8. Hukuk Dairesi 2021/11957 E. , 2023/3827 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/59 E., 2019/24 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında 102 ada 8 parsel ... 1.322,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kargir ev ve ahşap ahır ve fındık bahçesi vasfında,102 ada 14 parsel ... 829,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz fındık bahçesi vasfında, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/122 esas ... dosyasında davalı olmaları nedeniyle malik haneleri açık olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı ... dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Beldesi ... mevkiinde bulunan 102 ada 5 parsel ... taşınmaz sınırları içinde kalan 1000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 15 yıla yakın zamandan beri zilyetliğinde bulunduğunu ve üzerinde 20 yaşında fındıklarının mevcut olduğunu, birleştirilen dosyanın davacısı ... ise aynı parsel içinde yer alan ve üzerinde kendisine ait ev ve ahır bulunan 1300 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 30 yıla yakın zamandır zilyetliğinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazların Hazine adına olan tescilinin iptali ile kendi adlarına tescil edilmesini talep etmiş iken, bilahare mahkemeye sundukları dilekçelerde ve duruşma sırasındaki beyanlarında dava dilekçelerinde dava konusu ettikleri taşınmazların sehven 102 ada 5 parsel içinde olduğunu belirttiklerini, dava konusu taşınmazların tapuda kayıtlı olmayıp kadastro sırasında tescil harici bırakılan alan içinde kaldığını belirterek kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanarak dava konusu taşınmazların kendi adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan doğusunda ...'ın kullanımındaki 2/B vasfı ile Hazine adına tescil edilen 102 ada 5 nolu parsel, kuzeyinde yol, güneyinde ve batısında tescil harici bırakılan alan olan fen bilirkişisinin 22.06.2012 tarihli raporunda B harfi ile belirtmiş olduğu 1548,63 m2lik taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan kuzeyinde yol, güneyinde batısında ve doğusunda tescil harici bırakılan alan olan fen bilirkişisinin 22062012 tarihli raporunda A harfi ile belirttiği 1022,90 m2lik taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek ilk Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek ilk Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığına ve davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3402 ... Kanun'un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri ile 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun)713/1 nci maddesi
3. Değerlendirme
Mahkemece yazılı şekilde karar verilmişse de dosya kapsamından; davacıların açmış olduğu tescil davası hakkında Asliye Hukuk Mahkemesince 2015/122 Esas 2015/164 Karar ... dosyasında 03.11.2015 tarihinde karar verildiği, söz konusu kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay'a gönderildiği, 18.09.2017 tarihinde ise 102 ada 8 ve 14 parseller hakkında, bahsedilen dosyada davalı oldukları gerekçesiyle malik hanesi açık olarak kadastro tutanağı düzenlendiği ve daha sonra tutanakların kadastro mahkemesine gönderildiği, ancak maddi hata sonucu Asliye Hukuk Mahkemesince 2015/122 Esas 2015/164 Karar ... kararının Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk dairesinin 22.10.2018 tarihli ve 2018/2452 Esas 2018/6631 Karar ... ilamıyla onandığı ve taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmadığından Mahkemece 01.12.2018 tarihinde kesinleştiğine dair şerh verildiği anlaşılmaktadır.
3402 ... Kanun'un 26 ncı maddesinin 4 üncü Fıkrasına göre kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlamakta olup, aynı kanunun 27 nci maddesine göre "Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur." Somut olayda, 18.09.2017 tarihinde dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği, Asliye Hukuk mahkemesinde görülmekte olan tescil davasının bu tarihte henüz kesinleşmediği anlaşılmış olup, söz konusu dava dosyasının anılan kanun hükümleri uyarınca kadastro mahkemesine devredilmesi ve yargılamaya kadastro mahkemesinde devam edilerek kadastro mahkemesince sicil oluşturulması gerekmekte iken Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Asliye hukuk mahkemesi kararının onanması ve mahkemece kararın kesinleştirilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan söz konusu kesinleşme işlemine değer verilmesi düşünülemez.
Genel mahkemede açılan dava devam ederken bölgede kadastro çalışması yapılması neticesinde dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle davada 3402 ... Kanun'un 30/2 nci maddesi şartları mevcut olduğundan Mahkemece, 3402 ... Kanun'un 30/2 nci maddesi uyarınca gerçek hak sahibi re'sen belirlenecek ve davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebilecektir. Ayrıca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkilidir.
Bu nedenle mahkemece öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesinden devreden davanın kapsamı o dosyada hükme esas alınan bilirkişi rapor krokisi uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazın hangi kadastral parsellere isabet ettiği belirlenerek tutanak asıllarının dosya arasında bulunmaması halinde davalı hale getirilerek dosya arasına alınmalı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile yöreye ait en ve (tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait) eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınarak taşınmazın orman tahdidine göre konumu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Ayrıca keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 ... Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve ... olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, gerçek hak sahibi belirlenerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi,
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!