8. Hukuk Dairesi 2021/12339 E. , 2023/3672 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/31 E., 2019/90 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında, ... ilçesi ... Köyü 169 ada 1 ve 14 nolu parseller ... vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar vekili, taşınmazın müvekkillerine murislerinden intikal ettiğini ve murislerine ait Teşrin-i Sani 312 tarihli ve 922 nolu ve Mayıs 327 tarihli ve 382 nolu tapu kayıtlarının bulunduğunu, söz konusu tapu kayıtlarının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/1393 Esas ve 1951/1147 Karar ... kararına da dayanak teşkil ettiğini ileri sürerek davacıya ait tapu kaydı ve kesinleşmiş mahkeme kararlarını kapsayan kısımlarının ... ... mirasçıları adına tescilinini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi ile "dava konusu edilen 169 ada 1 ve 14 parsel ... taşınmazın arazi kadastrosu ekiplerince ... olarak tespit gördüğünü, arazinin eylemli durumu itibari ile de orman ağacı sayılan ... ağaçları ile kaplı olduğunu, dolayısı ile vasıf değiştirmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesini" istemiştir.
2.Davalı ... İdaresi davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğundan bahisle reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2009/61 Esas, 2015/36 Karar ... kararıyla; davanın kısmen kabulü ile; 169 ada 1 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisinin 20.07.2012 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.000,00 m2'lik kısmın davacıların veraset ilamındaki payları oranında tarla vasfıyla tapuya tesciline, parselden geriye kalan 6.873,95 m2'lik kısmın ise ... vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline; 169 ada 14 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisinin 20.07.2012 tarihli rapor ve krokisinde (D) harfi ile gösterilen 3.000,05 m2'lik kısmın davacıların veraset ilamındaki payları oranında tarla vasfıyla tapuya tesciline, parselden geriye kalan 41.725,12 m2'lik kısmın ise ... vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.02.2017 tarihli ve 2015/10594 Esas, 2017/747 Karar ... ilamı ile; "eksik inceleme ile karar verildiği, davacılar tarafından delil olarak gösterilen ve dava konusu edilen taşınmazları kapsadığı iddia edilen Teşrin-i Sani 312 tarih 922 nolu tapu kaydı ile Mayıs 327 tarih 382 nolu tapu kaydının revizyon görüp görmediğinin, kadastro tespiti sırasında herhangi bir taşınmaza uygulanıp uygulanmadığının araştırılmadığı, taşınmazların bulunduğu yörede 1949 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında, temyize konu eldeki dava dosyasında davalı bulunan yerlerin de aralarında bulunduğu iddia edilen on altı parça taşınmazın, orman sahası içerisinde bırakıldığı ancak bu yerlerin tapulu malları olduğu iddiasıyla davacılar murisi ... ... ve ... ... tarafından Orman Yönetimine karşı açılan Orman Tahdit Komisyon kararının iptaline ilişkin ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/1393 E- 1951/1147 K ... dosyasında görülen davada, davacıların dayandığı yukarda bahsedilen Teşrin-i Sani 312 tarih 922 nolu tapu kaydının 8 dönüm olup 4 dönümünün tarla 4 dönümünün orman olduğu; Mayıs 327 tarih 382 nolu tapu kaydının ise 30 dönüm olup 3 dönümünün tarla 27 dönümünün orman olduğuna ilişkin karar verildiği, bu mahkeme kararında tarla olarak davacılara ait olduğu belirlenen 7 dönümlük taşınmaz ile temyize konu eldeki dava dosyasında davalı olan taşınmazların aynı olduğu iddia edilmiş ise de bu konuda tereddüt bulunduğu,zira, orman tahdidi dışına çıkartılan toplam 7 dönümlük alanın tarım arazisi olduğu belirtildiği halde eldeki dosyada yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporuna göre davalı taşınmazlardan krokide 14-D harfiyle gösterilen 3.000,05 m²'lik alan üzerinde 100-120 yaşlarında ... ağaçlarının, 1-A harfiyle gösterilen 4.000,00 m²'lik alan üzerinde ise 75-100 yaşlarında ... ağaçlarının bulunduğunun belirtildiği,ağaçların yaşı dikkate alındığında, taşınmazların ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/1393 E. - 1951/1147 K. ... dosyasında tarla olarak değerlendirilmeleri nedeniyle çelişki meydana geleceği,açıklnaan sebeplerle , ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/1393 E- 1951/1147 K. ... dosyasında dava konusu yapılan ve tarla olarak orman tahdit sınırları dışına çıkartılan yerler ile eldeki dosyada dava konusu yapılan yerlerin aynı olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi gerektiğinden sozkonusu dosyanın veya dosya içerisinde bulunan fen ya da harita mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan dava konusu taşınmazları gösterir krokinin ilgili yerlerden sorulmak ve hakim denetiminde titizlikle yapılacak arşiv incelemesi neticesinde bulunarak dosya arasına konulması yeniden keşif yapılarak dava edilen yerlerin aynı yerler olup olmadığının belirlenmesi, dava dosyası veya dosya içerisinde taşınmazları gösterir kroki bulunamaz ise bu sefer davacıların dayandığı eski tapu kayıtlarının 3402 ... Kanunun 20. maddesi gereğince zemine uygulanarak, zeminde tam ve kesin kapsamının belirlenmesi, sınırında orman olduğundan, aynı Kanunun 20/c maddesi gereğince miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmeli, miktar fazlasının sınırdaki ormandan açıldığı kabul edilmesi, tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğunun saptanması halinde ise; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1949 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidi çalışmalarında, kesinleşmiş orman kadastrosu haritası ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların konumu, orman kadastro haritasındaki sınır noktaları kadastro paftası üzerinde çizilmek suretiyle kendilerinden müşterek imzalı krokili rapor alınması ve ayrıca taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu gözetilerek 4785 ... Kanun kapsamında hukuki değer taşıyıp taşımadığı tartışılıp dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların 80-100 yaşlarında karaçam ağaçları ile kaplı olduğu, çevresinin de yine orman ve çamlıklarla kaplı olduğu, bir kısmının da tarlalar bulunduğu, 80 yaşından yaşlı ağaçlarla kaplı olduklarının gözlemlenlendiği, hava fotoğraflarında ve dava konusu alanların genel olarak ..., fidan ve ağaçları ile kaplı olduğu, taşınmazlarda uygulanan tapu kayıtlarda geniş kapsamlı kayıtlar olduğu, belirlenen sınırların uzak sınırlar olduğu, eski kayıtların taşınmazlara tam olarak uygulanmasının da mümkün olmadığı gözlemlenmiş, her ne kadar taşınmazların orman kadastrosu sınırlarında bulunmadığı mütalaa edilmiş ise de yapılan gözlemler sonucunda üzerindeki ... ağaçlarının oluşturduğu ormanlık yapı, ağaçların yaşı ve eğim değerleri göz önüne alındığında uygulanan tapu kayıtları da taşınmazı tam olarak karşılamadığı ve çok geniş ve uzak alanlarda sınırı göstermesi karşısında uygulanmasının mümkün olmaması nedenleri ile davanın reddi ile dava konusu taşınmazların tespit gibi ... vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı öncesi ve sonrası alınan raporlarda ve mahalli bilirkişi beyanlarında dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığının ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/1393 Esas ... kararının da dava konusu taşınmazı kapsadığının belirlendiği buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tapu kayıtlarının tamamının 38 dönüm olup sadece Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında yazılı kısımların değil tapu kaydı kapsmındaki tüm yerlerin davacılar adına tescilinin gerektiğini, davacıların dava konusu taşınmazları 1000 yılı aşkın süredir zilyet ettiklerini, ormanla ilgilerinin olmadığını belirterek hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, tapu kayıtları ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/1393 Esas ... ilamının kapsamında kalıp kalmadıklarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 inci maddesi, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20 nci maddesi, 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun).
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!