8. Hukuk Dairesi 2021/10910 E. , 2023/5023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/96 E., 2019/1947 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/206 E., 2018/111 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Kadastro sırasında, Vize ilçesi Küçükyayla Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 241 parsel ..., 9.133,28 m2 yüzölçümlü ve tarla vasfıyla 31.07.2006 tarihinde Hazine adına tapuya kaydedilen taşınmaza yönelik davacılar vekili, taşınmazın vekil edenlerinin kök murisi ...'e ait olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak Hazine adına tespit edildiğini, 50 yılı aşkın süredir kök muris ve davacılar zilyetliğinde olduğunu, 17.09.2019 tarih cilt 118 sayfa 66 sıra 58 de muris adına tapu kaydı bulunduğunu açıklayarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris ...'ün mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, taşınmazın 22.08.2001 tarihli idarece yapılan tespit tutanağı ile boş olduğunun belirlendiğini, 25.08.2016 tarihinde ise ... Eriş kullanımında olduğunun tespit edildiğini, adı geçene gönderilen ecrimisil ihbarnamesiyle 01.09.2016 tarihinde ecrimisil tahsilatı yapıldığını, davacılar murisinin 1990 yılında öldüğünü, keşifte son bir yıldır mirasçılar tasarrufundan bahsedildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve esas numarası ile belirtilen kararıyla, tespitin hatalı olduğunun ispat edildiği ve davacılar tarafından dayanılan tapu kaydının nizalı taşınmazı kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 101 ada 241 parsel ... taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacıların mirasbırakanı ...'e ait Vize Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/33 Esas ve 2016/65 Karar ... veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde, zilyetlik koşullarının oluşmadığını, tespite itiraz edilmediğini, keşif esnasında mahalli bilirkişi ve davacı tanığının ölene kadar murisin kullandığını, ölümünden sonra boş kaldığını, mirasçıların son bir yıldır faaliyette olduğunu beyan ettiklerini, Vize Malmüdürlüğü Milli Emlak Servisince 22.08.2011 tarihinde yapılan tespit ile taşınmazın boş olduğunun belirlendiğini, yine 25.08.2016 tarihli tespitte ise ... Eriş'in 01.08.2016 tarihinden itibaren tarım amaçlı kullanıldığının belirlendiğini, ecrimisil ihbarınamesi gönderildiğini, adı geçenin 01.09.2016 tarihinde ecrimisili ödediğini, tespit tutanağındaki bilgilere göre tespitte adı geçen şahsın zilyetliğinden bahsedilse de bilgi belge sunulmadığının bildirildiğini, bu hususun dahi taşınmazın boş kaldığını ve işlenmediğini, zaman zaman el değiştirdiğini gösterdiğini, muris ...'ün 11.04.1990 tarihinde vefat ettiğini, ölüm tarihinden tespit tarihine dek zilyetlik bulunmadığını bildirerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 13.12.2019 tarihli ve 2019/96 Esas, 2019/1947 Karar ... kararında, davalı Hazine adına tapuya kayıtlı dava konusu taşınmazın miras bırakandan kaldığı bildirildiğine, dava dilekçesindeki açıklamalar nazara alındığında taksim olgusuna dayanılmadığına ve davalı Hazinenin mirasçı sıfatı bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesince terekeye karşı üçüncü kişi aleyhine sadece bir kısım mirasçının (mirasçılardan Hayati'nin davada taraf olmadığı) adına tescil istemiyle açılan davanın aktif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, bir mirasçının acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için mirasçılar adına yalnız başına dava açma hakkının olduğunu, aksi takdirde hak düşürücü sürenin geçerek dava hakkının ellerinden alınacağını, öte yandan bu eksikliğin giderilebilir bir usuli eksiklik olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi sebeplere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un 114/1-d, 369/1, 370 ve 371 inci ile 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 640 ıncı ve 702 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bilindiği üzere taraf ehliyeti, 6100 ... Kanun'un 114/1-d maddesine göre dava şartı olup bu husus kamu düzeni ile ilgili olduğundan mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesi, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse, davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder (HMK madde 115/2).
2. Kural alarak; el birliği mülkiyeti hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 ... Kanun'un 640 ıncı ve 702 nci maddeleri gereği, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunludur. Dava da, bir tasarrufi işlem niteliğinde olduğundan, tüm mirasçıların davayı birlikte açması zorunludur. Her ne kadar, bir mirasçı acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için bütün mirasçılar adına tek başına dava açabilecekse bile, davacı mirasçı, kendi açtığı böyle bir davayı tek başına yürütemez. Bu gibi hallerde, diğer mirasçıların da davaya katılımlarının sağlanması, muvafakatlerinin alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi suretiyle dava yürütülmesi gerekir. Öte yandan bir mirasçının, terekeye ait bir mal, hak veya alacaktan yalnızca kendi payına düşen kısım için dava açması halinde ise, el birliği mülkiyeti hükümlerine tabi payı üzerinde dahi, tek başına tasarrufta bulunmak yetkisi bulunmadığından davanın reddi gerekir. Nitekim böyle bir dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığı gibi; onlar adına da açılmadığından, açılmış bu davaya sonradan diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) veya onlar adına atanacak bir tereke temsilcisinin, bir mirasçının yalnızca kendi payına yönelik açtığı davaya katılmak suretiyle davayı sürdürmesine olanak yoktur.
3. Somut olayda davacılar vekili, dava dilekçesinin ilk bendinde çekişmeli 101 ada 241 parsel ... taşınmazın kök muris olan ...'ten geldiğini ve kadastro çalışmaları esnasında kök muris adına yazılması gerektiğini belirtmiş, ancak sonuç ve istem kısmında kök muris ...'ün veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına yazılması gerektiğini öne sürerek dava konusu yerin adlarına tescili talebinde bulunmuştur. Ne var ki davacıların dava dilekçesinin açıklamalar kısmındaki talebi ile sonuç ve istem kısmında belirttiği çekişmeli taşınmazın davacılar adına miras payları oranında yazılması gerektiği yönündeki talebi birbiriyle çeliştiği halde davacıların talebi açıklatılarak miras payı talebinde mi bulunduğu, yoksa taşınmazın terekeye döndürülmesini mi talep ettikleri sorularak açıklatılmamıştır.
4. Hal böyle olunca; hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK 31. madde) gereğince, davacı tarafa dava dilekçesindeki talepleri açıklattırılarak muris Abdullah'tan gelen miras payı talebinde mi bulundukları, yoksa taşınmazın Abdullah terekesine döndürülmesini mi talep ettikleri sorularak açıklattırılıp, sonucuna göre aktif dava ehliyetinin değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
M.E./Karşılaştırıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!