8. Ceza Dairesi 2024/54 E. , 2024/2088 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/378 E., 2015/445 K.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında sahte oluşturulan banka kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli kararı ile sanık ... hakkında sahte oluşturulan banka kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan beraat, sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'un temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
2. Suçtan zarar gören banka vekilinin temyiz isteği, müvekkil bankanın yargılama aşamasında davadan haberdar edilmediğine, müvekkil bankanın suçtan zarar gördüğüne, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanıkların, mağdura ait banka kartını kopyaladıktan sonra, ATM üzerinden para çekmek ve mağdurun hesabından sanık ...'un hesabına 50.000,00 TL göndermek suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin gerekçeli kararın tebliği üzerine vekili aracılığıyla hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi bankanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı davranılması bozmayı gerektirmiştir.
2. Kabule göre de; mahkemece kararın kabul kısmında, mağdura ait banka kartının sanık ... tarafından 18.10.2014 tarihinde kopyalandığı, sonrasında 1.500,00 TL çekim işlemi gerçekleştirildiği, son olarak ise mağdurun hesabından sanığın kendi hesabına aktardığı 50.000,00 TL'yi banka şubesinden çekmek istediği sırada polis tarafından yakalandığının kabul edilmesi karşısında; kamera kayıtlarının incelenmesine dair düzenlenen bilirkişi raporunda, 18.10.2014 tarihli eylem sırasında, şahısların yüzlerini şemsiye ile kapatmaları nedeniyle açık kimliklerinin tespit edilemediğinin bildirildiği gözetilerek, öncelikle mağdura ait banka kartının kopyalanıp kopyalanmadığı, kopyalanmış ise suça konu banka kartı bilgileri kullanılarak sahte bir kart üretilip üretilmediği, havale işleminin mağdur adına oluşturulan mobil bankacılık hesabı üzerinden yapılıp yapılmadığı, sanık ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına esas alınan ATM üzerinden 1.500,00 TL çekilmesine ilişkin fiilin hangi tarih ve saatte gerçekleştirildiği, bu fiile sanık ...'un iştirak edip etmediği araştırıldıktan ve sanıkların olay tarihinde kullandıkları telefon numaralarına ait HTS kayıtları getirtilerek, olay öncesinde ve olay sırasında aralarında iletişim bulunup bulunmadığı, sanık ...'ın olay saatinde hangi BAZ istasyonlarını kullandığı belirlendikten sonra, sanıkların eylemlerinin hangi suçu veya suçları oluşturduğunun belirlenmesi, 23.10.2014 tarihli banka şubesinden para çekme eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı ve sanıklar hakkında aynı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma sonucunda hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık ... hakkında hüküm kurulduğu sırada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin tatbiki suretiyle belirlenen 5 yıl hapis cezası üzerinden takdiri indirim nedenleri uyarınca indirim yapıldığı esnada, hapis cezasının 4 yıl 2 ay yerine 3 yıl 10 ay şeklinde eksik belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/378 Esas sayılı kararına yönelik şikayetçi banka vekili ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!