8. Hukuk Dairesi 2021/11193 E. , 2024/950 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ... vekili davacı ... ve arkadaşları vekili davalı ...
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında... (yeni adı ...) Köyü çalışma alanında bulunan 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69 parsel ... 46.000.00, 8.125.00, 12.875.00, 33.000.00, 23.300.00, 25.200.00 90.200.00, 23.000.00, 5.937.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak davalılar ... (...oğlu) ve müşterekleri adına tespit edilmiş, ....(... oğulları), Veli oğlu ..., ...oğlu ... ve Hazine tarafından itiraz edilmesi üzerine tutanak asılları ve ekleri Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, her taşınmaz hakkında ayrı esaslara kaydolunarak yargılamaya devam edilmiştir. 65 parsel ... taşınmaz hakkında 1974/203 Esas ... dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda tespit tutanağında eksiklik olduğu gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, gönderme kararı üzerine Kadastro Müdürlüğünce 1983 tarihli yeni bir tutanak düzenlenmek suretiyle farklı tapu kaydına dayalı olarak ... Kahya mirasçıları (mirasçılarının isim ve payları gösterilmeksizin) adına tespit edilmiş, itirazları komisyonca reddedilen Hazine, ... ..., ... ve arkadaşları tarafından dava açılmıştır. Yargılama sırasında taşınmazlar hakkında uygulama kadastrosu yapılmış, tutanak asılları dosya arasına gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm taşınmazlar hakkındaki dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda 27.05.2015 tarihli davanın kısmen kabulüne dair kararın, ...oğlu ... ve arkadaşları vekili davacı ... vekili davalı ... oğlu ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.11.2018 tarihli 2018/3258 E., 2018/6403 karar ... ilamıyla; " ..., bir kısım ... Kahya mirasçıları ile Hasan oğlu ...Kalli mirascıları vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine, Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yönüyle; taşınmazları kapsadığı kabul edilen Mayıs 1313 tarih 13 ... kök ve tedavüllerin olan tapu kayıtları 150 dönüm miktarında olup sınırlarında Beslemeoğlu Tarlası, şif, Hınnap Kandağı, Hark, ... ve Fazlı tarlalarını okuduğu, batı sınırına okunan ... ve Fazlı Tarlalarının yerinin tam olarak belirlenemediği, 1965 tarihinde yapılan keşifte taşınmazların batısında bulunan yolun kök tapunun oluşmasından sonra 1931 yılında açıldığının belirtildiği, yoldan sonra batıda kalan taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının kök maliklerinin de ... ve Fazlı olmadığının anlaşılmasına göre tapu kaydının üç yönüyle taşınmazları kapsadığının kabulü gerektiği, bir an için batıda bulunan yoldan sonra şahıs taşınmazları olduğu ve bu taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlar yönünün kandak ve hark (yolun kuzeye doğru devamında kandak mevcuttur) okuması nedeniyle batı hududunun sabit sınırlı kabul edilse dahi doğuda bulunan Beslemeoğlu tarlası ile çekişmeli taşınmazlar arasında kadastro paftasından da görüleceği üzere Hınnap Kandağı ile bataklık ve sazlık olarak bırakılan alanların mevcut olduğu, bu haliyle tapu kaydının sabit sınırlı olduğunun kabulü mümkün bulunmadığı, ancak, tapu kaydının oluşum tarihi olan 1313 yılı ile tespit tarihi olan 1954 yılı arasında 20 yıldan fazla bir süre geçtiği, süre yönüyle miktar fazlası olan kısımlar için tapu malikleri lehine zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği, 1965 yılında yapılan keşif sırasında yerel bilirkişiler tarafından doğuda bulunan kandaktan sızan sular nedeniyle taşınmazların doğu kısmında sazlık meydana geldiğini ve bu sazlık kısımların ziraate elverişli olmadığı bildirildiği, diğer bir anlatımla tespit tarihi itibariyle tapu kayıdının miktar fazlası yönüyle ekonomik amaca uygun bir kullanınım bulunmadığı ve zilyetlik ile de kazanılmasının mümkün bulunmadığı, hal böyle olunca; mahkemece kuzeyden başlamak üzerek tapu miktarı kadarının belirlenerek temyize konu kararda olduğu gibi tapu maliklerinin mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline, geri kalan kısmın (tapu miktar fazlası kısmının) Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, "davacılar Osman oğlu Osman Işıklı ve diğer davacıların (hüküm yerinde adları ayrı ayrı gösterilerek) davalarının sübuta ermediğinden reddine, Davacılar ...oğlu ..., ...kızı ...oğlu ...'ın eski 65 yeni 151 ada 31 numaralı parsele yönelik davalarının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı ..., bir kısım ... kahya mirasçıları ile hasan oğlu ...Kalli mirasçılarının davaları hakkında mahkemenin 1979/206-2015/32 esas karar ... kararının temyizi üzerine Yargıtayca temyiz taleplerinin reddine karar verilerek haklarındaki hüküm kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davacılar Veli oğlu ..., ...oğlu ...'ın eski 66 ve 67 numaralı parsellere yönelik davalarının kabulüne, eski 64 ve 68 numaralı parsellere yönelik davalarının kısmen kabul kısmen reddine, eski 61, 62, 63 ve 69 numaralı parsellere yönelik davalarının reddine, davacı Hazinenin eski 61, 62, 63 ve 69 numaralı parsellere yönelik davasının kabulüne, eski 66 ve 67 numaralı parsellere yönelik davasının reddine, eski 64, 65 ve 68 numaralı parsellere yönelik davasının kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu taşınmazların tapulama tespitlerinin iptaline, fen Bilirkişisi Harita Mühendisi Adem Şekerli tarafından düzenlenen 30/05/2019 tarihli rapor ve krokisinde olduğu gibi eski 61 yeni 151 ada 27 numaralı parselin, eski 62 yeni 8158,60 m2 yüz ölçümünde tarla vasfındaki 151 ada 28 numaralı, eski 63 numaralı yeni 12847,68 m2 yüz ölçümünde ve tarla vasfındaki 151 ada 29 numaralı, eski 69 numaralı yeni 11.132,13 m2 yüz ölçümünde ve tarla vasfındaki 152 ada 4 numaralı parsellerin tamamının tarla vasıflarıyla aynı ada ve parsel numaralı ile eski 65 yeni 151 ada 31 parselin krokisinde 31/D ile gösterilen 9.707,97 M2 lik, eski 68 yeni 152 ada 3 parselin krokisinde 3/F ile gösterilen 15.802,10 m2lik ve eski 64 yeni 151 ada 30 parselin krokisinde 30/B ile gösterilen 28.167,83 m2 lik bölümlerinin de adaların son parsel numaraları verilmek suretiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı rapor ve krokide olduğu gibi eski 66 yeni 24.157,51 m2 yüz ölçümündeki 152 ada 1, eski 67 yeni 96.330,03 m2 yüz ölçümündeki 152 ada 2 numaralı parsellerin tamamı ve eski 64 yeni 151 ada 30 parselin krokisinde 30/A harfiyle gösterilen 6029,11 m2 lik ve eski 65 yeni 151 ada 31 parselin 31/C ile gösterilen 15.690,75 m2 lik bölümün, eski 68 yeni 152 ada 3 parselin 3/E ile gösterilen 7.792,60 m2 lik bölümlerinin tarla vasfıyla ve aynı ada ve parsel numaraları ile Mart 313 tarih ve 13, tedavülleri olan Şubat 954 tarih ve 48, Aralık 1952 tarih ve 19, Ekim 1953 tarih ve 24, Ekim 1954 tarih ve 6 numaralı tapu kayıt kapsamında kalan yerler olarak tamamı 4480 hisseye itibar edilerek payları oranında Bekir Sıtkı Onat ve müşterekleri adına (hüküm yerinde isimleri ve payları ayrı ayrı gösterilerek) tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
Hüküm; davacı ... vekili davacı ... ve arkadaşları vekili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili davacı ... ve arkadaşları vekili ile davalı ...'nun temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; davacı ... vekili davacı ... ve arkadaşları vekili ile davalı ...'nun yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!