8. Ceza Dairesi 2024/540 E. , 2024/2729 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1722 E., 2022/1636 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/18 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 16 yıl hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1722 Esas, 2022/1636 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; ticari takside ele geçirilen uyuşturucu maddenin sanığa ait olmadığına, tanık olarak dinlenen kızı Sabriye'ye ait olduğuna, ikamet araması sırasında ceviz ağacının dibinde ele geçen maddelerin kamuya ait arazide ele geçirilmiş olup sanığa ait olmadığına, tanık beyanlarının da sanığın savunmasını destekler mahiyette olduğuna, sanık hakkında ihbar bulunmadığına, ele geçen maddelerin satışa hazır paketçikler halinde olmadığına, sanığın kullanıcı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, ele geçen uyuşturucu maddenin etken madde miktarı dikkate alındığında kullanım sınırları içinde kaldığına, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık soruşturma aşamasının aksine kovuşturma aşamasında uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını, kızı Sabriye'ye ait olduğunu beyan etmiş ise de; sanığın savunmaları üzerine yürütülen soruşturmada ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kızı Sabriye'nin alınan beyanlarında söz konusu uyuşturucu maddelerin babası olan sanığa ait olduğunu belirtmiş olması, dosya kapsamında uyuşturucu maddelerin sanığın kızı Sabriye'nin olduğuna dair herhangi bir somut delilin bulunmayışı, kızının kendisine kumpas kurduğunu belirtse de olay tarihinde birlikte yaşıyor olmaları, birlikte seyahat ederken yakalanmış olmaları ve sanığın kendiliğinden soruşturma aşamasında uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu belirtmesi, her ne kadar arama esnasında kızının panik olduğunu, kızının uyuşturucu maddeyi yanlarını aldığını söylediğini, kızı için uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu söylemiş ise de birlikte yola çıktıkları taksicinin tanık beyanında iddia edilen konuşmaları duymadığını, sanık ve ailesinin panik bir halde olmadıklarını ve sanığın bagajda uyuşturucuyu bulup ekiplere teslim ettiğini beyan etmesi, ayrıca sanığın soruşturma aşamasınında alınan savunmalarında istikrarlı bir şekilde araçta ele geçirilen uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, bu nedenle sanığın yargılama sonrası cezalandırılmaktan kurtulmak için kızı Sabriye'nin üzerine atfı cürüm mahiyetinde savunma yaptığı kanaatine varıldığı, sanığın bu savunmalarına itibar edilemeyeceği, yine sanığın soruşturma aşamasında araçta ele geçirilen maddeyi kullanmak için bulundurduğunu beyan etmiş ise de, ele geçirilen 107 gramlık uyuşturucu maddenin kullanım sınırının çok üzerinde olduğu, sanık yola çıkmadan önce ele geçen maddelerden kullandığını beyan etmiş ise de sanıktan alınan kan ve idrar örneklerinde ele geçen maddelerin içeriğinden farklı türde sentetik kannabinoid maddelerine rastlanmış olması, savunmasında bahsettiği gibi ele geçen maddelerden kullanmadığının anlaşılması, yine sanık soruşturma aşamasında bahçe kısmında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de, olay yeri krokisinde sanığa ait ikametin etrafının duvarla çevrili olduğu, duvarın doğu yönünde bahçe duvarı ile dere yatağı arasında kalan etrafı kafes telle çevrilmiş korunaklı bahçe içerisinde bahçe duvarının 3.7 metre uzağında toprağa gömülü uyuşturucu maddelerin ele geçirilen nokta itibariyle her ne kadar taraf anlatımlarında sanığın bahçe duvarının dışında ele geçirildiği ve söz konusu araziyi kimsenin kullanmadığı beyan edilmiş olsa da duvar ile dere yatağı arasında kalan alanın sanığın bahçe duvarına bitişik şekilde tel örgülerle çevrilmiş olması, o alanı başka bir kişinin kullandığına dair herhangi bir iddia olmaması ve araçta ele geçen maddelerle arazide gömülü vaziyette ele geçen maddelerin aynı sentetik kannabinoid maddeleri içermesi bir arada değerlendirildiğinde sanığın söz konusu maddeleri toprağa gömülü şekilde sakladığı, ele geçirilen uyuşturucu madde toplam miktarı ve türü, evinde hassas terazi ele geçirilmiş olması, uyuşturucu maddelerin yakalandığı yer ve ele geçirilme şekli bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, yasal ihtaratın yeterince açıklanmaması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi hususu eleştirilip, hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, etkin pişmanlık ve takdiri indirim nedenlerinin uyuglanmamasına, ele geçen madde miktarına göre teşdiden hüküm kurulmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve yeterli incelemenin yapıldığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan uyuşturucu maddenin ve şahit numunenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, adli emanette kayıtlı diğer eşyaların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci uyarınca müsaderesi yerine, uygulama fıkrasının hükümde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1722 Esas, 2022/1636 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün müsadere ile ilgili bölümünde yer alan “1 adet NECKLİFE ibareli terazi” ibaresinden sonra gelmek üzere “5237 sayılı TCK'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası” ibaresinin ve "şahit numunelerin" ibaresinden sonra gelmek üzere “5237 sayılı TCK'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası” ibaresinin eklenmesi, suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!