8. Ceza Dairesi 2024/79 E. , 2025/1986 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/207 E., 2016/67 K.
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2013/207 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268/1. maddesi delaletiyle 267/7. ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin Yargıtay 8. Ceza Dairesince reddi üzerine , 16.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi 20.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB- 2023/124766 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
"....Dosya kapsamına göre, sanık hakkında uygulanan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesininin 7. fıkrasında, “İftira sonucunda mağdur hakkında hapis cezası dışında adlî veya idarî bir yaptırım uygulanmışsa; iftira eden kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklindeki düzenlemenin, 17/03/2012 tarih ve 28236 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 17/03/2013 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 17/11/2011 tarihli ve 2010/115 Esas ve 2011/154 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 267/7. maddesi gereğince yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 267/7. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 17.11.2011 tarihli ve 2010/115 Esas, 2011/154 Karar sayılı kararıyla hüküm tarihinden önce iptal edildiği ve suç tarihi itibariyle hükümlünün anılan Kanun'un 267/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş, hükmedilecek cezanın miktarı itibarıyla kişiselleştirme nedenlerinin uygulanması ihtimaline binaen müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına karar verilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2013/207 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca; aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!