WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/300 E.  ,  2024/4224 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/927 E. 2016/223 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Hükümlerin bozulmasına karar verilmesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2021/993 Esas, 2023/10528 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2024 tarihli ve 4-2016/120439 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
İtiraza konu uyuşmazlık, sanık ...'in eylemlerinin, teşebbüs aşamasında kalan yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekip gerekmediğinin, sanık hakkında açılan davaya esas iddianamedeki anlatıma göre görevli mahkemece yargılama yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
İtirazname No : KD - 2016/120439

Asliye Ceza Mahkemesinin görevi 5235 sayılı Kanun'un 11. maddesinde; “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza mahkemesi ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır” şeklinde düzenlenmişken 6545 sayılı Kanun'un 49. maddesiyle maddeye "sulh ceza” ibaresinden sonra gelmek üzere “hâkimliği” ibaresi eklenmiş ve söz konusu madde 6545 sayılı Kanun'la yapılan diğer değişikliklerle uyumlu hâle getirilmiştir.
Ağır ceza mahkemesinin görevi ise 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde; "Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332. maddeler hariç) ve 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işler" şeklinde belirlenmiştir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkemenin görevli olup olmadığı kovuşturma evresinin her aşamasında ilgililer tarafından ileri sürülebileceği gibi, mahkemece re'sen de karar verilebilir. Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler ise hükümsüzdür.
Somut olayda; sanık ... hakkında açılan 10.12.2015 tarihli iddianamede, sanığın olay tarihinde ikametine geldiği, annesi müşteki ... ve kız kardeşi ... ... ile aralarında tartışma çıktığı, şüphelinin tartışma sırasında annesi...'e yumrukla vurduğu, mutfaktan aldığı adli emanette bulunan ekmek bıçağını müşteki ... ve...'e göstererek ''Babamdan kalan maaş kartını bana vereceksin ya da sizi öldürürüm'' şeklinde tehdit ettiği, daha sonra şüphelinin müştekileri bıçakla bir odaya kilitleyerek hürriyetlerinden yoksun bıraktığı anlatıma konu edilmiştir.
Yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince oluş bu şekilde kabul edilmiş ve sevke konu maddeler uyarınca sanığın her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yüksek Dairenizce de eylemin bu şekilde işlendiği kabul edilmiş, ancak sanığın mağdurelerden maaş kartını isteme sırasında meydana gelen tartışma üzerine, mağdurenin annesine yönelik yaralama eylemini yağma amacı ile değil, aniden gelişen tehevvür üzerine gerçekleştirdiği ve eyleminde yağma kastının bulunmadığı değerlendirmeye konu edilmiştir.
İddianamedeki anlatıma, oluşa ve kabule göre, suç tarihinde alkollü olan sanığın babasından kalan emekli maaşını kendisinin alabilmesi için banka kartının kendisine verilmesini istemesi, bu amaçla annesi...'i yaralaması, annesi ve mağdur kız kardeşi ...'ü mutfaktan aldığı bıçakla tehdit etmesi ve mağdurları aynı bıçakla bir odaya kilitlemesinden ibaret kanıtlanan eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148, 149, 35. maddelerinde tanımlanan yağmaya teşebbüs ve ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturabileceği, bu anlamda sanığın suç kastının belirlenmesinin, davaya bakma ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle Yüksek Daireniz kararına karşı sanık ... aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmasının, konu edilmesine ilişkindir.
İtirazname No : KD - 2016/120439

II. GEREKÇE
Mağdurelerin olaydan hemen sonra alınan beyanları, sanığın savunmaları, 16.11.2015 tarihli olay tutanağı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, olay gecesi alkollü bir şekilde eve gelen sanığın vefat eden babasından kalma ve annesi müşteki... tarafından çekilen maaşın kendisine verilmesi hususunda mağdurelerle yaşadığı tartışma üzerine, müşteki...'i darp edip, elindeki bıçağı göstererek ''Babamdan kalan maaş kartını bana vereceksin ya da sizi öldürürüm.'' diyerek tehdit etmesi ve mağdureleri odaya kilitlemesi şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 148 inci, 149 uncu ve 109 uncu maddelerinde düzenlenen yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir, tartışma ve davaya bakma görevinin, yağma suçuna ilişkin anılan maddelerdeki hapis cezasının üst sınırına göre 5235 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2021/993 Esas, 2023/10528 Karar sayılı onama ve bozma ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sivas(Kapatılan) 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/927 Esas sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.

...