8. Hukuk Dairesi 2021/12310 E. , 2023/3704 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/146 E., 2019/66 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili, davacı vekili ve davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında ... köyü 134 ada 9 parsel ... 410,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman kadastrosu sırasında 2/B niteliğiyle orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle fındıklık niteliğiyle beyanlar hanesine ... oğlu ... ... zilyetliğinde olduğu; 134 ada 10 parsel ... 461,92 m² ve 134 ada 11 parsel ... 9.590,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ise yine orman kadastrosu sırasında 2/B niteliğiyle orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle sırasıyla fındıklık ve bahçe niteliğiyle beyanlar hanelerine ... ... zilyetliğinde yazılmak suretiyle Hazine adına tespit edilmiş, tespite ... Belediye Başkanlığı tarafından itiraz edilmiş, Kadastro Mahkemesinin 08.04.1993 tarihli ve 1992/95-34 ... kararıyla feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz edilmeksizin 28.06.1993 tarihinde kesinleşmesi üzerine taşınmazlar tapu siciline kaydedilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 134 ada 9, 10 ve 11 parsel ... taşınmazların bir bütün olarak 1930 yılından beri babası ... ...'in kullanımında olduğunu, babasının 1978 yılında ölümü ile kardeşler arasında yapılan taksimde taşınmazın kendisine kaldığını ancak 1992 yılında yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazların Hazine ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, dava konusu taşınmazların adına tescilini istemiş, 30.11.2012 tarihli keşif sırasında 9 parsel ... taşınmazla ilgili davasından vazgeçmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan Hazine davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalılardan ..., ... ve ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul ettiklerini, dava konusu taşınmazların davacı ...'e ait olduğunu beyan etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2013 tarihli ve 200/51 Esas, 2013/348 Karar ... kararı ile, 10 ve 11 parsel ... taşınmazlara yönelik davanın kabulü ile, taşınmazların ... ... mirasçıları adına tesciline, 9 parsel ... taşınmaz ile ilgili olarak davadan feragat edilmiş olmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılardan Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.5.2015 tarihli ve 2015/5547 Esas, 2015/4756 Karar ... kararıyla, çekişmeli ve temyize konu 134 ada 10 ve 11 parsel ... taşınmazların, 1992 yılında yapılan kadastro sırasında 6831 ... Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle, Hazine adına tespit edilmiş olmalarına rağmen orman tahdidine ilişkin tutanak ve haritaların orman bilirkişisi yardımıyla zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olup olmadığının, orman tahdidi dışında kalması durumunda ise zilyetlikle edinme koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığının yöntemince araştırılmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli 134 ada 10 ve 11 nolu parsel ... taşınmazların bulunduğu yerde 23.05.1980 tarihinde askı ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 12.04.1994 tarihinde askı ilanı yapılarak kesinleşen sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile sınırlandırması evvelce yapılmış ormanlarda 2/B uygulamasının yapıldığı, dava konusu taşınmazlardan 134 ada 10 parselin öncesinde orman kadastro komisyonu tarafından Devlet ormanı olarak sayıldığı, orman vasfını kaybettiği için 2/B uygulaması neticesi orman sınırları dışına çıkarıldığı, 134 ada 11 parsel ... taşınmazın fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen kısmının orman kadastro komisyonu tarafından devlet ormanı olarak sayıldığı, 2/B uygulaması yapılarak orman sınırları dışına çıkarıldığı, çekişmeli taşınmazların bu kısımların 2/B sahası içinde kaldığı, 2/B uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkartılan yerler olduğu anlaşıldığından bu kısımlar yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, 134 ada 11 parselin A harfi ile gösterilen 2.027,66 m2'lik kısmının orman kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayan yer olarak sınırlandırıldığı, bu kısmın tarım arazisi olup davacı ile murisleri tarafından en az 50-55 yıldır fındıklık olarak malik sıfatı ile nizasız, fasılasız kullanıldığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden de olmadığı, orman ile ilgisinin bulunmadığı, davacı lehine zilyetlikle edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkii, 134 ada 10 parsel ... taşınmaz yönünden davanın reddine, 134 ada 11 parsel ... taşınmazın A harfi ile gösterilen 2.027,66 m2'lik kısmın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptaline, iptaline karar verilen taşınmaz kısmının fındıklık vasıtasıyla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, B harfi ile gösterilen 7.562,34 m2'lik kısmın davalı Hazine uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili, davalılardan Hazine vekili ve davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ret kararı verilen taşınmazlarla ilgili olarak da zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalılardan Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın kabul kararı verilen kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine kabul kararı verilen 11 parsel ... taşınmazın muris ... ...’e ait olduğunu ve tüm mirasçılar adına tescil kararı verilmesi gerektiği gibi ret edilen kısımların da ... ... kullanımında olması nedeniyle kabul kararı verilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığı, orman vasfında değil ise davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun), 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun), 4721 ... Türk Medeni Kanunu (4721 ... Kanun)
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalılardan Hazine vekilinin tüm, davalılardan ...'in aşağıdaki husus dışındaki diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların bir bütün olarak 1930 yılından beri babası ... ...'in kullanımında olduğunu, babasının 1978 yılında ölümü ile kardeşler arasında yapılan taksimde taşınmazın kendisine kaldığını ancak 1992 yılında yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına tescil edildiğini açıklayarak, taşınmazların adına tescilini istemiş, 03.07.2013 tarihli duruşmada ise ... ... mirasçıları adına tescil isteğinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince 08.07.2013 tarihli ve 2000/51 Esas, 2013/148 Karar ... kararla taşınmazların ... ... mirasçıları adına tesciline ilişkin karar verilmiş ve bu karar davacı ... tarafından temyiz edilmemiştir.
Hal böyle olunca, 08.07.2013 tarihli karar ile oluşan kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle, kabul kararı verilen taşınmazın A ile gösterilen kısmına ilişkin olarak ... ... mirasçıları adına hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde sadece ... adına tescil hükmü kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalılardan Hazine vekilinin tüm, davalılardan ...'in diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!