8. Hukuk Dairesi 2021/11032 E. , 2023/3918 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/686 E., 2019/1045 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/190 E., 2019/240 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, orman kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... köyü 180 parsel ... 10.900 m² yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmişken satış yoluyla davalı- birleşen davada davacı gerçek kişilere intikal etmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili 22.12.2016 tarihli asıl dava dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın dava dilekçesi ekinde yer alan koordinatlarla belirtilen kısmının 2012 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alındığını ileri sürerek, bu kısmın tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline, olması halinde şerhlerin terkinine karar verilmesini istemiştir.
3. Davacı gerçek kişiler vekili 25.05.2018 tarihli birleşen dava dilekçesi ile, müvekkillerinin murisi tarafından satın alınan taşınmazın bir bölümünün 2012 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde bırakıldığını, oysa kadimden beri tarım arazisi olduğunu ileri sürerek, orman sınırları dışına çıkarılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İdaresi vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz her ne kadar davacılar adına kayıtlı ise de, bu yerin orman örtüsü olmasa dahi salt toprağı olması sebebiyle orman sayılan yerlerden olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı gerçek kişiler vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, taşınmazın kadimden beri tarım arazisi olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın öncesinde çalılık olup eğimi itibarı ile orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile taşınmazın 26.09.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide "A" harfi ile gösterilen 8.278,50 m2'lik kısmının orman kadastrosu sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yerde kesinleşmiş orman kadastrosu olduğunu, yerin krokide belirtilen koordinatlara göre 2013 yılında kesinleşen bu kadastro ile orman sınırları içinde kaldığını, bilirkişi raporuyla da bu hususun belirlendiğini, kesinleşmiş orman kadastrosu olan yerlerde orman kadastrosunun hukukiliğinin tartışılabilme olanağı olmadığını, mevcut tapu kaydının haksız ve yolsuz olduğunu, orman sayılan alanların özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığını, orman sayılan alanların yolsuz tescil, zamanaşımı, iyi niyet gibi nedenlerle kazanılamayacağını, dava konusu yerin özel şahıslar adına tapuda kayıtlı ise de; kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalmakta olup, orman sayılan alanların sahip olduğu vasıflara sahip bulunduğunu, evveliyatının orman olduğunu, rapordaki tespitler ve dosyada mübrez diğer belgeler ile orman sayılan alanların sahip olabileceği tüm vasıflara sahip bulunduğunun görüldüğünü, çevresinde orman bulunan bu gibi yerlerin tarım alanı ve/veya arazi olmasının mümkün olmadığını, yargılamada taşınmazın etrafındaki taşınmazların durumu değerlendirilmeden, bu hususlarda rapor alınmadan hüküm kurulduğunu, hükmün 6 nolu maddesinde "Maliye Hazinesi tarafından yapılan 400 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına" karar verildiğini, ancak Maliye Hazinesi tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığını, müvekkili İdarenin yasal hasım olduğundan vekalet ücretinden ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, birleşen dava ise orman kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu’nun (6831 ... Kanun) 1 inci maddesi,
3. Değerlendirme
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 2012 yılında 6831 ... Kanuna göre orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları yapılmış, sonuçları 27.06.2013 tarihinde ilan edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, taşınmaz başında 26.07.2017 tarihinde yapılan keşifte orman bilirkişisi olarak ... Küçük’ün bilgisine başvurulmuştur. ... Küçük, aynı keşfe iştirak eden fen ve ziraat mühendisi bilirkişi ile müşterek tanzim ettikleri 20.07.2019 tarihli raporda, dava konusu taşınmazın 1997 yılı hava fotoğrafındaki konumunu nokta şeklinde göstermiş, 1958 ve 1977 yılı memleket haritalarını uygulamış, memleket haritalarının dayanağı hava fotoğraflarını incelememiş, fen bilirkişisi ile birlikte tahdit haritası ve çekişmeli taşınmaza ilişkin kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle taşınmazın 6831 ... Kanuna göre yapılan orman tahdidine göre konumunu belirlememiş, sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiştir. Daha sonra keşfe katılmayan harita ve kadastro mühendisi ...'dan hava fotoğraflarının uygulanması istenmiş, ... 05.02.2019 tarihli raporunda taşınmazın 1943, 1955, 1984, 1990 ve 1997 yıllarına ait hava fotoğraflarındaki konumlarını göstermiş, anılan hava fotoğraflarında dava konusu taşınmaz kısmının sadece tarımsal olarak kullanılmadığı görüşünü bildirilmiş, orman niteliğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmamış mahkemece bu raporlar hükme esas alınmıştır. Keşfe katılmayan bilirkişinin düzenlediği rapor hükme dayanak alınamaz. Bundan ayrı; yörede yapılan orman tahdidine ilişkin tüm belgeler getirtilmediği için bilirkişi raporları denetlenememiştir.
O halde İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir orjinal orman tahdit haritası (özellikle 68 O.S. noktasını, taşınmazın kuzeyinde bulunduğu anlaşılan Karagöl Devlet ormanına ilişkin O.S. noktalarını ve taşınmazın batı hududuna ilişkin O.S noktalarını gösterir çalışma tutanakları ile orman tahdit haritası) dosyaya getirtilmeli, yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ve amenajman planı ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, (özellikle batı sınırında yer alan komşu taşınmazlara ilişkin) tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli; yine, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokop) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarında stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu inceleme yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği belirlenmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını, 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını, gerçek eğime göre -teraslanmak suretiyle eğimin azaltılmasının taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği de gözetilerek- taşınmazın öncesinin orman veya 6831 ... Kanun'un 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12'yi aşan, bunun yanı sıra orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık niteliğinde orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve bu şekilde, çekişmeli taşınmazın orman kadastro çalışmasında orman olarak sınırlandırılan kısmı ve bu kısmın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma neden ve şekline göre yargılama giderlerine ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!