WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/2375 E.  ,  2024/5107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1844 E., 2021/386 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2021 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve resen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği,
Sanık hakkında yasal koşulları oluştuğu halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayininin usul ve kanuna aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği,
Sanığın uyuşturucu maddeleri ticari maksatlı bulundurduğuna dair somut delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, evinde yapılan aramada başkaca bir suç unsurunun ele geçirilmediğine, uyuşturucu maddenin ticari maksatlı bulundurulma koşullarının oluşmadığına ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay; yaya devriye görevi ifa eden kolluk görevlilerinin şüphe üzerine durdukları sanığa üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda, sanığın pantolonunun sağ cebinde bulunan 23 parça halindeki eroin maddesini rızaen teslim ettiği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediği kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. 18.06.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun "Durdurma ve kimlik sorma" başlıklı 7 nci maddesi ile "Adli görev ve yetkiler" başlıklı 8 inci maddesinde yer alan düzenlemelere göre, çarşı ve mahalle bekçileri, makul bir sebebin bulunması halinde bir suçun veya kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek amacıyla durdurma ve kimlik sorma işlemleri yapabilecek, kişi üzerinde tehlike oluşturan bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı hâlinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dâhil gerekli tedbirleri ve suç işlendikten sonra suç delillerinin kaybolmaması veya bozulmaması için gerekli muhafaza tedbirlerini alabilecektir.
Somut olayda; olay tutanağına göre 28.01.2021 tarihinde görevli çarşı ve mahalle bekçileri tarafından şüphe üzerine durdurulan sanığın kimlik tespiti yapılmış, sanığa sorulduğunda üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunu beyan ederek, rızası ile pantolonunun sağ cebinde bulunan suça konu uyuşturucu maddeleri teslim etmesi üzerine muhafaza altına alınmıştır.

Suça konu uyuşturucu maddelerin sanık hakkında yazılı arama emri veya arama kararı bulunmadığı aşamada ve ancak yazılı emir veya arama kararı ile elde edilebilecek durumda iken, sanığın cebinde bulunan uyuşturucu maddeleri kendi rızası ile teslim etmesi karşısında; suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/1844 Esas, 2021/386 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.