WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/10704 E.  ,  2023/2937 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti ve beyanlar hanesine şerh davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Dava konusu; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... Yolu mevkii 862 ada 4 parsel 268 m2 arsa vasfındaki taşınmaz 28.03.1990 tarihinde ifrazen tam hisse ile ... Belediyesi adına kayıtlıdır. Taşınmazın beyanlar hanesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesine göre yapılan çıkartma işleminin ... Kadastro Mahkemesinin 1989/11 Esas sayılı dosyada davalı olduğu şerhi bulunmaktadır.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 20 yılı aşkın süredir davacı kullanımında olduğunu, 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 sayılı Kanun) ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) eklenen ek 4 üncü maddeye göre Hazine adına orman dışarısına çıkarılan yerlerde fiili kullanım kadastrosu yapılmasına dair kanun uyarınca yapılan çalışmalar sonucu gerçeği yansıtmayan kadastro tutanaklarına karşın dava konusu yerin davacı zilyetliğinde olduğunun tespiti ile kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine işlenmesini talep etmiştir. Davacı vekili; ... Belediyesini davaya dahil ettikten sonra 30.04.2015 tarihinde verdiği dilekçe ile belediye adına yolsuz tescille yapılmış olan tapunun iptali ile dava konusu taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, kanun kapsamında Hazine adına tescil edileceğinden Kadastro Müdürlüğü tarafından düzenlenen askı ilan cetveline karşı dava açılamayacağını, zilyetliğin kişisel hak niteliğinde olmasından dolayı ise şerhe ilişkin taleplerin dava yoluyla genel mahkemeden istenemeyeceğini, ancak kullanım kadastrosu esnasında ileri sürülebileceğini, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.

2. Dahili davalı ... İdaresi vekili; dava konusu taşınmazın ifraz edildiği 184 ada 7 parsele ilişkin olarak Sait Paşa Devlet Ormanı'nın 3116 sayılı tahdidinin aplikasyonu sınırları içerisinde kalan kısmındaki 1744,2896 ve 3306 kanun uygulamalarının ... Kadastro Mahkemesinde devam eden 1988/34 Esas ve 1989/11 Esas sayılı davalar nedeniyle kesinleşmediğini, taşınmazın orman mı yoksa 2/B alanı mı olduğunun yargılama sonucunda belirleneceğini, bu nedenle davacının davasının reddini savunmuştur.

3. Dahili davalı ... Belediyesi vekili; taşınmazın mülkiyetinin davalı Belediyeye ait olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, tapu kayıt ve krokisi, Kadastro Mahkemesinin 1989/11 Esas sayılı dosyasında verilen karara ait ilam ve kesinleşme şerhi, mahallinde yapılan keşif, fen ve orman bilirkişiden alınan kroki ve raporlar, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu yerin ... Mahallesi 184 ada 7 parselin ifrazıyla oluşmuş olduğu ve dahili davalı ... Belediyesi adına kayıtlı olduğu, Kadastro Mahkemesi dosyasına göre 184 ada 7 parselin orman olarak tespit görüp sonradan nitelik kaybı nedeni 2/B kapsamına alındığı ancak 5831sayılı Kanuna göre kulanım kadastrosu yapılmadığı, bunun da idarenin görevinde olup mahkemece idarenin bu konuda yaptırıma zorlanamayacağı, ayrıca Kadastro Mahkemesinde dava devam ederken Belediyenin aldığı tapunun yolsuz ve yok hükmünde sayıldığının kesinleşen kararda belirtildiğinden bahisle davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu büyük alanın orman sınırları dışına çıkarıldığının bilirkişilerce belirlendiğini, keşifte bu taşınmazın tamamının işyeri ve iskan alanına dönüştüğünün, ana yollara cepheli olduğunun bu haliyle arsa niteliğinde olduğunun ve üzerine davacı tarafından konut olarak inşa edilen yapı bulunduğunun tespit edildiğini, mahkemenin kararında da belirtildiği üzere taşınmazın orman olarak tespit gördüğünü, sonradan nitelik kaybı ile 2/B kapsamına alındığını, ancak kullanım kadastrosu yapılmadığını, bu nedenle Belediye adına yapılan tescilin yolsuz olduğundan bahisle kadastro tutanaklarının iptali ile davacının zilyetliğinin ve kullanım hakkının tespiti gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın öncesi devlet ormanı olduğuna, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmış olmasına, bu yerlerde imar uygulaması yapılamayacağından davalı ... adına oluşan tapu kaydının yolsuz olmasına, her zaman iptalinin talep edilebileceğine, dava konusu taşınmaz kesinleşen 2/B alanında kaldığından 3402 sayılı Yasa'nın ek 4 üncü maddesi gereği kullanım kadastrosu yapılmaksızın kullanıcı şerhi verilmesinin gündeme gelemeyeceğine, idareyi işlem yapmaya zorlayacak bir karar verilemeyeceğine göre ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/656 Esas ve 2018/586 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşif, bilirkişi tespitleriyle dava konusu taşınmazın orman özelliğini yitirdiğinin kuşkusuz olduğunu, parselin yeniden değerlendirilerek orman sınırlşarı dışına çıkarılması gerektiğini, kadastro tutanaklarının gerçek zilyet ve maliki göstermediğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetliğin tespiti ve beyanlar hanesine şerh istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.