8. Hukuk Dairesi 2021/10343 E. , 2023/3413 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2135 E., 2019/1270 K.
KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/535 E., 2017/518 K.
Taraflar arasındaki Kadastro Komisyon Kararının yok hükmünde olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davanın konusu ;... ili ... ilçesi ... mahallesi 1991 ada 1 ila 18 dahil arası parsel, 1992 ada 1 ila 45 dahil arası parsel, 1993 ada 1 ila 37 dahil arası parsel, 1994 ada 1 ila 20 dahil arası parsel, 1995 ada 1 ila 32 dahil arası parsel 1996 ada 1 ila 36 dahil arası parsel, 1997 ada 1 ila 26 dahil arası parsel, 1998 ada 1 İla 24 dahil arası parsel, 1999 ada 1 ila 9 dahil parsel ve 2000 ada 1 ila 22 dahil arası parsel taşınmazlara ilişkindir. Taşınmazların hepsinin tapu kaydı tesis kadastrosu yoluyla 06.10.2010 tarihinde Hazine adına olup beyanlar hanesinde 6831 ... Orman Kanunu’nun ( 6831 ... Kanun ) 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcıları adına şerh bulunmaktadır.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; eski 238 ada 6 parsel olan ve ifrazı ile yukarıda bahsi geçen dava konusu taşınmazlara giden taşınmazın kadastro çalışmalarında davacının murisi ... ... ... adına yapıldığını, tespit gibi tapuya tescil edildiğini, murisi adına olan tapu kaydının 2613 ... Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu’nun ( 2613 ... Kanun ) 26 ıncı maddesine istinaden kadastro komisyonunun 16.05.1958 tarihli kararı ile tashihen iptal edildiğini, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, tapuya bu şekilde yazıldığını, az yukarıdaki kanuna göre tapulama çalışması sonucu şahıslar adına yapılan tespite ilişkin tutanakların kesinleşmesinden sonra kadastro komisyonunun görevi ve yetkisi sona erdiğinden tashihen iptal kararı alamayacağını ,bu nedenle komisyon kararının yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmiştir. Davacı vekili 17.10.2014 havale tarihli dilekçesinde; Komisyon kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali ile buna bağlı oluşturuılan tapu kaydının iptali ile davcı adına tescilini olmadığı takdirde tapu kaydının yanlış tutulması sebebiyle söz konusu taşınmazların bedelinin davalı Hazinece tazminini talep etmiştir. Davacı 01.06.2017 tarihinde bizzat verdiği dilekçe ile bir ıslahın olmadığını, davanın sadece 16.05.1958 tarihli Kadastro Komisyon Kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin olduğunu bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının 10 yıllık dava açma süresini geçirdikten sonra dava açtığını, kararın yok sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından; davacı tarafça dava konusu edilen ada ve parsellere ilişkin tapu kayıtlarının dosyamız arasına getirtilmiş olduğu, davacı vekilinin sunmuş olduğu, 01.06.2017 tarihli beyan dilekçesi doğrultusunda, davanın 16.05.1958 tarihli kadastro komisyonu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti talebinden ibaret olduğu, davanın mahiyeti gereğince yok hükmünde sayılması istenen kadastro komisyonu kararına dayalı olarak oluşan ve dava dilekçesinde açıkça yazılarak dava konusu edilen parsellerin maliklerinin ve beyanlar hanesinde geçen fiili kullanıcılarının ayrıca dava konusu yerin 2/B kapsamında orman dışına çıkarılan alanlardan olmaları davacı, davacının iddiasının yerin orman olmadığına ilişkin olması nedeniyle Orman İdaresinin de dahili davalı yapılması gerektiği, bu hususta davacı tarafa verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen gerekli dava işleminin yapılmadığı bu sebeple davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın sadece komisyon kararının yok hükmünde olduğunun tespiti talebiyle açıldığı, davanın yanlış bir şekilde taminat davası gibi yorumlanarak Orman İdaresinin ve kullanıcıların da davaya dahil edilmesinin istenmesinin doğru olmadığını, bir kimsenin hakkı dahi olsa dava açmaya zorlanamayacağını, büyük harç ve masraflara yol açacağını, mahkemece keşif ara kararından rücu edildiği halde Orman İdaresi ve kullanıcıların dahil edilmesi ara kararından dönmediğini, zorunlu kesin süre ve ihtarat yapılamsı hususlarını da atlayarak karar verdiğini, taşınmazın ormn olamadığının salt davacı iddiası olmadığını, 2010 yılında idarece de orman alanı dışına çıkarıldığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapuya tesciline esas kadastro komisyonu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti isteğinin davanın hem hazineyi ve orman idaresini hem de tapu kayıtlarının beyanlar sütununda kullanıcı olarak ismi yazan kişileri ilgilendirdiğine, davacı vekilinin kesin süre içinde Orman İdaresini ve kullanıcıları davaya dahil etmediğine dosya kapsamı, delil durumu dikkate alındığında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/535 Esas 2017/518 Karar ... kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 ... Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; istinaf dilekçesini tekrarla , dahil edilmeme halinde davanın hemen reddedilemeyeceğine yönelik iddiaların da incelenmediğini, kesin süre ve ihtara yapılması hususlarının atlandğını, resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 16.05.1958 tarihli Kadastro Komisyon Kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2613 ... Kanun’un 26 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!