8. Hukuk Dairesi 2021/10977 E. , 2023/4412 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1432 E., 2019/1191 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/656 E., 2019/282 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kesinlik sınırı dikkate alınarak davacı ... İdaresinin istinaf başvurusunun kesin karara ilişkin olması sebebiyle, istinaf başvuru dilekçesinin bu yönden reddine karar verilmiş olup, bu kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez ek kararla, verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... İdaresi vekili 05.10.2018 tarihli dava dilekçesinde; ... ili Merkez ilçe Ulumescit Köyünde kain 1035 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdit çalışmaları sonucunda kesinleşmiş orman tahdit hattı içerisinde kaldığını, buna rağmen 1969 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) uyarınca yapılan tapulama çalışmalarında gerçek kişi adına tescil edildiğini, sonrasında 2015 yılında 3202 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan 2/B uygulaması ve aplikasyon çalışmaları ile taşınmazın 171,55 m2' lik kısmının orman ile mükerrerlik teşkil ettiğini ve eylemli orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, bu kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin talep etmiştir.
2. Dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda, 1947 yılında 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri gereğince orman kadastro çalışması yapılmış ve 3 aylık askı ilan süresi sonunda kesinleşmiş olup, 2015 yılında 133 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 3302 Sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) uyarınca aplikasyon ve 2/B uygulamaları yapılmış ve 17.09.2015 tarihinden itibaren 1 ay süre ile bu çalışmalar ilan edilmekle kesinleşmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 maddesi gereğince davanın hak düşürücü süreye uğradığını, dava konusu taşınmazın 1969 yılında 766 sayılı Kanun uyarınca yapılan tapulama çalışmalarına göre orman tahdit sınırları dışında olduğunu belirterek, davanın reddine, aksi takdirde taşınmazın tapu kaydının iptali halinde iptal kararına konu olacak kısmının değerinin vekil edeni olan davalıya ödenmesine ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmemesine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dosyaya keşif sonrasında sunulan teknik bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmeler ile keşifte yapılan gözlem birlikte dikkate alındığında; "dava konusu taşınmazın 171,55 m2'lik kısmının orman niteliğinde olduğunun toplanan delillerle sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu ... ili Merkez ilçesi Ulusmescit köyünde kain 204 ada 2 parselin (eski 1035 parsel) dosyada mevcut 08/02/2019 havale tarihli fen bilirkişi raporu eki krokide (A) harfi ile ve kırmızı renk ile boyalı olarak gösterilen 11,17 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 160.38 m2'lik kısımları dahil olmak üzere toplam 171.55 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfında Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer kısımların davalı uhdesinde bırakılmasına," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının, orman olarak tapuya tesciline hükmedilen kısımları yönünden yerinde olduğunu, davalı uhdesinde bırakılan kısım yönünden ise usul ve kanuna aykırı olduğu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönü ile kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... her ne kadar itiraz dilekçesinde orman içi açıklık iddiası ile taşınmazın tamamının orman olmasına yönelik itirazda bulunulmuş ise de bu kısmın dava dilekçesinde dava konusu edilmediği, bu nedenle istinaf konusu yapılamayacağı, dava değerine göre hüküm tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun (6100 sayılı Kanun) 341/2 nci maddesinde yazılı kesinlik sınırı olan 4.400 TL'nin altında olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesi kapsamında kesin olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı ... yönetimi tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun kesin karara karşı yapılması sebebiyle 6100 sayılı Kanun'un 346 ncı maddesine göre istinaf başvuru dilekçesinin reddedilmesi gerektiği, ancak ilk derece mahkemesince bu yönde bir karar verilmediği, dosyanın bu hali ile gönderildiği, kararın kesin olması halinde ilk derece mahkemesince bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarih 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca parasal kesinlik sınırı nedeniyle temyiz edilemeyecek kararların temyizi halinde Yargıtayca temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceğinin belirtildiği, buna göre Dairece de kararın verilebileceği açıklanarak, kesinlik sınırı dikkate almak suretiyle davacı ... İdaresinin istinaf başvurusunun kesin karara ilişkin olması sebebiyle, istinaf başvuru dilekçesinin bu yönden reddine" karar vermiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 03.02.2020 tarihli ek kararla, verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle, temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının kaldırılması suretiyle, temyiz taleplerinin kabulüne ve daha önce istinaf dilekçesinde belirttikleri nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kesinleşen orman sınırı içerisinde kaldığı iddia edilen dava konusu taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun), 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri 6831 sayılı Orman Kanunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu,
3. Değerlendirme
1. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ıncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
3402 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesinde, kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Kanun'un hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen kararın, niteliği itibariyle miktar ve değere bakılmaksızın temyiz yoluna başvurulabilecek kararlardan olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin 03.02.2020 tarihli ek kararının kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesinin, temyiz talebinin reddine ilişkin 03.02.2020 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!