WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/375 E.  ,  2024/1476 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/747E., 2023/750 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başşsavcılığının 06.10.2022 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
2. Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine yapılan yargılamada Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, çelişkili mağdur beyanları dışında mahkumiyete yeterli delil olmadığına, hakimin tarafsızlığının zedelendiğine, keşif yapılması gerektiğine, mağdurun ifadesi alınma aşamasında bulunan psikoloğun hakkı olmamasına rağmen müştekiye soru sorduğuna, yüzeysel bir gerekçe ile mahkumiyete karar verildiğine, kamera kayırları incelendiğinde mağdurun rızası ile sanığın aracına bindiğinin sabit olduğuna, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna ve çelişkili bu beyanlar dışında mahkumiyete yeterli delil olmadığına yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın trafik ışıklarında mendil satıcılığı yapan mağduru 100,00 TL vermek hilesi ile aracına bindirdiği, mağdurun inmek istemesine rağmen indirmediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurun suç tarihi itibariyle 9 yaşında olduğu, trafik ışıklarında mendil satıcılığı yaptığı, olay günü sanığın mağdurun satış yaptığı trafik ışıklarında beklediği sırada sanığın, mağdura 2,00 TL vererek, akabinde kendisiyle gelmesini, 100,00 TL daha verip evine bırakacağını söyleyerek mağdurenin arabasına binmesini isteyerek araca binmesini sağladığı, sanığın mağdurenin evine dönmesi gereken kavşağı geçtiği halde yola devam etmesi üzerine mağdurun ağlamaya başladığı ve araba camına vurduğu, bilahare polislerin şüphe üzerine aracı durduklarında mağdureyi ağlar ve korkmuş vaziyette buldukları bu sırada mağdurenin polislerden yardım istediği ve sanığın kendisini kaçırdığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
2. Bölge Adliye Mahkemesi bozmasından sonra mağdur ve müştekinin ifadelerinin sanığı kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmış olup, 04.10.2022 tarihli tutanak ile tüm dava dosyası kapsamından, suçun sübut bulduğu sabit ise de, sanık hakkında ceza verilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca orantılılık ilkesi nazara alınarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin alt sınırdan çok fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli, 2023/747 Esas sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 283 üncü maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE GEREKÇESİ
Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarih 2023/112 esas, 2023/159 sayılı kararının gerekçe bölümünde "Tüm dosya kapsamı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; öncelikle sanığın Uyuşturucu Ticareti suçundan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/42 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda kesinleşmiş 9 yıl 2 ay hapis cezasının bulunduğu, daha sonra Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce mahkumiyet ilamında tekerrüre esas alınan suç; seri yargılama usulüne girdiğinden bahisle infazın durdurulmasına karar verilerek sanığın usulsüz bir şekilde tahliyesine karar verilmesinden yaklaşık 1,5 ay kadar sonra mahkememize konu menfur olayın gerçekleştiği, olay tarihinde mağdur çocuğun trafik ışıklarında gece vakti mendil sattığı sırada sanığın aracıyla mağdurun yanına yaklaştığı ve mağdura 2,00 TL verdiği, akabinde mağdura 100,00 TL vermek istediğini ve mağdurun kendi evine gitmesini istediğini söylediği, mağdurunda bunu kabul ederek 100,00 TL almak istediğini söylemesi üzerine sanığın bu defa mağdura seni ben evine götüreceğim dediği, mağdurunda bunu kabul etmediği, bunun üzerine sanığın mağduru zorla aracına bindirdiği, bu esnada mağdurun ağlaması üzerine sanığın mağdura hitaben "kes sesini, seni vururum" dediği, mağdurun araç içerisinde bulunduğu sırada sanığın aracıyla hareket ettiği," aynı kararın hüküm kısmında ise "olayın vahameti, olayın gece vakti ve kalabalığın olmadığı bir yerde gerçekleşmiş olması, ailesiyle peçete satmak zorunda olan 12 yaşından küçük mağdurenin çaresizliğinden faydalanmak suretiyle işlenmesi" gerekçeleriyle alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 109/2 maddesi gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdurenin 12 yaşından küçük çocuk olması nedeniyle sanığa verilen cezanın Türk Ceza Kanununun 109/3-f maddesi gereğince bir kat artırılarak sanığın 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesi ile 58inci maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olanlara ilişkin infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19.09.2023 tarih 2023/747 Esas, 2023/750 sayılı kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir..
Heyetimizce sanığın atılı suçu işlediği kabul edildikten sonra verilen cezanın sanığın eylemi ile orantılı olmadığı sanığa daha az ceza verilmesi gerekçeleriyle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Sayın çoğunluk tarafından sanık hakkında ceza verilirken 5237 Sayılı Kanunun 3 üncü ve 61 nci maddeleri uyarınca orantılılık ilkesi nazara alınarak hüküm kurulması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiş ise de; hangi yönlerden verilen cezanın orantılılık ilkesine aykırı olduğu belirtilmemiştir. Kaldı ki yerel mahkeme neden sanığa alt sınırın üzerinde ceza verdiğini gerekçesinde belirtmiştir.
Dosya içerisinde bulunan mağdurenin sıcağı sıcağına alınan beyanları ve yargılamayı yapıp sanıkla yüz yüze muhatap olan ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin kararlarındaki gerekçeler nazara alındığında sanığa verilen cezanın gerçekleştirdiği eylemle orantılı olduğu görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararın bozulması yönündeki görüşüne katılmıyorum. 19.02.2024