WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/12203 E.  ,  2023/3729 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/1 E., 2019/37 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz ve kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Dava ilk olarak ... Kadastro Mahkemesinde 2009/2 Esas numarası ile açılmış olup mahkemenin kapatılması üzerine dosya ... Kadastro Mahkemesinde 2012/6 Esas numarasını almıştır. Mahkemece verilen kararın bozulması üzerine dosya şimdi ki esasını almıştır.

2. Davanın konusu; ... ili ... ilçesi ... Köyü doğusu: ... Serçe, batısı ve kuzeyi: Ramazan ..., güneyi: Uzali ile çevrili yaklaşık 60 dönüm yere ilişkindir. Dava esnasında dava konusu edilen yerde kadastro çalışması yapılmış olup taşınmazın 1132, 1133 ve 1058 parseller içeriside kaldığı tespit edilmiştir. 1132 parsel 2.281,48 m2 ve 1133 parsel 5.950,48 m2 kayısı bahçesi vasfıyla senetsizden vergi kaydı bulunmamakla 23.02.2012 tarihinde ... ve ... adlarına tespit edilmişseler de eldeki dava nedeniyle malik haneleri boş bırakılmıştır. 1058 parsel ise 176.758,66 m2 orman vasfıyla 24.07.2012 tarihinde ormanın tescili yoluyla tam hisse ile Hazine adına kayıtlı olup şerhler bölümünde eldeki davada davalı olduğu ve 71 nolu Orman Kadastro Komisyonu'nun 19.03.2009 tarihinde sonuçlandırdığı orman kadastro tutanağına istinaden ihdas sonucu oluştuğu yazılmıştır.

3. Davacılar ... ve ... dava dilekçelerinde; ... Köyünde yapılan orman kadastro çalışmaları sonucunda atadan-dededen kalma yerlerin orman alanı içerisine alındığını, taşınmazın hiç bir zaman orman olmadığını, taşınmaza ilişkin vergi kayıtları olduğunu, 20 yıllık üzüm bağı olduğunu, 7 yaşlarında 250 adet kayısı ağacı olduğunu, 100 yılı aşkın süredir zilyetliklerinde olduğunu, tarım arazisi olarak kullanıldığını, bu nedenle yapılan işlemin iptali ile 1-10 nolu Os sınırları içerisinde kalan dava konusu yerin adlarına tespit ve tescilini talep etmişlerdir. Davacılar 17.11.2009 tarihli celsede Osmanlı tapu kaydı ve vergi kaydı olduğunu, kendilerini bildi bileli atalarının ve kendilerinin kullandığı, 1991 yılında da babası ve kardeşlerinin kendilerine sattığını beyan etmişlerdir.

II. CEVAP
1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin orman olduğunu, özel mülkiyete konu olmadığını ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2013 tarihli ve 2012/6 Esas ve 2013/20 Karar ... kararı ile tüm dosya kapsamı, keşif, mahalli blirkişi beyanı, teknik bilirkişi raporu, ziraatçı ve ormancı bilirkişi raporları göz önünde bulundurularak davacıların davasının kabulüne, 1132, 1133 nolu parseller ile 1058 nolu parselde (A) harfi ile gösterilen 42.000 m2'lik bölümün bu parselden ifrazı ile ayrı parsel numarası ile eşit olarak ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.09.2014 tarihli ve 2014/4392 Esas, 2014/7871 Karar ... ilamı ile Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma, taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme noktasında yeterli olmadığı, Mahkemece alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazların 1952 tarihli memleket haritasında çalılık olarak gözüktüğü belirtilmesine rağmen en eski tarihli hava fotoğrafı getirtilerek taşınmazların konumunun belirlenmediği, aynı zamanda davacılar yararına 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesinde belirtilen zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan araştırmanın da yetersiz olduğu, dava altı aylık sürede gerçek kişiler tarafından açılan orman kadastrosu çalışmasına itiraz davası olduğuna göre, Mahkemece orman tahdidine itiraz yönünden bir karar verilmesi, tescil talepleri yönünden ise görevsizliğe karar verilmesi, usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda 02.07. 2012 tarihli tutanaklar ile 1132 ve 1133 numaralı parsel numarası altında tespitlerinin yapıldığı, davanın tespit tarihinden evvel açıldığı, daha önce yapılan keşif zaptındaki beyanlar ile Mahkememizce verilen kararın Yargıtay tarafından bozulması sonrasına yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile keşfe katılan ..., ziraat ve jeodezi ve fotogrametri bilirkişilerinin raporları dikkate alınarak orman sayılmayan yerlerden olduğu, bu parsellerin davacıların uzun zamandır zilyetliklerinde olduğu, yine devlet ormanı içerisinde kaldığı 24.07.2012 tarihli zabıt ile de anılan devlet ormanının kadastro tutanağı düzenlenmeden 71 nolu orman kadastro komisyonunun 19.03.2009 tarihinde sonuçlandırdığı orman kadastrosu tutanağına istinaden ihdas sonucu 1058 parsel numarası ile tapu kütüğüne tescil edildiği, dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında kadastro tespitinden önce orman kadastrosu yapılarak kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalması sebebiyle kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlara ilişkin davalara bakma görevinin 3402 ... Kanun'un 26/4 üncü maddesi hükmünce genel mahkemelerin görev alanına girdiği Kadastro Mahkemesinin davaya bakmaya görevli olmadığı, ancak dava konusu 1058 numaralı orman parselinin Yargıtay bozma ilamı gereğince yapılan keşif ve bilirkişilerce sunulan raporlar sonucunda orman sayılmayan yerlerden olduğu sonuç ve kanaatine varılan fen raporunda A ve B ile gösterilen kısımlarının orman dışına çıkarılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne kısmen reddine; ... ili ... ilçesi ... Köyü Sehitarla Mevkii 1132 ve 1133 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, davacılar adına olduklarının tespitine, 1/2 şer hisseli olarak tapuya tescillerine; Mahkemece 1132 ve 1133 parsel ... taşınmazlar açısından verilen karar kesinleştiğinde dosya ve eklerinin ilgili Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine, ... ili ... ilçesi ... Köyü 1058 orman parselinin dosyadaki 19.09.2017 tarihli Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi Abdullah Akyüz tarafından sunulan raporda A ve B ile işaretlenen kısımların orman sınırları dışına çıkarılmasına, 1058 orman parselinin dosyadaki 19.09.2017 tarihli Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi Abdullah Akyüz tarafından sunulan raporda A ve B kısımları hakkındaki tescil talebi yönünden davanın reddine, mahkemenin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1132 ve 1133 parseller yönünden davanın kabulüne karar verildiği halde vekalet ücretine hükmedilmediğini, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakıldığını, 1058 parsel yönünden görevsizlik kararının hatalı olduğunu, Kadastro Mahkemesinin görevli olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın tümden kabul edilmesi gerektiğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; orman bilirkişilerinin raporunun bir çok yerinde orman olduğunun belirtildiğini, orman olan yerlerin kazanılamayacağını, orman dışına çıkarma ve 2/b işlemleri hususnda yetkili kişi ve kurumların mevzuatta belirtildiğini, mahkeme görev ve yetkisi kapsamında olmadığını, taşınmazlar orman olmasa dahi zilyetlik koşullarının oluşmadığını , mahkemece taşınmazın A, B, C diye bölerek orman bütünlüğünün bozulduğunu, davanın kısmen reddine karar verildiği halde idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerlere ilişkin zilyetlik ve imar ihya koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu yerlerin orman sayılan, 2/b vasfında ve ormandan açılma olduğu belirtildiğinden özel mülkiyete konu olamayacağını, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, orman kadastrosuna itiraz ve kadastro tespitine itiraz istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
Dosya kapsamında yapılan incelemede; mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından dava konusu taşınmazların davacılara babaları tarafından 1991 yılında hibe edildiği, o zamandan beri davacıların taşınmazları bağ ve bahçe olarak kullandıkları, babaları ...'in ise bundan önce 20-30 yıllık süre içerisinde taşınmazları arpa ve buğday ekerek kullandığı beyan edilmiş; bozma öncesinde 2013 yılında yapılan keşif sonrası alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazların 50-60 yıldan fazla zamandır ıslah edilerek tarım arazisi özelliği kazandıkları, taşınmazlar üzerinde 25 yaşlarında kapama üzüm bağı, 10-15 yaşlarında kayısı ağaçları bulunduğu; orman bilirkişi raporunda ise dava konusu 1132 ve 1133 parsellerin orman kadastro çalışmalarında ... renkli alanda, 1058 parselin ise dava konusu edilen kısmının ise yeşil renkli orman alanında olduğu, dava konusu yerlerin memleket haritasında da çalılık rumuzu ile gösterildiği tespit edilmiş; bozma sonrasında 20.11.2017 havale tarihli ziraat bilirkişi raporunda 1132 parsel üzerinde 20-25 yaşlarında kayısı ağaçları ve üzüm bağları olduğu, 1133 parsel ve 1058 parselin A ve B harfli kısımları üzerinde 20-25 yaşlarında üzüm bağı, 10-12 yaşlarında kayısı ağaçları olduğu, kadimden orman özelliği gösteren makilik olduğu, 1980 yıllarından sonra imar edilerek tarıma uygun hale getirildiği, 1990 yıllarında kayısı ağaçları üzüm çubukları dikildiği, eğimin %3-5 olduğu; yine 07.08.2017 havale tarihli orman yüksek mühendisi bilirkişilerinin raporunda 1956 yılı memleket haritasında hali arazi niteliğinde çalılık rumuzu ile gösterilen maki ağaççıkları ve çal olduğu, herhangi bir tarımsal faaliyetin bulunmadığı, 1988 yılı memleket haritasında yapraklı ağaç rumuzu ile gösterildiği, yer yer açık yer yer makilik olduğu, 1985 yılı hava fotoğraflarında münferit halde ağaçlar ile orman olmayan hali arazi niteliğinde olduğu, 2004 yılı memleket haritasında yapraklı ağaç rumuzu ile gösterildiği kısmen meyve bahçesi olduğu, 1999 yılı hava fotoğrafında yapraklı meyve ağaçları ile bir kısmı üzerinde işlendiği ve tarla olarak kullanıldığı, 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) kapsamında taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, ancak 1980 yılından evvel orman vasfını yitirdiği tespit edilmişse de taşınmazların evveliyatı orman olup 07.08.2017 tarihli orman bilirkişilerince düzenlenen raporda özellikle 1999 yılı hava fotoğrafı incelendiğinde her ne kadar taşınmazlar üzerinde yapraklı meyve ağaçları bulunduğu, ziraat bilirkişisince ağaçların en yaşlılarının 20-25 yaşlarında olduğu belirtilmişse de 1058 parselin orman olduğu belirtilen ve dava konusu edilmeyen kısmı ile dava konusu 1132, 1133 ve 1058 parselin A ve B kısımlarının görünümü arasında herhangi bir fark bulunmadığı, dolayısıyla 1999 yılından davanın açıldığı yıl olan 2009 yılı itibariyle 20 yıllık süre de dolmadığından kazanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

O halde; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 ... Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacılara iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.