8. Hukuk Dairesi 2021/11915 E. , 2024/3543 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/66 E., 2019/84 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil ..., davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1981 yılında yapılan Kadastro sırasında, ... köyü 72 parsel sayılı 17.430 m2 yüzölçümündeki taşınmaz; Mart 1977 tarih 108 sıra numaralı tapu kaydı ve 82 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile taşınmazın, tapu kayıt malikleri olan ... ve müştereklerinin zilyetliklerinde olduğu, tapu kaydının önceki maliki olan ...karısı ... ’ün 72 ve 73 parselleri bir bütün olarak kullanırken 1939 yılında ikiye böldüğü, 72 parseli kendi üzerinde bıraktığı, 73 parseli ise, 05.04.1939 tarih 360 numaralı noter satış sözleşmesi ile ... eşi ...’ya satıp teslim ettiğinden söz edilerek 72 parsel ... çocukları ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.
... ve arkadaşlarının itirazları üzerine tapulama komisyonu 1991 tarihli kararı ile; çekişmeli taşınmazın (C) ile işaretlenen 5.600 m2 yüzölçümlü bölümünün 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde olduğu, 1987 yılında bu yerin Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından söz edilerek tespitin iptaline, taşınmazın (A) ve (B) ile işaretlenen sırasıyla 7.480 m2 ve 4.290 m2 yüzölçümlü bölümlerinin ... çocukları ..., ... ve ... adlarına tesciline, (C) ile işaretlenen 5.660 m2 yüzölçümlü bölümünün tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (C) ile işaretlenen bölümlerin tapu kütüğünün beyanlar hanesine "Bu parselin tamamı 120 pay itibariyle 51 payı ... oğlu ..., 3’erden 9 payı ... çocukları ..., ..., ..., 20’şerden 60 payı ... çocukları ..., ... ve ...’ın kullanımındadır" ibaresinin yazılmasına karar verilmiştir.
Davacılar ... çocukları ..., ... ve ...; çekişmeli 72 parsel sayılı taşınmazın (C) ile işaretlenen bölümünün tespite esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığını orman olmadığını ileri sürerek adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır.
Davacılar ..., ... ve ...; çekişmeli 72 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının kökündeki maliklerden ... oğlu ... ...’nın oğlu ...’nın dul olarak öldüğü geride kızı ...’nin kaldığı, kendilerinin de ...’nın mirasçıları oldukları, bu yönde sulh hukuk mahkemesinin 1961/1827-1768 sayılı veraset ilamının bulunduğu, taşınmazın (C) ile işaretlenen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu komisyon kararının iptal edilerek miras payları oranında adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır.
Orman Yönetimi; çekişmeli taşınmazın orman olduğu, ... ve arkadaşları; çekişmeli taşınmaza uygulanan tapu kaydının kök maliklerden ... oğlu ... ...’nın çocuğu ...’nın mirasçılarından oldukları iddiası ile davaya katılmışlardır.
Davacılar ... ve arkadaşları; davanın devamı sırasında çekişmeli taşınmazı ve dava dışı 73 parsel sayılı taşınmazı bir bütün olarak ... kızı ... ’ün 1939 yılında 05.04.1939 tarih 360 numaralı noter satış sözleşmesi ile miras bırakanlar olan ...’ya satıp teslim ettiğini, taşınmazların satış tarihinden bu yana kendilerinin zilyetliğinde olduğunu iddia etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince, davacıların davalarını ispatlayamadıkları, kadastro komisyon kararının doğru olduğu gerekçesi ile dava konusu taşınmazın kadastro komisyon kararında olduğu gibi fen bilirkişiler ... Pala ve Sezgin Ekin tarafından düzenlenen raporda (A) ve (B) ile işaretlenen sırasıyla 7.491,26 m2 ve 4.661,92 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tespit malikleri adlarına, (C) ile işaretlenen 5.550,28 m2 yüzölçümlü bölümünün Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm ..., Hazine, ... ve arkadaşları, katılan davacılar ve bir kısım davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2007/1972 Esas, 2007/4991 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “... mahkemece, davacıların davalarını ispatlayamadıkları, tapulama komisyon kararının doğru olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın tutanak içeriği ile keşifte dinlenen yerel bilirkişi anlatımı arasında çelişki oluştuğu halde, mahkemece çekişmeli taşınmazın kadastro tespit bilirkişileri ve kadastro komisyonu tahkikat tutanağında dinlenen bilirkişilerin re'sen tanık sıfatıyla dinlemeden yetersiz gerekçe ile karar verildiği, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davanın devamı sırasında çekişmeli taşınmazı ve dava dışı 73 parsel sayılı taşınmazı bir bütün olarak ... kızı ... ’ün 1939 yılında 05.04.1939 tarih 360 numaralı noter satış sözleşmesi ile miras bırakanları olan ...’ya satıp teslim ettiğini, taşınmazların satış tarihinden bu yana kendilerinin zilyetliğinde olduğunu iddia ettikleri halde mahkemece bu yönde hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığı, Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesinin 2005/55-2006/129 Esas sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan Orman Bilirkişisi ... Sağlam tarafından düzenlenen raporda; 1987 yılında yapılan aplikasyonun yanlış yapıldığı tespitinin yer aldığı, temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan ve Orman Bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ekindeki krokide 1987 yılında yapılıp temyize konu dava dosyası sebebiyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B haritası ile uyumlu hat uygulaması yapıldığı, taşınmazın (C) ile işaretlenen bölümünün 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası içinde iken 1987 yılında yapılıp kesinleşmeyen 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldıklarının açıklandığı, temyize konu dava sebebiyle 2/B uygulaması kesinleşmediğinden çekişmeli taşınmazın 2/B ile orman rejimi dışına çıkarıldığı belirtilen bölümünün 2/B koşullarını taşıyıp taşımadığı yönünde açıklamada bulunulmadığı, dosyada 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve ilgili OTS.'lere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları bulunmadığından orman raporları denetlenemediği,bu durumda, temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu karar vermeye yeterli olmayıp, çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritasındaki konumu ile ilk orman kadastrosu ile temyize konu dosya nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon arasında çelişki bulunup bulunmadığı yönünde duraksama oluştuğu, belirtilerek yeniden keşif yapılması taşınmazın kesinleşen orman kadastro haritasına göre konumununn belirlenmesi,aplikasyon sınırı ile orman kadastro sınırının çakıştırışması, aplikasyonla orman sınırı değiştirilemeyeceğinin düşünülmesi, yapılacak bu uygulama sonucunda taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kalan bölümlerinin varlığı saptandığı takdirde, dayanak Ekim 1320 Yoklama 43 sıra numaralı tapu kaydı ve 82 yazım numaralı vergi kaydı yöntemince zemine uygulanması, çekişmeli taşınmazın ... tarafından 1939 tarihinde ...’ya satılıp satılmadığı, 05.04.1939 tarih 360 numaralı noter satış sözleşmesinin çekişmeli yere ilişkin olup olmadığı, davacılar ... ve arkadaşları ile katılan davacılar ... ve arkadaşlarının, dayanak Ekim 1320 Yoklama 43 sıra numaralı tapu kayıt maliklerinden Sarı ... oğlu ... ...'nın çocuklarından ...'nın mirasçıları olup olmadıkları, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ne zaman, ne şekilde başladığı, kaç yıl, ne şekilde, kimler tarafından devam ettirildiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınması" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davacı ..., ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, birleşen 1991/14 Esas sayılı dosya davacıları ..., ... ve ... tarafından açılan davanın kısmen kabul- kısmen reddine, müdahiller ..., ..., ... ve ...'in taleplerinin reddine, ... beldesi, ... mahallesi 72 parsel sayılı taşınmaza ait Tapulama Komisyon Tespitinin iptaline; 15.06.2015 havale tarihli fen bilirkişisi ...Aydın'ın dosyaya sunduğu rapor ekindeki krokide (72/A) ile gösterilen 13382,73m2' lik kısmın tarla niteliğinde ... mirasçıları adına tespit ve tesciline, aynı krokide (72/B) ile gösterilen 4320,35 m2'lik kısmın tarla niteliğinde ..., ..., ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hükmün Hazine, ... ve asli müdahiller ..., ... tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm aynı Dairenin 18.12.2018 tarihli, 2018/2069 Esas, 2018/8323 Karar sayılı ilamı ile Orman İdaresinin katılma talebi ile ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmediği gerekçesi ile sair hususlar incelenemeksizin bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ..., ... mirasçıları ve ... tarafından açılan davanın reddine, birleşen 1991/14 Esas sayılı dosya davacıları ..., ... ve ... tarafından açılan davanın kısmen kabul- kısmen reddine, asli müdahiller ..., ... ... mirasçıları, ... mirasçıları ve Orman İdaresinin taleplerinin reddine, 72 parsel sayılı taşınmaza ait tapulama komisyon tespitinin iptaline; 15.06.2015 havale tarihli fen ilirkişisi ...Aydın'ın dosyaya sunduğu rapor ekindeki krokide (72/a) harfi ile gösterilen 13382,73m2' lik kısmın tarla niteliğinde 123 ada 82 parsel olarak ... mirasçıları adına, aynı krokide (72/b) harfi ile gösterilen 4320,35 m2'lik kısmın tarla niteliğinde ... ve paydaşları adına tesciline adına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verildiyse de eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur.
Kural olarak; orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastrosu, harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir ise de, o yerde köy ya da belde sınırlarının tümünü kapsayan (seri bazda olmayan) orman kadastrosunun yapılması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Orman kadastrosunun köy ve belde sınırı esas alınmak sureti ile yapılması ilk kez 6831 sayılı Kanun'da değişiklik yapan 1973 tarihinde yürürlüğe giren 1744 sayılı Kanun'da öngörülmüş ve 8 inci maddenin 3 üncü fıkrasında; “orman kadastrosu belde ve köy sınırları esas alınmak sureti ile bu sınırlar dahilinde kalan bütün ormanları kapsayacak şekilde yapılır” hükmü getirilmiştir. Bu hüküm gözetilmeden seri bazda yapılan orman kadastrosunda, köy ve belde sınırları esas alınıp o yerin içindeki tüm taşınmazlar değerlendirilmediğinden çekişmeli taşınmazların/taşınmazın orman olup olmadığının 4785, 5658 sayılı Kanun'lar ile 05.11.2003 tarihli ve 4999 sayılı Kanun'la ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.
Ne var ki; çekişmeli taşınmaz seri bazda yapılan orman kadastrosunda orman hattının sınırında ise veya çalışma tutanaklarında çekişmeli taşınmazdan bahsedilip orman olmadığı yönünde bir inceleme yapılarak orman hattı oluşturulmuş ise artık bu taşınmaz açısından geçerli bir orman kadastrosunun olduğu ve taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kaldığını kabul etmek gerekir.
Bilindiği gibi, aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur. Aplikasyon işlemi yeni bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın olduğu yerde ilk orman kadastrosu 1964 yılında seri bazda yapılarak kesinleşmiş, daha sonra 1987 yılında aplikasyon ve 2/B çalışması yapılmış ancak bu çalışma yargılama sırasında yapıldığından henüz kesinleşmemiştir. İlk Derece Mahkemesince bu çalışmalara ilişkin taşınmazı ilgilendiren çalışma tutanakları, orman kadastro haritası ve işe başlama, işi bitirme ve askı ilanları dosya içerisine alınmak sureti ile bilirkişi raporları denetlenmemiş,1987 yılında çalışma yapan komisyonun orman kadastrosu yapma yetkisi bulunup bulunmadığı, taşınmazın orman sınırı içinde kalıp kalmadığı, kalıyorsa hangi kısmının hangi çalışmada orman sınırı içine alındığı, 1987 yılında çalışma yapan komisyonun sadece aplikasyon ve 2/B yetkisi ile çalışıp taşınmaz için yeni bir orman sınırlandırması yapmadığı anlaşıldığı takdirde aplikasyon ile ile il orman tahdit hattıının uyumlu olup olmadığı, 1964 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazı ilgilendiren orman kadastro tutanaklarında ilgili orman sınır noktaları tarif edilirken taşınmazın orman olup olmadığı değerlendirilerek mi orman sınırı dışında bırakıldığı, yoksa hiç değerlendirilemeden yani orman kadastrosuna tabi tuttulmadan mı dışarda bırakıldığı hususlarının hiçbiri değerlendirilmemiştir.
Bu nedenlerle; Mahkemece, öncelikle 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve çekişmeli taşınmazlarla ilgili OTS.lere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve 1987 yılında yapılan aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları, işe başlama, işi bitirme, askı ilan tutanakları ve orman tahdit haritaları orman idaresinden, çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellerin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanak vergi kayıtları özel idare müdürlüğünden, dayanak tapu kayıtları tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bir jeodezi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 1964 ve 1987 yıllarına ait orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası tutanakları sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve orman kadastro tutanağında tarif edilen en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı bir bir arazide bulunup röperlenmeli, aplikasyonda orman sınır hatlarının değiştirilip değiştirilmediği belirlenmeli, değiştirildiyse bunun nedenleri üzerinde durulmalı, orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil ilk orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanaklarında yön ve mesafe olarak tarif edilen ve hava fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edileceği bilinmeli, aplikasyon ile ilk tahdit haritası arasındaki bu çelişkinin nereden kaynaklandığı, orman kadastrosunda kullanılan hava fotoğraflarından, yöreye ait eski tarihli pafta ve haritalardan ve ulaşılabilen tüm kaynaklardan da yararlanılmak suretiyle belirlenmeli, bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumunu gösteren orman kadastro haritası ile irtibatlı, orman kadastro haritası, aplikasyon ve 2/B haritaları ile çekişmeli taşınmazların genel arazi kadastro paftalarının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle çekişmeli parsellerin en az 10-15 adet orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına, aplikasyon ve 2/B haritasına göre konumunu gösteren ortak imzalı ölçekli kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın hangi kısmının hangi çalışmada orman sınırı içine alındığı, orman tahdit hattı ile aplikasyon hattı arasında uyumsuzluk olup olmadığı, orman sınırı dışında kalan taşınmaz bakımından çalışma tutanakları okunarak orman olmadığı yönünden bir inceleme yapılmak sureti ile mi dışarda bırakıldığı yoksa orman olup olmağının hiç mi incelenmediği, orman kadastro çalışmasına ilişkin tutanaklarda kadastro sırasında tespite esas alınan Mart 1977 tarih 108 sıra numaralı tapu kaydı ya da geldi kayıtları bakımından bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı, taşınmaz seri bazda yapılarak kesinleşen orman sınırları içindeyken, 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanacak alanlar için 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği belirlenmeli, kendi haline bırakıldığında orman yetişip yetişmeyeceği, orman olarak ya da tarım alanı olarak muhafazasının ekonomik olup olmayacağı, teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor alınmalı, taşınmaz ilk kez 1987 yılında yapılan çalışmada orman olarak sınırlandırılmış ve kısmen 2/b ye ayrılmış ise davanın hem orman kadastrosuna itiraz hem 2/B ye itiraza dünüşeceği gözetilerek en eski ve 1981 yılına en yakın tarihli tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları incelenerek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve usulü kazanılmış haklar gözetilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır .
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine ve davalı ... İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!