8. Ceza Dairesi 2024/2084 E. , 2024/4094 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/443 E., 2022/4622 K.
SUÇ : Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/443 Esas, 2022/4622 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.01.2024 tarihli ve KD-2024/10590 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince, sanık hakkında mükerrer dava niteliği taşıyan İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2019/369 Esas, 20119/282 Karar sayılı kararı ile ''başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanılması suçundan verilen mahkumiyet hükmünün mükerrer olduğu, bu nedenle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 gün ve 2022/443 Esas, 2022/4622 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkındaki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanılması suçunun "düzeltilerek onanması" kararının kaldırılarak sanık hakkında mükerrer dava niteliği taşıyan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle düzeltilerek onama ilâmının kaldırılmasına ve sanığın temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
İtirazname No : KD - 2024/10590
II. GEREKÇE
Sanık ... hakkında 04.10.2015 tarihinde işlemiş olduğu "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak" suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2015 tarih ve 2015/41538 Esas sayılı iddianamesi ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kamu davası açılmış, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli 2015/535 Esas 2015/652 Karar sayılı ek kararı ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, sanık ...'ın temyiz talebi üzerine Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 19.09.2016 tarihli kararı ile sanık ...'a yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli kararını bozulmasına karar verildiği, bunun üzerine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet kararı verildiği, sanığın temyiz istemi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11.03.2019 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanunun 268 nci maddesinin yollamasıyla anılan kanunun 267 nci maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunarak İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli kararının bozulmasına karar verildiği, bunun üzerine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2019/369 Esas, 20119/282 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan mahkumiyet kararı verildiği kararının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17.03.2022 gün ve 2022/443 Esas, 2022/4622 Karar sayılı ilamı düzeltilerek onama kararı ile kesinleştiği, mezkur karara konu olan sanığın aynı eyleminden dolayı 18.10.2016 tarihli iddianame ile başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan açılan davada İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2018 tarihli ve 2016/704 Esas, 2018/576 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkumiyet kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.11.2018 tarih ve 2018/1560 Esas, 2018/1666 Karar sayılı ilamı ile onandığı ve 30.11.2018 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar sanık hakkında ilk açılan davanın İstanbul Anadolu 2.Asliye Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandığı sabit olsa da İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2018 tarihli ve 2016/704 Esas sayılı ilamının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.11.2018 tarihli kararı ile daha önce kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında mükerrer yargılamanın hukuka aykırı olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/443 Esas, 2022/4622 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.05.2019 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,
İtirazname No : KD - 2024/10590
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!