WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/12572 E.  ,  2024/1193 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı ...; Hacimirzalı köyünde bulunan 791 ada 1 ve 792 ada 1 parsel sayılı taşınmazların 1955 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında kişiler adına tesbit edildiğini, 1982 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında ise orman olarak sınırlandırıldıklarını, memleket haritası ve amenajman planında da orman olarak göründüklerini ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla tapuya tescillerine, beyanlar hanesindeki şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 12/3 maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, taşınmazların tapu siciline güven ilkesi gereğince satın alındığı ve vekil edenin iyiniyetinin korunması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Yargılama sırasında ... tarafından vekili aracılığıyla, çekişmeli 792 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle tescili istemiyle davacı ... yanında fer'i katılan sıfatı ile davaya müdahil olunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nın 119/2. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.05.2013 tarihli ve 2013/1837 Esas, 2013/ 6323 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “...HMK'nın 119/2. maddesi dava dilekçesinde davalının adresinin hiç bildirilmemiş olması durumunda mahkemenin tanıyacağı bir haftalık kesin süreye rağmen, davalı adresinin bildirilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin düzenlediği ve eldeki dava da davacı dava dilekçesi ile davalıların adreslerini bildirdiği halde, davalılara tebligat yapılamadığı, tebligat yapılamayan davalıların adres ve kimlik bilgileri kolluk vasıtası ve ilçe nüfus müdürlüğünden sorulmak sureti ile araştırıldığı, davalılardan Halil Göçer'in ölü olduğu, diğer davalılar ... ve İsmail Türk'ün ise tanınmadığı ve nüfus kayıtlarının da bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, bu durumda mahkemece; ölü olduğu tesbit edilen davalı ... Göçer mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve diğer davalılar ... ve İsmail Türk'ün adres ve kimlik bilgileri bu kişilerden ve tapu maliki olan davalı ...'ndan sorulmak sureti ile araştırılması ve oluşacak sonuca göre davanın esasına girilerek nihaî hüküm kurulması...” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulduktan sonra, İsmail Türk, Halil Göçer ve ...'e husumet yöneltilerek açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...'na husumet yöneltilerek açılan davanın kabulüne ve çekişmeli 791 ada 1 ve 792 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle tescillerine karar verilmiş, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin15.03.2016 tarihli ve 2015/15829 Esas,2016/ 3274 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Dava konusu 791 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, satış suretiyle 15.06.2010 tarih 5337 yevmiye numarasıyla, çekişmeli 792 ada 2 parsel sayılı taşınmaın ise trampa suretiyle 19.08.2010 tarih 7406 yevmiye numarası ile ve her iki taşınmazın beyanlar hanesinde “İsmail Türk, Halil Göçer ve ... tarafından ev inşa edilmiştir” şerhleriyle davalı ... adına tapu sicilinde kayıtlı olduğu, mahkemece kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 792 ada 1 parselin tamamen orman tahdidi içinde, 791 ada 1 sayılı parselin ise (B) harfiyle işaretli bölümünün orman tahdidi içinde, (A) harfiyle işaretli bölümünün ise tahdit dışında kalan yerlerden olduğnun belirlendiği, Dairenin iade kararı üzerine dosyaya getirtilen belgelerden ise çekişmeli taşınmazların 233 sayılı parselden ifrazen geldiği, 233 sayılı parselin ise 1969 yılında hükmen tapuya kaydedildiğinin anlaşıldığı,yöredeki orman kadastrosu 1982 yılında yapılarak kesinleştiğinden ve iptali için kanunda öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre de geçmiş olduğundan tahdit içinde kaldığı belirlenen bölümler yönünden orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak çekişmeli 791 ada 1 sayılı parselin (A) harfiyle işaretli bölümü orman tahdidi dışında kaldığı, 233 parselin tescile esas dava dosyasının getirtilmediği ve tahdit dışında kalan bölüm yönünden taraflar arasında kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımadığının araştırılmadığı, bu nedenle, 233 sayılı parselin tesciline esas dava dosyası bulunduğu yerden getirtilip taraflar arasında HMK'nın 303 maddesi uyarınca kesin hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davanın kabulü ile Hacımirzalı Mahallesi, 791 ada 1 ve 792 ada 1 nolu parsel sayılı taşınmazların, ... adına olan tapu kaydının iptali ile, söz konusu taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, İsmail Türk, Halil Göçer ve ... adına dava açılmışsa da, alacaklı vekili tarafından bu davalılar hakkında ki dava 21.01.2015 tarihli celsede takip edilmeyeceği bildirildiğinden, bu davalılar hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hacımirzalı Mahallesi 792 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine,uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen denetime elverişli bilirkişi raporuna göre dava konusu 792 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün 792 ada 1 parsel açısından onanmasına karar verilmiştir.
2-Dava konusu 791 ada 1 parselin 13.01.2015 tarihli fen bilirkişilerin raporunda (B) harfi ile gösterdikleri 7539 m2'lik kısma yönelik temyiz itirazları bakımından;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğin, dava konusu 791 ada 1 parselin 13.01.2015 tarihli fen bilirkişilerin raporunda B harfi ile gösterdikleri 7539 m2'lik kısmın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3- Dava konusu 791 ada 1 parselin 13.01.2015 tarihli fen bilirkişilerin raporunda (A) harfi ile gösterdikleri 286 m2'lik kısma yönelik temyiz itirazları bakımından;
İlk Derece Mahkemesince dava konu 791 ada 1 parselin (A) harflik kısmının taşınmazın tamamı ile bütünlük arzettiği, hiçbir zaman ayrı bir tarla olarak ekilip biçilmediği, çalılıklarla kaplı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile orman vasfı ile tesciline karar verilmişse de; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; orman kadastrosunun (tahdidinin) kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde arazi kadastrosunun 1955 yılında yapılarak taşınmazın 233 parsel sayısı ve tarla vasfı ile kişiler adına tespit edildiği, ... dışında kişiler arasında görülen dava sonucu hükmen tapuya tescil edildiği, 2004 yılında yapılan imar çalışması sonucu dava konusu 792 ada 1 ve 791 ada1 parsellerin oluştuğu, davalı tarafından satın alma yolu ile malik olunduğu, daha sonra 1982 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman kadastrosunun yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu olgulara göre; 791 ada 1 parselin bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen kısmın orman sınırı dışında kaldığı, orman kadastrosuna karşı ... tarafından dava açılmadığı anlaşıldığından Orman İdaresinin (A) harfli kısma yönelik davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerekirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 792 ada 1 parsele yönelik hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 791 ada 1 parselin bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısma yönelik davalının temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 791 ada 1 parselin bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu parsel açısından BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.