8. Hukuk Dairesi 2021/12562 E. , 2023/4903 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/5 E., 2018/1 K.
KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 1 parsel ... 4.446.617,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfında Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla (5304 ... Kanun) değişik 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun) hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının kısmî ilâna çıkartıldığını, zilyetliğinde bulunan taşınmazının 106 ada 1 nolu orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, yapılan tespitin iptaliyle taşınmazın adına tescilini istemiştir.
3. Birleşen dosyanın davacısı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü 106 ada 1 parsel ... taşınmazı Yakup oğlu Yusuf Ürek'ten satın aldığını, bu yerin orman arazisi olarak kaydedildiğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yapılan yargılama neticesinde, taşınmazın kadastro tutanağı henüz kesinleşmediğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve eldeki davayla birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2010 tarih ve 2009/1 Esas, 2010/75 Karar ... kararı ile, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu ... Mahallesi 106 ada 1 parselin kadastro tespitinin iptali ile 22.09.2010 günlü bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4445,91 m²’lik taşınmazın ham toprak niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 20.10.2010 tarih ve 2009/1 Esas, 2010/75 Karar ... kararı, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.02.2012 tarih ve 2011/13789 Esas, 2012/2547 Karar ... ilamıyla; " çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş olduğu, bu tür taşınmazlara yönelik açılacak davalarda Orman İdaresi ve Hazine'nin zorunlu dava arkadaşı olması nedeniyle her ikisine birden husumetin yöneltilerek davanın açılması gerektiği açıklanarak, Hazinenin davaya dahil edilmesi ve usulüne uygun orman araştırması yapılması " gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2014 tarih ve 2013/3 Esas, 2014/22 Karar ... kararı ile, asıl davanın kabulü ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Buke mevkiisi 106 ada 1 parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişisinin 11.07.2014 tarihli krokili raporunda gösterdiği (A) harfi ile gösterilen 14213,24m2'lik kısmının iptali ile işbu taşınmaza yeni ada ve parsel numarası verilerek davacı ... adına tapu siciline tesciline, 106 ada 1 ... parselden geriye kalan 443 ha 2404,19 m2'lik kısmının ise tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, birleştirilen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi Çemgi Firovunon mevkii 106 ada 1 parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişisinin 11.07.2014 tarihli krokili raporunda gösterdiği (C) harfi ile gösterilen kısmının 6784,56 m2'lik iptali ile işbu taşınmaza yeni ada ve parsel numarası verilerek kuru tarla niteliğinde davacı ... adına tapu siciline tesciline, kalan 311,16 m2'lik (D) harfi ile gösterilen kısmının ise yol olarak terkinine, 106 ada 1 ... parselden geriye kalan 442 ha 5362,47 m2'lik kısmının ise tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 21.10.2014 tarih ve 2013/3 Esas, 2014/22 Karar ... kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde, 17.03.2016 tarihli ve 2015/5745 Esas, 2016/3422 Karar ... ilamla; " 20.10.2010 tarihli ilk karardaki davacı adına tesciline karar verilen bölümün 22.09.2010 günlü bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4445,91 m²’lik bölüm olduğunu ve söz konusu kararı yalnız davalı ... idaresinin temyiz edip davacının temyiz etmediğini, dairenin 23.02.2012 tarih ve 2011/13789 E. - 2012/2547 K. ... ilâmı ile İlk Derece Mahkemesi eksik araştırma ve inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmakla da davacı adına tesciline karar verilen kısmın miktarı yönünden gerçek kişiler tarafından kesinleşerek davalı ... İdaresi açısından usûlî kazanılmış hak oluşturduğunu, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak 106 ada 1 parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişisinin 11.07.2014 tarihli krokili raporunda gösterdiği (A) harfi ile gösterilen 14.213,24 m2'lik kısmın asıl dava davacısı ... adına tapuya tesciline karar verilmekle 20.10.2010 tarihli ilk karardaki davacı adına tesciline karar verilen bölümün yüzölçümü miktarından fazla miktara karar verilerek davalı ... İdaresi lehine oluşan usûlî kazanılmış hak ilkesinin ihlal edildiğini ayrıca, birleştirilen dava ile ilgili olarak yapılan keşifte, davacının “taşınmazın kuzeyinde bulunan yol her ne kadar benim olsa da ben bu yol kısmından vazgeçiyorum, yol mezarlık yolu olarak kullanılsın.” beyanı karşısında davacının mülkiyet iddiasında bulunmadığı ve dava konusu olmaktan çıkan bilirkişilerin raporlarında (D) harfi ile gösterilen kısımla ilgili olarak da İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulması taleple bağlılık kuralının ihlali niteliğinde olduğu ve 106 ada 1 ... parselden geriye kalan kısmın metrekaresinin hatalı belirtilmesinin de kadastro hakiminin doğru sicil oluşturma yükümlülüğüne aykırı olduğu" gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ve birleşen davacı adına tesciline karar verilecek kısımların orman sayılmayan yerlerden olup adına tescil kararı verilecekler lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle Davacı ...'ün davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 106 ada 1 parsel numaralı taşınmazın 05/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda A-1 olarak gösterilen 4.398,67 m2 lik kısmının kadastro tutanağının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 106 ada 1 parselden geriye kalan kısmın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, birleşen dosya davacısı ...'un davasının kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 106 ada 1 parsel numaralı taşınmazın 15.07.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda C olarak gösterilen 6.784,56 m2 lik kısmının kadastro tutanağının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 106 ada 1 parselden geriye kalan kısmın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğunu ve davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını beyanla hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, değilse davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 17/2 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1. Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, bu bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve birleşen davanın davacısı ... yararına zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dosyanın incelenmesinde, hükme esas alınan 15.07.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda C olarak gösterilen 6.784,56 metrekarelik taşınmaz bölümünün 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olduğu ve bu nedenle zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, bu bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2. Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisinin hükme esas alınan 05.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A - 1) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, bu bölümün de orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı ... lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; bu bölüm yönünden, hava fotoğrafları da incelenmek suretiyle usulünce zilyetlik araştırması yapılmamış, hava fotoğraflarının incelendiği belirtilmesine rağmen rapor ekinde gösterilmemiş ve mahalli bilirkişilerce taşınmaz üzerine kurulduğu belirtilen jandarma tesisinin hangi tarihte kurulduğu araştırılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, en eski tarihli ve dosya kapsamında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarında taşınmaz bölümü üzerindeki jandarma tesisinin 1981 yılında kurulduğu ve sonrasında taşınmazın bulunduğu yerin askeri yasak bölge ilan edildiği ifade edildiğinden, bu konu ilgili birimlerden sorulup söz konusu askeri tesisin kurulduğu tarihin kesin olarak belirlenmesi suretiyle, askeri tesisin kurulduğu tarihten 15 - 20 - 25 yıl öncesine ait dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilerek dosya arasına konulmalı; mahalli bilirkişilerce taşınmaz üzerine kurulduğu belirtilen jandarma tesisinin hangi tarihte kurulduğu ilgili yerlerden sorularak tespit edilmeli; bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar - ihyaya konu edilip edilmediği, imar - ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; hava fotoğraflarının uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından streoskopik yöntemle incelenmesi suretiyle, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar - ihya faaliyetlerinin en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; ziraatçı bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın eğimini, niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte başlanıp tamamlandığını, üzerindeki ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 290/2 nci maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla raporlarda belirtilen hususların somutlaştırılması için, taşınmazlar ve çevresini tüm yönleriyle gösterecek şekilde taşınmaz ve çevresinin yakın plan fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazlar kabaca işaretlettirilmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve yerel bilirkişi ile tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli; böylelikle dava konusu taşınmaz bölümü üzerine kurulduğu belirtilen Jandarma tesisinin kurulduğu tarihe kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının davacı taraf lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen zilyetlik yoluyla belgesizden edinilebilecek miktar (40 - 100 dönüm) sınırlaması da dikkate alınmak suretiyle, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!