WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/10984 E.  ,  2023/4147 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1533 E., 2020/342 K.
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/258 E., 2017/200 K.

Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Kadastro Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; görevsizlik kararı verilmiş ve süresinde gönderme talebi üzerinde dosya görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gelmiş ve burada devam eden yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında; ... ili Beykoz ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 1349 ada 5 parsel sayılı 0016,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliği ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 25 yıldan beri ... oğlu ...'nin kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tesbit edilmiştir.

2. Davacı ..., kadastro çalışmalarında 1349 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 600 m2 olması gerekirken 0016,86 m olarak ölçüldüğünü iddia ederek, tesbitin iptali ile yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı taraflar, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kadastro Mahkemesinin 18.10.2011 tarihli ve 2010/836 Esas 2011/1080 Karar sayılı kararı ile davanın reddi ile dava konusu 1349 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tesciline, beyanlar hanesinin aynen bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.01.2013 tarihli ve 2012/5765 Esas, 2013/59 Karar sayılı kararıyla, yapılan kulanım kadastrosu sırasında davacının dava ettiği taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediğinin mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlendiği, bu durumda, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeden kesinleşmiş, süresinde gönderme talebi üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

C. Görevli Mahkemece Verilen Karar
Görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazın Çavuşbaşı Devlet Ormanı sınırları içerisinde olup hakkında kullanım kadastrosu veya güncellemeye ilişkin çalışma yapılmadığı, 2/B alanlarında kullanım kadastrosu yapılması işleminin idari bir tasarruf olduğu ve bu konuda idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili, dava konusu yerin 600 m2 olarak müvekkili tarafında zilyetlik devir sözleşmesi ile satın alındığını ve 2004 yılından beri bahçe olarak kullanıldığını, ormanla herhangi bir ilgisi olmadığını, emsal içtihatlar olduğunu belirterek ve resen belirlenecek nedenlerle, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın hakkında kullanım kadastro tutanağı düzenlenmesi gereken bir taşınmaz olup olmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun'un 1 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Eldeki dava Kadastro Mahkemesinde açılmış ve Kadastro Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince dava konusu edilen kısma ilişkin tutanak düzenlenmediği, bu sebeple esasa girilmesinin doğru olmadığı, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş ve Kadastro Mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ve dosya süresinde talep üzerine dosya kendisine gönderilen Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen bu karar temyiz kanun yoluna tabi olduğu halde, istinaf incelemesi yapılmış ve dosya Dairemize istinaf kararının temyizi olarak gelmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere temyiz yoluna tabi olan dosyada Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi yok hükmünde olduğundan, istinaf kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı incelenmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yok hükmünde olduğu anlaşılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.