WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/11054 E.  ,  2023/2938 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Dava konusu; ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi ... mevkii, 301 parsel 9206,66 m2 bahçe (orman) vasfıyla 04.09.1998 tarihinde tesis kadastro yoluyla tam hisse ile Hazine adına kayıtlı taşınmaza ilişkin olup taşınmazın beyanlar hanesinde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun ( 6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 6929,46 m2 sinin ..., ..., ..., ... ve ...’in, 767,20 m2 sinin ..., 500 m2 sinin İsmail Klavuzoğlu, 1010 m2 sinin ... tasarrufunda olduğu şerhleri bulunmaktadır. Dava konusu 301 parselde ifraz işlemi yapılarak 1111 parsel ve 1112 parsel numaralarını almış olup buna göre 1111 parsel 6815,66 m2 bahçe vasfıyla 12.03.2014 tarihinde tam hisse ile Hazine adına olup beyanlar hanesinde 6831 sayılı Kanun'un 2/ B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 6929,46 m2 sinin ..., ..., ..., ... ve ...’in, 767,20 m2 sinin ..., 500 m2 sinin İsmail Klavuzoğlu, 1010 m2 sinin ... tasarrufunda olduğu şerhleri bulunmaktadır. 1112 parsel ise 2391m2 orman vasfıyla 12.03.2014 tarihinde tam hisse ile Hazine adına kayıtlıdır.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların evveliyatının 301 parsel verilmek suretiyle tevzi tapuya dayandığını, orman olduğu gerekçesiyle iptal edilen tapu kaydına konu yerin daha sonra yapılan çalışma ile 2/B olarak belirlendiğini, davacının dava konusu yeri 02.08.2011 tarihinde davalı gerçek kişilerden zilyetlik devir sözleşmesi ile satın aldığını, bu kişilerce davacıya muvafakatname verilerek taşınmazın 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'dan (6292 sayılı Kanun) yararlanarak doğrudan satın alma hakkı olduğunu, ancak taşınmazın evveliyatının tapulu olması ve talep edilmesi halinde tapu kayıt malikine veya mirasçılarına bedelsiz iadenin söz konusu olduğunu, bu haktan akdi halefin de yararlanabileceğini, bu nedenle tapunun bedelsiz olarak davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu ettiği hususla ilgili idareye başvurduğunu ancak iade talebinin reddedildiğini, dava konusu taşınmazın hükmen değil kadastro sonucunda Hazine adına tescil edildiğini, dolayısıyla 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamına girmediğini, taşınmazın bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra zilyetliğinin devralındığını, orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin gerek kadastro tespitinden önce gerekse sonra zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur. Öte yandan davalı Hazine vekili, Danıştaya gönderilmek üzere Mahkemeye verdiği dilekçesinde Mahkemenin 18.03.2014 tarihinde idari yargı yolu itirazının reddine ilişkin kararı nedeniyle yargı yolunun incelenmesi ve olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasını, görev itirazının reddine ilişkin kararın Uyuşmazlık Mahkemesince kaldırılarak davada görevli yargı yolunun idari yargı ve görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğuna karar verilmesini talep etmiş olup bu talep yönünden Danıştay Başsavcılığı tarafından 2014/218 Esas numaralı 27.10.2014 tarihli kararı ile davanın tescil istemine ilişkin olduğu, taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasına ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) hükümlerine göre adli yargı yerince çözülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması isteminin reddine karar verilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın bedelsiz iade talep edebilmesi için dava konusu yerin evveliyatının usulüne uygun şekilde özel şahıslar üzerine oluşturulmuş tapu kaydının mevcut olması, 6831 sayılı Kanun'un değişik yasaları uyarınca tapu kaydının iptal edilerek orman sınırları içine alınması, ya da mahkeme kararı ile orman olduğundan bahisle tapunun iptal edilmesi, bilahare orman vasfını kaybetmesi sebebi ile 2/B vasfı ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılması gerektiği, davacı taraf; dava konusu taşınmazın evveliyatının tapulu arazi olup, satın aldığı davalıların murisine ait olduğunu savunmuş ise de bir iddiadan kendisine yarar sağlayan taraf iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğundan celbini talep ettikleri tüm delilleri toplanmasına rağmen, davacı taraf dava konusu yerin evveliyatının satın aldığını iddia ettiği şahısların murislerine ait arazi vasıflı tapulu taşınmaz olduğunu, tapularının orman tahdidi sırasında iptal edilerek, orman sınırları içerisine alındığını ve bu kez 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığını kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın geldisi olan 24 ada 5 parsele ilişkin herhangi bir harita ve kroki bulunamadığını, ilgili yerlerden yapılan araştırmada rastlanılmadığının bildirildiğini, Devlet kurumlarının sorumluluğunda olan belgelere ulaşılamamasından dolayı davanın ispat edilemediğinden reddinin hakkaniyete aykırı olduğunu ve davacıya kusur olarak yükletilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın geldisinin 24 ada 5 parsel olduğu konusunda şüphe olmadığını, harita ve krokilerin olmayışının sadece yüzölçümü ve sınırların uygulanamamasına sebep olduğunu, davacının eski tapu maliklerinin halefi olduğundan bedelsiz iade hakkına da sahip olduğunu, mahkemece keşif yapılarak ve mahalli bilirkişiler dinlenerek sınırların sorulması yoluna gidilmediğini, Yargıtay İçtihatlarında belirtilen hususlar gözetilerek rapor alınmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın değeri üzerinden Hazine lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılarak talep doğrultusunda düzeltilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 30.02.1942 tarihinde yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içerisine alındığı, 3302 sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun)
gereği yapılan 2B uygulama çalışmasında 27.02.1989 tarihinde orman sınırları dışına çıkarıldığı, 25.10.1996 tarih, cilt 3, sahife 43, parsel 243'de hali arazi vasfıyla Hazine adına kayıtlı iken 2924 sayılı Orman Köylerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan tesis kadastrosu uyarınca 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre ifraz edilerek davalı gerçek kişiler kullanıcı tayin edilerek 04.09.1998 tarihinde hazine adına tapuya tescil edildiği, davacının dayandığı Üsküdar ..., Papelin Açması mevkii 24 ada 5 parsel nolu zabıt kaydının iptal edilerek taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasının söz konusu olmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmiş olması, davacının dayanağı tesis kadastrosu sırasında revizyon görmeyen tapu kaydının hukuki değerini yitirmesi, gözetildiğinde 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince bedelsiz iade şartlarının mevcudiyetinden bahsetmenin mümkün olmadığı, A.A.Ü.T.'nin 13/1 inci maddesi gözetilerek davalı Hazine lehine maktu vekalet ücreti takdirinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyzi dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarla ve yerel mahkeme gerekçesi ile istinaf gerekçesi farklı olduğundan esastan ret kararı verilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmamasının usulen hatalı olduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun'un 7/b maddesi uyarınca bedelsiz olarak iade suretiyle tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayılı Kanun'un 7 inci maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.