8. Ceza Dairesi 2024/2368 E. , 2024/5337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/24 E., 2021/88 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2019 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2021/24 Esas, 2021/88 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanığın atılı suçu işlemediğine, ihbar dışında dosyada başkaca delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaat halinde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme sonucu verilen usul ve kanuna aykırı kararın re'sen nazara alınacak sebeplerle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay, suç tarihinde saat 16.55 sıralarında Salı Pazarı sokak girişinde bulunan kıraathane önündeki araçta uyuşturucu madde olduğuna dair yapılan ihbar neticesinde kolluk görevlilerinin aracın bulunduğu yere gittikleri, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında yapılan aramada aracın torpido gözünde siyah renkli poşet içerisinde esrar maddesi, bitki tohumları ve içerisinde 9 adet fişek halinde defter kağıdına sarılı esrar maddesinin ele geçirildiği, sanığın eyleminin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; "...Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığıyla ilgili ihbar alındığı, olay yerine giden güvenlik güçlerinin sanığa ait arabada fişekler haline getirilmiş satışa hazır birbirine yakın gramajlarda paketlenmiş esrar maddesi ele geçirdikleri, toplam 9 fişek halinde bulunan esrar maddesini aracın içerisinde bulunduğu, Yargıtay yerleşik uygulamaları ile birbirine yakın gramajlarda paketlenmiş fişekler haline getirilmiş uyuşturucu maddenin ticaret kastını ortaya koyduğunun bildirildiği, somut olayda da sanığın fişekler haline getirdiği uyuşturucu maddeyi arabasının torpido gözünde taşıdığı, satışa arz halde bulundurduğu, kendi kişisel kullanımı için uyuşturucu madde satın alan bir kişinin bu uyuşturucuyu evinde ya da iş yerinde tutması gerekirken sanığın uyuşturucu maddeyi arabasında taşıdığı, güvenlik güçlerine gelen ihbarda da araçta uyuşturucu maddenin satıldığının ihbar edildiği, araçta yapılan kontrolde sanık dışında diğer iki tanığın bulunduğu, her ne kadar bu iki kişinin sanıktan uyuşturucu madde almadıklarını beyan etmiş iseler de, arkadaş olan tanıkların sanık aleyhine beyanda bulunmamalarının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, sanığın bir bütün haliyle satışa arz halinde fişekler halinde uyuşturucu maddeyle yakalandığı, sanık savunmasının da hayatın olağan akışına aykırı ve kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunma kabul edilerek itibar edilmemiştir." şeklindeki gerekçeyle sanığın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde; "...Ancak, açık vaziyetteki torpido gözünde uyuşturucu madde ele geçirilen ......., plakalı araç sanık adına kayıtlı ise de, olay ve yakalama tutanağı içeriğine göre yakalama anında söz konusu araç tanık ...'un sevk ve idaresinde olup ön sağ koltukta ise tanık ...'in oturduğu, o esnada araçta ya da olay yerinde bulunmayan sanığın sonradan karakola gelerek aracın ve tespit edilen uyuşturucu maddelerin tanıklara değil kendisine ait olduğunu söyleyerek uyuşturucu maddelerin aidiyetini üstlendiği anlaşılan ve mahkemece de bu şekilde kabul edilen olayda, tanıkların soyut beyanları dışında aleyhine uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılması için yeterli delil olmadığı aşamadaki ikrar ve anlatımları ile kendi suçunun ortaya çıkmasını sağlayarak etkin pişmanlık gösteren sanığın cezasında TCK'nın 192/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza belirlenmesi,
Hukuka aykırı, sanık ve müdafiinin istinaf başvurusu bu nedenle yerinde ise de; bu husus 5271 Sayılı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir eksiklik olduğundan, hükmün temel cezanın belirlendiği ilk paragrafından sonra gelmek ve ikinci bir paragraf olarak eklenmek üzere;
"Sanığın aşamalardaki anlatımlarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasını sağlamak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği anlaşılmakla, hükmolunan cezadan TCK'nın 192/3. maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL HAPİS VE 500 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibarelerinin yazılması,
-Takdiri indirime ilişkin ikinci paragrafta yer alan "8 Yıl 4 Ay Hapis ve 833" ibareleri çıkarılarak yerine " 4 YIL 2 AY HAPİS ve 416 GÜN" ibarelerinin yazılması,
-Tayin olunan gün karşılığı adli para cezasının belirlenmesine ilişkin üçüncü paragrafta yer alan "(20x833 gün)" ve "16.660,00" ibareleri çıkarılarak yerlerine sırasıyla "20x416" ve "8.320,00" ibarelerinin yazılması,
-Hak yoksunluğuna ilişkin altıncı paragraftan önce "Sanığın netice olarak 4 YIL 2 AY HAPİS ve 8.320,00- TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibarelerinin yazılması suretiyle..." İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ya da şahsi cezasızlık sebeplerine bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka aykırılığı düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddedebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında duruşma açılmadan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, ihbar tutanağı, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, adli rapor, uyuşturucu maddeler hakkındaki uzmanlık raporu, bulunan uyuşturucu maddelerin miktarı, ele geçiriliş biçimi, tanık beyanları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirine ve gerekçesine göre mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı hükmün hukuka uygun olarak toplanan delillere dayandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanığa verilen hapis cezasının süresi gözetilerek, lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2021/24 Esas, 2021/88 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!