WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAIRESI

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/288 E.  ,  2025/2292 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/33 E., 2023/187 K.
SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Çaycuma Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2015 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarihli kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 43/2. maddesi delaletiyle 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, hükme yönelik sanığın temyiz talebinde bulunması üzerine Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli kararı ile süre yönünden temyiz talebinin reddine karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/23774 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1605 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan sanığın cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine dair karara karşı sanık tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, anılan kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/12/2022 tarihli ve 2020/16294 esas, 2022/19058 karar sayılı ilâmı ile bozulduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/06/2013 tarihli ve 2012/1-1564 esas, 2013/281 sayılı kararında; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 307/4. maddesinde de; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262. maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" düzenlemesine yer verilmek suretiyle, aleyhe bozmama ilkesi korunmuştur. Kanunun açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere; yaptırım ve sonuçlarını aleyhe değiştirme yasağının kapsamı yalnızca ceza ve yaptırım miktarı ile sınırlıdır. Kanun koyucu suçun niteliği veya adı yönünden sanık yararına kazanılmış bir hak tanımamıştır. Temyiz davasının yalnızca sanık veya varsa müdafii ya da sanığın yararına olarak Cumhuriyet savcısı ya da 1412 sayılı Kanunun 291. maddesinde belirtilen kişiler tarafından açılması veya hükmün kendiliğinden temyize tâbi olması halinde, Yargıtayca suç vasfında hataya düşüldüğü belirlendiğinde aleyhe temyiz bulunmasa bile, cezanın tür ve miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak şartıyla hükmün bozulmasına karar verilecektir. Aksinin kabulü hukuk kuralları ile kanuni düzenlemelerin ülke genelinde farklı uygulanmasına yol açar ki, bu durum eşitlik, adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık oluşturacaktır. Zira aynı eylem nedeniyle farklı mahkemelerde yargılanan sanıklardan, suçunun hukuki niteliği doğru olarak belirlenen sanığın mahkûmiyeti ile zamanaşımı, süreli veya süresiz olarak bir kamu görevini üstlenmekten yoksun bırakılma, seçme ve seçilme hakkının kaybı gibi hak yoksunluklarının yanında, muhtemel bir genel veya özellikle de özel af karşısında değişik sonuçlarla karşılaşmasına rağmen, suç vasfı hatalı olarak belirlenen sanığın, açıklanan sonuçlarla karşılaşmaması söz konusu olabilir ki, bu durum eşitlik ilkesi ile hak ve adalet duygusuna da uygun değildir. O halde, lehe temyiz davası üzerine suç vasfının tespitinde hataya düşüldüğünün belirlenmesi halinde, cezanın tür ve miktarı yönünden kazanılmış hak saklı tutularak hükmün bozulmasına karar verilmelidir." şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda Mahkemenin kararına karşı sadece sanık tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu, aleyhe temyiz yoluna başvurulmadığı ve söz konusu kararın da sanık aleyhine bozulmadığı halde, Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2023 tarihli kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/5. maddesinde yer alan "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme uyarınca, aleyhe temyiz yoluna başvurulmaması karşısında, bozma kararından önce tayin olunan 5 ay cezasının ve cezanın ertelenmesi kararının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği ve yeniden kurulan hükümde neticeten sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Karar tarihinde Sakarya 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olup SEGBİS sistemi ile yüzüne karşı verilen karara ilişkin duruşma tutanağının bir örneğinin hükümlüye verilmediği, bu durumda kanun yolu başvuru süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacağı, gerekçeli kararın sanığa ceza infaz kurumunda 29.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın hükmün kendisine tebliğinden önce 23.05.2023 havale tarihli temyiz dilekçesini sunduğu, Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmakla, söz konusu ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan nedenle henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.