WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/11696 E.  ,  2023/5079 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1999/78 E., 2015/347 K.
KARAR : Davacı ...'in davasının kısmen kabulüne, asli müdahiller ..., ..., ... ve ...'nin davalarının kabulüne arkadaşları

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'in davasının kısmen kabulüne, asli müdahiller ..., ..., ... ve ...'nin davalarının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... mirasçıları davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında ... ili ... Köyü çalışma alanında bulunan 195, 257, 411, 412, 413 ve 419 parsel sayılı sırasıyla 4.870.00, 2.530.00, 1.410.00, 1.610.00, 2.100,00 ve 590,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, ifraz, irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 195, 412 ve 419 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 257 ve 411 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 413 parsel sayılı taşınmaz ise ... adına tespit edilmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve müvekkili adına tescilini istemiştir.
3. ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini ve terekenin mirasçılar arasında taksim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve müvekkillerinin miras payları oranında adlarına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...; dava konusu taşınmazı ... 'ten satın aldığını ve satın aldığı tarihten beri zilyetliğinde bulunduğunu, babasından kalmadığını belirtmiştir.
2. Davalılar ... ve ...; dava konusu taşınmazların babalarından kaldığını ve davacı ... ile asli müdahillerin haklarının bulunmadığını belirterek, taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.07.1998 tarihli ve 1996/12 Esas, 1998/2 Karar sayılı kararı ile; davacı ve asli müdahillerin davalarının reddine, çekişmeli 257 ve 411 parsel sayılı taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adına; 195, 412 ve 419 parsel sayılı taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adına; 413 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 10.07.1998 tarihli ve 1996/12 Esas, 1998/2 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekili ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesinin 07.06.1999 tarihli ve 1999/1470 Esas, 1999/2491 Karar sayılı kararıyla; "çekişmeli taşınmazların Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/137 sayılı dosyasında dava konusu iken ayrılmak suretiyle Kadastro Mahkemesine gönderildiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.09.1992 günlü oturumunda davacı ... vekilinin 195, 412 ve 419 parsellerin tespit maliki ... mirasçılarınının ...'in 1/32 payının bulunduğunu ve davayı aynen kabul ettiklerini bildirdiği ve bu konuda ... 3 üncü Noterliğince düzenlenen 28.05.1992 gün ve 5613 sayılı muvafakatname ibraz etmiş olduğu halde mahkemece bu konunun değerlendirilmediği, yine davacı ..., ..., ... ve ...'nin, davalılarla kardeş olduklarını, parsellerin tespitine esas alınan tapu kaydında pay sahibi ...'den gelen miras paylarının bulunduğunu ve kardeşlerine paylarını bağışlamadıklarını iddia ettikleri halde bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadığı, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı belirtilerek; Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/137 sayılı dava dosyası içindeki ... mirasçılarının 195, 412 ve 419 numaralı parseller hakkındaki ... Noterliğince düzenlenen 28.05.1992 tarihli ve 5613 yevmiye numaralı muvafakatname başlığını taşıyan belgenin değerlendirilmesi, parsellerin tespitine esas alınan tapu kayıtlarında ...'in pay sahibi olduğu gözününde bulundurularak Kamile'nin bu payının akibetinin bilirkişi ve tanıklardan sorularak araştırılıp tartışılması, 257 ve 411 numaralı parseller hakkında temyiz aşamasında ... mirasçılarının ... Noterliğinin 03.11.1998 tarih ve 21891 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde rızai taksim mukavelesi başlığını taşıyan belgenin davaya etkisi üzerine durulması, diğer dava konusu parsellerde yukarıdaki kabul beyanları nazara alınarak pay sahibi ... mirasçısı olan davacıların paylarını davalı kardeşlerine bağış yada başka bir tür işlemle verip vermedikleri konusunda taraf delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, bundan sonra toplanan deliller incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazların öncesinde bir bütün olduğu, dava konusu taşınmazların da dahil olduğu 1 ila 500 sayılı taşınmazların 06.08.1947 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı ve tapu kayıt maliklerinin zilyetliklerinde iken 1947 yılında aralarında yaptıkları rizai ifraz ve taksimle bu yerin tamamını 500 parçaya bölerek ve paftasında görüldüğü şekilde parselledikleri, bu rızai taksim ve ifraz sonucunda 195, 257 , 411, 412, 413, 419, 420 ve 438 parsel sayılı taşınmazların davalıların murisi Hasan oğlu ... hissesine; 184 parselin bir kısmı, 213 parselin bir kısmı, 36 parselin bir kısmı, 317 ve 356 parsellerin bir kısmı, 64 parselin bir kısmı, 29 parselin bir kısmı, 203 parselin bir kısmı ve 480 nolu parselin davacı ...'nin hissesine isabet ettiği, bu itibarla ...'in dava açmakta haklı ve geçerli bir nedeninin olmadığı, ancak dava açıldıktan sonra ... 3 üncü Noterliğinin 28.05.1992 tarih ve 5613 yevmiye numaralı muvafakatname ile tespit maliki ... mirasçıları dava konusu 195, 412 ve 419 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davacı ...'in 1/32 hissesi olduğunu kabul ettiklerinden bu parseller yönünden davacı ...'in açtığı davanın kabulüne, diğer parseller yönünden açtığı davanın reddine, 1 parsel sayılı taşınmazın iktisap sebebinde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere rızai taksim ve ifraz sonucunda 195, 257, 411, 412, 413 ve 419 parsel sayılı taşınmazların davalıların murisi Hasan oğlu Mehmet hissesine taksim edildiği ve taşınmazların davalılar ile asli müdahillerin murisi Hasan oğlu ...'ye ait olduğu, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından muris ... nin ölümünden sonra eşi, erkek çocukları ve kızları arasında rızai harici taksim yapılmadığının anlaşıldığı, asli müdahillerin dava konusu taşınmazlarda miras hisseleri oranında pay sahibi oldukları anlaşıldığından asli müdahillerini davasının kabulüne, ancak ... 1 inci Noterliğinin 03.11.1998 tarih ve 21891 yevmiye numaralı rızai taksim sözleşmesi ile ... mirasçıları ve asli müdahiller ..., ..., ... ve ...'ın dava konusu 257 ve 411 parsel sayılı taşınmazların 1/2 hissesinin ... mirasçıları üzerinde 1/2 hissesininin ..., ..., ... ve ...'a kalacağı hususunda anlaştıklarından bu sözleşmede belirtilen hisseleri oranında 257 ve 411 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, öte yandan dava konusu 413 parsel sayılı ... tarafından kullanılan taşınmazın güney tarafında bulunan 500 metrekarelik kısmın kadastro tespiti öncesi ... isimli şahıstan satın alınıp murisi ...'den ...'ye kalan taşınmaza katılmak suretiyle bir bütün halinde kullanıldığı" gerekçesiyle davacı ...'in davasının kısmen kabulüne, asli müdahiller ..., ..., ... ve ...'nin davalarının kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 257 ve 411 parsel sayılı taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları, ... mirasçıları, ... mirasçıları, ... mirasçıları ve ... adına; 195, 412 ve 419 parsel sayılı taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... mirasçıları, ... mirasçıları, ... mirasçıları, ... mirasçıları, ... mirasçıları ve ... adına; 413 parsel sayılı taşınmazın 07.10.1997 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 500,00 metrekarelik bölümün davalı ... adına; aynı raporda krokide gösterilen taşınmazın kalan 1.600,00 metrekarelik bölümünün ise son parsel numarası verilerek hüküm yerinde gösterilen payları oranında davalı ..., ..., ... mirasçıları, ... mirasçıları ve ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... mirasçıları davalı ... ve arkadaşları temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... mirasçıları davalı ... ve arkadaşları temyiz dilekçesinde; davacı ...'in yargılama sırasında vefat etmesine rağmen yargılamaya devam edilmesi ve ölü kişi hakkında hüküm kurulmasının usul ve esasa aykırı olduğunu, davalıların çoğunun yargılama sırasında ölmesine rağmen davanın ölü kişiler hakkında yürütüldüğü ve ölü kişiler hakkında hüküm kurulduğunu, murisleri ...'nin 10.04.1991 tarihinde vefat etmesine ve vekili olan Avukat ...'ın ölümle vekaleti sona ermesine rağmen gerekçeli kararın bu vekile tebliğ edilmesinin usule aykırı olduğunu, karar başlığında ... mirasçıları olarak sadece ... ve ...'nin isimlerinin yazıldığını ve diğer mirasçıların davaya dahil edilmediklerini, dava konusu 195, 412 ve 419 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının kapsamında kaldığı, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle murisleri ... adına tespit edildiğini ve murislerine ait olduğunu, davacı ...'in taşınmaz ile ilgisinin bulunmadığını, mirasçı olmayan asli müdahiller adına pay verilmesinin gerçekle örtüşmediğini ve eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı ile asli müdahillerin mülkiyet haklarının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14, 17 ve 20 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... mirasçıları davalı ... ve arkadaşlarının temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 240,65 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.