WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/19955 E.  ,  2024/7207 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/406 E., 2024/318 K.
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında suç uydurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 271 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 07.02.2023 tarihli ve 2021/1565 Esas, 2023/330 Karar sayılı kararı ile "...1. Suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili mercilere işlenmiş gibi ihbar etmek ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmak gerekmekte olup ayrıca bir kişiye isnatta bulunulmaması gerekmektedir.
İftira suçu için, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için somut ve belirlenebilir bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Somut olayda; sanığın, gerçekte tanık olarak beyanına başvurulan F.K. isimli şahsa sattığı cep telefonun marka ve modelini bildirerek, kayıp olmadığını bildiği halde, 08.05.2015 tarihinde kaybettiğinden bahisle 18.05.2015 tarihinde karakola giderek cep telefonunu bulup da teslim etmeyen şahıslardan şikayetçi olması, cep telefonunun marka ve modeli ile elinde bulunduran şahsın tespitinin mümkün olması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunun 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden vasıfta hataya düşülerek yazılı şekilde suç uydurma suçundan hüküm kurulması,
2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "18.05.2015" yerine, "08.05.2015" olarak gösterilmesi nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur..." şeklindeki gerekçeyle hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2024 tarihli ve 2023/406 Esas, 2024/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın mükerrir kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın, gerçekte ikinci el olarak satın aldığı cep telefonunu 07.04.2015 tarihinde F.K. isimli şahsa satmasına ve ücretinin bir kısmını almasına rağmen sözkonusu cep telefonunu kaybettiği gerekçesiyle 18.05.2015 tarihinde karakola müracatta bulunarak cep telefonunu kaybettiğini, bulup da teslim etmeyen şahıslar hakkında şikayette bulunduğunu belirterek soruşturma başlatılmasını sağladığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında suç adının "iftira" yerine, "suç uydurma" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Dosya kapsamına göre sanığın yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi şeklindeki eyleminin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, sanık müdafiinin, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın mükerrir kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararları gözetildiğinde; bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilen 14.06.2016 tarihli hükümde mahkumiyetin 1 ay 20 gün hapis cezası olduğu gözetilmeden, bozma kararından sonra kurulan hükümde 10 ay hapis cezasına hükmolunarak 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2024 tarihli ve 2023/406 Esas, 2024/318 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında sonuç cezanın belirlendiği paragraftan sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezasının 1 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.