8. Ceza Dairesi 2024/9114 E. , 2024/3374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1455 E., 2022/1799 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onaması
Sanık müdafinin temyiz süresini geçirmesi nedeni ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere "adil yargılama, ceza muhakemesi hukukunda, sanığa ve mağdura tanınan hakların tümü ve insan hakları ihlal edilmeden yapılan yargılama olarak tanımlanmakta olup, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin tamamında geçerli olan bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır. Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu ve yöntemine verilen önem dikkate alındığında, Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına uygun olarak kararın tebliğinin şeklî değil, faydalı, amacına uygun, hak arama hürriyetini ve etkin başvuru hakkını engellemeyecek biçimde yapılması gerekmektedir." denilmek suretiyle sanıkların etkin başvuru hakkını kısıtlayacak şekli yorumlardan kaçınılması gerektiğinin açıkça kabul edildiği gözetilerek sanığa yapılan tebligat üzerine sanığın temyiz dilekçesi vermesi nedeni ile yapılan değerlendirmede, sanığın hüküm tarihi ile istinaf ilamının müdafine tebliğ edildiği tarih itibariyle hükmen tutuklu olarak ceza evinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın evrak üzerinden yapılan inceleme ile verildiği ve sanığa tebliğ edilmediği, sanığın tutuklu olması nedeniyle müdafisiyle görüşme imkanının bulunmadığı, bu nedenle öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin eski hale getirme dilekçesi kabul edilmesi gerektiği kabul edilerek ve sanığın temyiz istemine hasren yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2020 tarihli iddianamesi ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2.Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli kararıyla sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 8 yıl 4 ay hapis ve 16.6600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, arama işleminin usulsüz olduğuna, dosyada tanık olarak dinlenen şahısların aslında sanık konumunda olması gerektiğine, ele geçen uyuşturucu maddelerin kendisine değil tanıklara ait olduğuna, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine, beraat etmesi gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir.
2.Dava dosyası içerisinde yer alan uzmanlık raporuna göre, sanığın iş yerinde yapılan aramada sarı bez çantanın içerisinde yapılan arama sonucu ele geçirilen maddeler ile sanığın üzerinde ele geçen maddenin amfetamin, metamfetamin, thc ihtiva eden bitki parçası, esrar etkin maddesi ve ele geçen hassas terazi üzerinde de metemfetamin kalıntısı bulunduğu belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece Mahkemesince verilen hükümde hukuka aykırılık tespit edilmeyerek istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Olay tarihinde polis ekiplerinin başka bir aracı aradıktan sonra, covid-19 hastalığı tedbirleri nedeniyle sanığın sahibi olduğu büfede ellerini yıkamak amacıyla sanıktan izin aldıkları, ilgili polis memurunun büfe içerisinde tezgah arkasında dosya kapsamında tanık olarak bulunan B.A. ve İ.D. adlı şahısların saklandıklarını ve bu sırada tezgah üzerinde bulunan sarı renkli çantayı sanığın almaya çalıştığını görmesi nedeniyle, şüphe üzerine usulüne uygun olarak yapılan aramada sarı renkli çanta içerisinde ve sanık üzerinde söz konusu uyuşturucu maddelerin ele geçtiği, ayrıca büfe içerisinde hassas terazi ve terazinin üzerinde metemfetamin kalıntısı bulunduğu anlaşılmıştır.
2.Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik, istikrar arz etmeyen ve sanığın özellikle sulh ceza hakimliğinde yapılan sorgu sırasında sarı renkli çantayı içerisinde bira bulunması nedeniyle almaya çalıştığını beyan etmesine rağmen söz konusu çantada da bira çıkmamış olması ve bu kez çantayı almadığını söyleyen çelişkili ifadeleri, uzmanlık raporları, olayın gerçekleşme biçimi, ele geçen uyuşturucu maddelerin çeşitliği, söz konusu iş yerinde hassas terazinin bulunması dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu çelişkili savunmaların suçtan kurtulmaya matuf olduğu mahkemenin temel cezanın belirlemesinde ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
3.Sanığın iş yerinde yapılan aramanın usulüne uygun olarak yapıldığı belirlendiğinden sanığın temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2021/1455 Esas sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!