WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/10616 E.  ,  2023/3014 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/618 E., 2019/2323 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/15 E., 2018/238 K.

Taraflar arasındaki orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı açılan itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 844 parsel ... taşınmazın; 1943 yılında ilan edilerek kesinleşen 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) uyarınca yapılan orman tahdit çalışmalarında orman sınırları içerisinde bırakıldığı, 1979 yılında 1744 ... Kanun'a göre yapılan 2 nci madde uygulama çalışmalarında tamamının P.XVI nolu 2/B parseli içinde orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1997 yılında 2924 ... Kanun uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında bahçe vasfı ile Hazine adına tespit gördüğü ve beyanlar hanesinde Abdullan oğlu ... Baltacı'nın kullanımında olduğuna dair kullanıcı belirleme işleminin yapıldığı, daha sonra dava konusu taşınmazın 450,00 m2'si Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 22.03.2012 tarihli ve 521 ... Olur' u ile orman olarak kullanılmak üzere Orman İdaresine tahsis edildiği ve 30.04.2012 tarihinde teslim edildiği, Tapu Müdürlüğünce, sadece tamamı Orman İdaresine tahsis edilen taşınmazların niteliklerinin orman olarak değiştirilmesi gerekirken, sehven dava konusu taşınmazın kısmen tahsis edilmesine rağmen niteliğinin orman olarak değiştirildiği, 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) çalışmaları sırasında da, bu hatalı tapu kaydına istinaden taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları içerisine alındığı, yargılamanın devamı sırasında, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce kısmen tahsis edilen taşınmazların tapuda ifraz işlemlerinin tamamlandığı ve dava konusu 844 parselin ormana tahsis edilen kısmın 1239 parsel numarası ve orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, tahsise konu edilmeyen kısmı ise 1238 parsel numarası ve bahçe niteliği ile Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan alanda kaldığını, davalı taşınmaz hakkındaki kadastro çalışmasının hatalı olduğunu, taşınmazın orman ile ilgisinin bulunmadığını belirterek, itirazın kabulü ile kadastro işlemlerinde yapılan hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.

3. Birleşen 2018/13 Esas ... dosyasında davacılar, dava dilekçesinde ve yargılama safhasındaki beyanlarında özetle; Davacılar ve üst soylarının uzun yıllardır ... ili, ... ilçesi, ... Köyü ... Arkası Mevkii ... ... adresinde bulunan 3 pafta 124 parsel nolu taşınmazın maliki olduklarını, bu taşınmaz ve çevresindeki birçok taşınmaz üzerinde ... İl kadastro Müdürlüğünce orman sahası oldukları iddiasıyla mevcut taşınmaz sınırlarının değiştirilerek orman sahası içine alınmasına dair düzeltme yapıldığını ve 25.12.2018 tarihinde ilan olunduğunu, söz konusu bu kararın hukuka aykırı ve dayanaksız olduğunu, orman vasfına sahip olmayan taşınmazın bir kısmının (691,86 metrekarelik) orman sınırlarına dahil edilmesinin Anayasa tarafından korunan mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelmekle birlikte haksız ve hukuka aykırı nitelikte bulunduğunu açıklayarak, ilgili sahanın orman sahası vasfının kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde ve yargılama safhasındaki beyanlarında özetle; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit tutanak ve haritalarına göre Devlet Ormanı sınırları içerisinde kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde ve yargılama safhasındaki beyanlarında özetle; davaya konu taşınmaz hakkındaki orman kadastro çalışmalarının, yürürlükteki yasalara ve usule uygun olarak yapıldığını belirterek, öncelikle belirtilen usulü yönlerden reddine, aksi takdirde kadastro çalışmalarına yönelik itirazın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6292 ... Kanun uyarınca yapılan kadastro işlemlerinde, dava konusu taşınmaz açısından bir değişikliğin, yeni tespitin bulunmadığı ve taşınmazların güncel hukuki konumları uyarınca 36 parselin tamamının, dava konusu olan diğer taşınmazların orman sınırı içerisinde bulunan kısımlarının orman vasfında olduğunun belirtildiği, itiraza konu çalışmanın mevzuata ve usule uygun olduğu, dava konusu taşınmazlar açısından, düzeltilmesi gereken herhangi bir hatanın bulunmadığı, taşınmazların vasfında, konumunda veya yüzölçümünde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı anlaşılmakla, 6292 ... Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesine yönelik ana dosya (2018/15 Esas) ve birleşen (2018/13 Esas) dosya davacılarının davalarının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl ve birleşen dosya davacılar vekili ve davalı Orman Yönetimi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
1. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde, 2017 tarihinde ilan edilen askı tutanaklarında pafta ve zemin uyumsuzluklarına ilişkin olarak düzeltme yapıldığını ve parsellerin bir kısmının orman vasfında olduğu gerekçesi ile orman sınırları içine alındığını, taşınmazların 1945 yılından bu güne kadar tapulu olduğunu, tarım alanı olarak kullanıldığını, daha sonra ise maden alanı olarak kullanıldığını, orman vasfının olmadığını, bilirkişi raporunda taşınmazların tamamının 1944 tarihli ve 65 ... tapu kaydı ile 28 tahrir nolu vergi kaydına istinaden 1966 tarihinde maliki evveller adına tapuya tescil edildiğini, müvekkillerinin satın alma ve kamulaştırma yolu ile malik olduğunu belirttiklerini, orman haritalarının dikkate alındığında sınır hattında taraflarının dava konusu yaptığı taşınmazın bazı sınırlarının orman sınırları içinde kaldığını, 2/B uygulamasına tabi tutulmadığını, bilirkişilerin gerek mahalli bilirkişi gerek memleket haritası gerekse belediye haritaları ve yerinde incelemelerinde orman sınırlarının olmadığını sadece 40 numaralı parselin bir kısmında ormana ait bitki örtüsüne rastlandığını, buna rağmen tamamının orman sınırları içinde gösterildiğini, bilirkişilerin hava fotoğrafları, amenajman ve mesçere haritasının bulunmadığını bu haritaların bulununca onların da incelenmesinin gerektiğini belirttiğini ancak bu çalışmanın yapılmadan karar verildiğini, mahkemenin avukatlık vekalet ücreti konusunda da hata yaptığını, Hazinenin avukat ile temsil edilmediğini, duruşmalara katılmayan Kadastro Müdürlüğü vekilinin de sadece vekaletname ibraz etmesi nedeni ile avukatlık ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını açıklayarak, belirttikleri nedenler ile yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen dosya davacıları vekili istinaf dilekçesinde, davacı müvekkillerinin 18/24 paya sahip olduğunu, ... İli, ... İlçesi, ... Mh. ... Arkası Mevkii 3 pafta, 124 parsel ... 13.080 m²'lik tarla vasıflı taşınmazın uzun yıllardır ruhsatlı şekilde madencilik faaliyeti için kullanılmakta olduğunu, 16.05.2018 tarihli keşif sırasında mahalli bilirkişilerin öncesinde de bağ, bahçe, bostan amacıyla kullanılmakta olduğunu belirttiğini, mahalli bilirkişilerden 1944 doğumlu ...'ın belirttiği şekliyle söz konusu taşınmazda orman niteliği bulunmadığını, hali hazırda ise maden sahası kullanımı sonrası kazılı şekilde durmakta olduğunu, itiraza uğrayan 13.08.2018 tarihli raporu kaleme alan bilirkişilerin tespit ettiği şekliyle kazılmamış kısımlarında dahi ağaç, ağaç kökü, humus bulunmadığını, orman içi olduğu iddia edilen bölge ile dava konusu taşınmaz arasında daha birçok tarla vasıflı arazi, yol vb. ayırıcı bölgeler bulunduğunu, dava konusu arazinin kadastrosunun yapılarak tapulandırılıp mülkiyeti hali hazırda davacı müvekkillerine ait bir taşınmaz olduğunu açıklayarak, belirtilen bu hususlar doğrultusunda İlk Derece Mahkemesinin verdiği kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen taşınmazlardan 36 parselin tamamının, diğer parsellerin ise bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen kısımlarının, 1939 yılında 3116 ... Kanun uyarınca yapılan orman tahdit çalışmalarında orman sınırları içerisinde bırakıldığı, 2896 ve 3302 ... Kanun uygulamalarında 2/B uygulamasına konu edilmediği, ancak 1967 yılında 766 ... Kanuna göre yapılan tapulama çalışmalarında şahıslar adına tapu kayıtlarının oluşturulduğu, orman tahdit haritasına uyulmadığı, dava konusu edilen 6292 ... Kanunu çalışmalarında da, 3116 ... Kanuna göre yapılan orman tahdit hattının uygulanması sonucu, 36 parselin tamamının, diğer parsellerin ise bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen kısımlarının, orman sınırları içerisine dahil edildiği, yeni oluşturulan orman kadastro haritasındaki sınırların, 3116 ... Kanuna göre oluşturulan orman sınır hattını aynen aldığı, bir değişiklik yapılmadığı, böylece İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun)
353/(1)-b.1 maddesi gereğince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl ve birleşen dosya davacıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Asıl ve birleşen dosya davacıları vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere İlk Derece Mahkeme kararının eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayalı olduğunu, gerekli orman araştırmasının yapılmadığını, taşınmazın tamamının uzun yıllardır tarım ve maden arazisi olduğunu, çelişkili raporlar ile davacıların mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, böylece İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 ... Kanun'un 11 inci maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı açılan itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 ... Kanun'un 11 inci maddesinin 10 uncu bendi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen dosya davacıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

179,90 TL onama harcının ... ve arkadaşlarından alınmasına, 44,40 TL'nin peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin ... Madencilik Tic. San. A.Ş.'den alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi,

22.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.