WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/451 E.  ,  2024/3580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/280 E., 2023/742 K.
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2014 tarihli iddianamesiyle, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli kararıyla sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli kararının, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli kararıyla, seri muhakeme usulünün uygulanmasında zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararıyla sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delil yetersizliğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...'ün 23.09.2007 tarihinde işlemiş olduğu iddia olunan hırsızlık suçundan yakalandığında 04.10.2007 tarihinde doldurulan Kimlik Tespit Formu'nda kendisini kardeşi olan mağdur ... olarak tanıttığının yine başka bir hırsızlık suçundan yakalandığında 10.12.2014 tarihinde alınan parmak izlerinin incelenmesinden anlaşıldığı ayrıca mağdur hakkında 23.09.2007 tarihli eyleme yönelik İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/233 Esas, 2015/78 Karar sayılı dava dosyasından 07.04.2015 tarihinde yağma, konut dokunulmazlığının ihlali ve yaralama suçlarından beraat kararı verildiği ve bu kararın 14.09.2015 tarihinde kesinleştiği ve sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğu böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Dava dosyası kapsamında yer alan 10.12.2014 tarihli ekspertiz raporu, 04.10.2007 tarihli Kimlik Tespit Formu, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli 2011/233 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararı ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ün 23.09.2007 tarihli hırsızlık olayında yakalandığında kardeşi olan mağdura ait kimlik bilgilerini verdiğinin tespit olunduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçu işlediği belirlenmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli ve 2023/280 Esas, 2023/742 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulamasına esas alınan İstanbul 29.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2012 tarihli ve 2012/151 Esas, 2012/1381 Karar sayılı ilamın incelemeye konu suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrası gereği tekerrüre esas olamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında yer alan Fatih 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2004 tarihli ve 2004/177 Esas, 2004/476 Karar sayılı kararı ile hükmolunan 6000,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli ve 2023/280 Esas, 2023/742 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden tekerrür uygulamasına ilişkin (5) numaralı fıkranın çıkartılarak yerine "Fatih 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2004 tarihli ve 2004/177 Esas, 2004/476 Karar sayılı kararı ile hükmolunan 6000,00 TL adli para cezasının tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddenin altıncı fıkrası gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.

...