belirlendiği, bu haliyle 56 parsel dışındaki taşınmazlar üzerinde bulunan fıstık ağaçları ve bağ omcalarının yaşları hususunda raporlar arasında çelişki oluştuğu; diğer yandan, yine ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, 92, 93, 94, 111, 112, 119 nolu parsellerin üzerinde bulunan sakız ve melengiç gibi orman ağaçlarının aşılanarak ıslah edildiğinin ve fıstık bahçelerinin oluşturulduğunun belirtildiği, ancak ağaçların aşı yaşları hakkında da tespit yapılmadığı ve böylelikle çekişmeli taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından tam olarak orman niteliğini yitirip yitirmediği hususunda, yapılan inceleme ve araştırma ile alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiği ve bu haliyle hüküm kurmak için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, önceki bilirkişiler dışında halen ... ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir fen elemanından oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşif sonucu; öncelikle davacı ... İdaresi tarafından orman kadastro haritası doğrultusunda 56B, 94B ve 116B ile belirterek dava konusu ettiği yerlerin 151 ada 56, 151 ada 94 ve 151 ada 116 parsellerin hangi bölümlerine tekabül ettiği fen bilirkişi tarafından belirlenerek, diğer dava konusu parsellerle birlikte, dosya kapsamında bulunan 1973 tarihli hava fotoğrafı da incelenerek; taşınmazların orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği hususlarının değerlendirildiği; dava konusu taşınmazların doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği incelenerek bu olguların tartışıldığı ve orman niteliği kaybolmuş ise, çekişmeli bölümler üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların sayısı ve yaşları ile aşı yaşlarının kesin olarak saptandığı, çekişmeli taşınmazların nitelik yitirip yitirmediğinin bilimsel metotlarla kesin olarak belirlendiği denetime elverişli rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmeli ve 6831 ... Kanun'un 11/3 üncü maddesi göz önüne alındığında, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.11.2017 tarih ve 2016/6527 Esas, 2017/9812 Karar ... ilamında, davada Hazinenin husumetinin bulunmadığı hususunun maddi hataya dayalı olarak belirtildiği dikkate alınmalıdır.

3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, davaya, sonradan dahil edilen gerçek kişiler bulunmasına rağmen, bu dahili davalıların gerekçeli karar başlığında yer almaması ve böylelikle 6100 ... Kanun'un 297 nci maddesine aykırı karar başlığı oluşturulması da usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.