8. Ceza Dairesi 2024/19619 E. , 2024/5282 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/368 Esas, 2024/293 Karar
SUÇ : Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 22.08.2023 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve (e) bendinde düzenlenen kişiyi cebir yoluyla hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması ve cezanın aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.01.2024 tarihli kararıyla; sanığın, eşe karşı cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci
fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve (e) bendi uyarınca 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.01.2024 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.02.2024 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi;
1.Suça konu olayın kabulünün eksik ve hatalı olduğuna, suçun kasıt yönünden maddi unsurlarının oluşmadığına,
2. Olayda bıçak kullanılmadığı halde; bıçak kullandığı gerekçesi ile nitelikli artırım maddesinin hatalı şekilde uygulandığına,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uyarınca indirim yapılması gerektiğine,
4. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
5. Seçenek tedbirlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
1.Dava konusu olay; sanık ...'ın boşanma aşamasında olduğu eşi ...'ı bıçakla arabaya bindirerek ıssız alana götürmek suretiyle cebir yoluyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Suç sırasında kullanılan bıçak ele geçirilmiş; kriminal rapor aldırılmış ve sanığın bu suçtan ayrıca mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü Fatih Devlet Hastanesinin 10.07.2023 tarihli hekim raporuna göre; katılan ...'ın baş bölgesinde 2*2 cm lik alanda ve 3*2 cm lik alanda ödem mevcut olup; aynı zamanda sol ön kolda da yaralanması mevcuttur. Yaralanması, basit tıbbi müdaheleyle giderilebilir şekildedir.
4. Sanık aşamalarda; ''...... benim resmi olarak eşim olur, aramızda boşanma davası bulunmaktadır. Birgün kızım ...annemi aramış oradan bana ulaştı, ...'in kendisini dövdüğünü ve dışarı attığını belirterek gelmemi istedi, ben de Erzurumdan kalkıp kızımın yanına Trabzon'a geldim, kızımı aldım ve geri Erzurum'a döndüm. ... beni telefonla aradı, telefonda ...'un benim yanımda olması sebebiyle tartışma yaşadık. ... telefonda bana 'gel konuşalım anlaşalım ben de geri döyenim' dedi. Ben de tekrardan kızımla beraber geri geldim. Hakkımda uzaklaştırma kararı olduğu için ...'in evine gitmedim. Fakat mahallede bekledim, dışarıda görünce de yanına gittim. Yaseminle arabanın yanında ayaküstü konuştuk, sonra kendi rızası ile araca bindi ve indi. Yine bağırıp çağırınca ön kapıyı açtım elinden tutarak ben bindirdim. Arabada ... ile konuştuk içeride ...da vardı. Arabada ... " ş***, g***" şeklinde sözler söyleyince ben elimle ona vurdum. Ben kendisinden özür diledim karşılıklı olarak barıştık. Ardından ...'in oturduğu eve gittik çocukları alıp dışarı çıkacaktık, birlikte eve geçtik çocukları aldık, ardından cafeye giderken arabadan indiğimiz esnada polisler geldi. Polisler beni anlamadan dinlemeden ters kelepçe takıp biber gazı sıkmaları sebebiyle nefes alamadım kafamı araçta sağa sola vurdum. Amacım polis aracına zarar vermek değildi kendi canımı kurtarmaktı. (sanığa araç içerisinde müştekiye bıçak çekip çekmediği hususu soruldu), ben söz konusu bıçağı devamlı taşırım ve arabadaydı. Ben kesinlikle ...'e bıçak çekmedim ve bıçağı ... arabada iken görmedim bile. (sanığa, ...'in iddianamede yazılı sözleri söyleyip söylemediği hususu soruldu), ... bana 'ş***, g****" şeklinde sözler söyleyince ben de ona " sen de o****n" şeklinde sözler söyledim. (sanığa, arabanın içerisinde müştekiye vurma sebebi soruldu), arabanın içerisinde kendisine vurma sebebim ...'in bana hakaret içerikli sözler söylemesi sebebiyle sinirlenmemdi. (sanığa, arabanın kapılarını kilitleyip kilitlemediği hususu soruldu), ... istediği zaman araçtan inebilirdi, arabanın kapıları içeriden kilitlense dahi kapı kulpu çevrildiğinde açılırdı. (sanığa, müştekinin soruşturma evresindeki beyanları okunarak diyecekleri soruldu), ben kendisini arabaya bindirdikten sonra kapıları kilitlemedim ayrıca ıssız bir yere aracımı götürmedim herkesin bulunduğu bir yerdeydi. ...'e 3-4 kez elimle vurdum fakat kesinlikle bıçak çekmedim...'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
5. Katılan aşamalarda; "...Kızımla aramda bir tartışma yaşamıştık, ardından kızım babasını aramış ve kendisini Trabzon'a çağırarak babası ile beraber Erzurum'a dönmüş. Ben de daha sonrasında babasını aradım bu konu üzerine biraz tartıştık. ...benimle barışmak istedi ben de düşüneceğimi söyledim o da kızımla beraber habersiz bir şekilde Trabzon'a gelmiş. Ertesi günü ben işe giderken kolumdan tuttu 'gel arabaya bin konuşacağız' dedi. Arabaya ben rızamla binmedim beni sürükleyerek götürdü ve beni araca zorla bindirdi. ...aracı bulunduğumuz muhitten yukarıya bir yere götürdü ve park etti bulunduğumuz yer tenhaydı. Barışmak istedi benimle, 'seni bulacağımı, öldüreceğimi söylemiştim' dedi. Ben de kendisinin barışma teklifine biraz olumlu yanıt verince bunca zamandır ne yaptın şeklinde ithamlarda bulunmaya başladı. Telefonumu inceledikten sonra yine tartışmaya başladı. Kızımın 13 yaşlarındaki erkek arkadaşı ile konuşmamı görünce kıskandı ve benim yüzüme eliyle vurdu. Defalarca yüzüme vurdu. Belki de 20 sefer vurdu çok fazla vurmuştu. Ben kesinlikle ona vurmadım. ...cebinden çıkarttığı bıçağı karnıma doğru salladı ben kendisinden uzaklaştım ve onu sakinleştirmeye çalıştım bıçak bana gelmedi. Bıçağı bana doğru tutarak ' keserim ' şeklinde sözler söyledi. ( müştekiye sanığın bıçağı boğazına dayayıp dayamadığı hususu soruldu), bıçağı boğazıma dayadığını hatırlamıyorum. Bıçağı sallarken de iddianamede yazılı olan ve bana okumuş olduğunuz " o**** seni kim s****" şeklinde sözler söyledi. O esnada pantolonumu indirdi ve cinsel organıma baktı. ( müştekiye aracın kapılarının kilitli olup olmadığı hususu soruldu), tenha yere araç park edildiği esnada ...aracın kapılarını kilitledi ve aracın anahtarını cebine soktu. Aracın kapısını açmaya çalıştım fakat açılmadı hatta ...bana açmaya çalıştığım için kızdı. ...beni araçta darp ederken bir ara arka tarafa geçtim orada camları tekmeledim nasıl olduğunu anlamadım ama camlar açıldı, camlar açılınca kapının kilidi de açılmış, kızıma ' git yardım çağır' dedim, kızım da araçtan indi. Kızım etraftan yardım topladı. ... 'çocukları alıp Erzurum'a dönelim' dedi. Ben de baskı altında mecburen kabul ettim. Çocukları aldık arabaya bindik, daha sonrasında çocuklarla birlikte bir yerde dururken polisler yanımıza geldi. Ben ...'nin ailesinin baskısı ile ..........yi cezaevinde görmeye gittim. (müştekiye dosya içerisinde yer alan görüntü izleme tutanağı gösterildi ve diyecekleri soruldu), Bu görüntülerdeki an benim arka koltuktan kapıları tekmeleyip inmeye çalıştığım ve onun zorla beni araca bindirmeye çalıştığı andır. ( sanığın araç içerisinde kendisini darp etmesinin sebebi soruldu), araç içerisinde bana vurma sebebi hem ayrı olduğumuz dönemin hıncını almak hem de beni araçta tutmaktı..." şeklinde iddiada bulunmuştur.
6. Sanık ve katılanın müşterek çocukları olan tanık S. K. aşamalarda; " '...benim babam olur, ... ise annemdir. Annemle tartışmam sebebiyle babamı aramıştım babam beni alıp Erzurum'a götürdü. Ardından Erzurumdan Trabzon'a annemi almak için geldik, gece babamla arabada uyuduk. Sabah olduğunda babam annemi yolda görünce kolundan tutup araca zorla bindirdi. Babam annemin telefonunu aldı ve biraz inceledi. Ardından babam anneme 'niye gittin' diyerek vurmaya başladı. Annem ona hiç bir hakarette bulunmamıştır ve annem ona hiç vurmamıştır. Ardından arabayı uzağa boş bir alana çekti. Orada da babam anneme vurmaya devam etti. Ardından babam cebinden bıçağı çıkarttı. Bıçağı açıp annemin karnına doğru tutarak 'sokarım' şeklinde sözler söyledi, annem babamın elinden bıçağı aldı ve bana verdi, bıçağı boğazına dayayıp dayamadağını hatırlamıyorum. Ardından babam eline tornavida aldı ve annemin bacağına vurmaya başladı. Annem arka koltuğa geçti babam orada da annemi darp etti, bu olaylar yaklaşık 20-30 dakika yaşandı. Babam arabanın anahtarı ile kapıları kilitlemişti annem ayağı ile tekmeleyerek kapıları açtı. Ben kaçtım çevredekilere haber verdim, bu olaylar esnasında babam anneme 'o****' gibi küfürler etti. (tanığa dosya içerisinde yer alan görüntü izleme tutanağı gösterildi ve diyecekleri soruldu) o bana gösterdiğiniz fotoğraf benim araçtan inip yardım istediğim zaman dilimidir annemi araca zorla bindiriyordu.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
7. 11.06.2023 tarihli CD inceleme tutanağında; " ... isimli şahıs araçtan inerek müşteki ...'ın yanına gidip onu araçtan indirip darp ettiği ve zorla tekrardan aracın içine bindirmeye çalıştığı ve zorla araca bindirdiği, müştekinin çıkmaması için kapıyı kapattığı, müştekinin çıkmaya çalıştığı müşteki kapıyı açtığında şüpheli şahsın müştekinin araçtan inmesini engellediği ve müştekiye tekme atarak aracın kapısını kapattığını ardından tanık olan kızı ...'un üzerine doğru yürüdüğünü sonra şüpheli tekrardan araca binerek müşteki ile birlikte araç ile oradan ayrıldığı..." belirtilmiştir. CD inceleme tutanağının; iddianame anlatımıyla, katılan beyanlarıyla ayrıca tanık S. K. beyanıyla tutarlı olduğu anlaşılmaktadır.
8. İlk derece mahkemesince; sanığın, eşi olan katılana karşı; cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafinin; suça konu olayın kabulünün eksik ve hatalı olduğuna, suçun kasıt yönünden maddi unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine; olayda bıçak kullanılmadığı halde; bıçak kullanıldığı gerekçesi ile nitelikli artırım maddesinin hatalı şekilde uygulandığına dair temyiz isteminin incelenmesinde;
Oluş, tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalardaki anlatımlarını doğrulayan doktor raporları ile tanık ...'ın "Olay ve Olgular" bölümünün 6 ncı bendinde detaylandırılan anlatımı ve CD çözüm tutanağına göre; sanığın boşanma aşamasında olan katılan eşini bıçak zoruyla arabaya bindirip ıssız bir yere götürdüğü ve alıkoyduğuna dair mahkemenin kabulü ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sanık müdafinin; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Dairemizin 2023/248 Esas ve 2023/4619 Karar sayılı; 2021/17974 Esas ve 2024/652 Karar sayılı
kararları başta olmak üzere yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere; sanık tarafından zorla araca bindirilen katılanın suçun tamamlanmasından sonra; araçta da darp edildiği ve katılanın darp edildikten sonra kaçarak kurtulduğu anlaşıldığından, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Sanık müdafinin; sanık hakkında seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine dair temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Sonuç cezanın 6 yıl hapis cezası olduğu ve sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulandığı gözetildiğinde; 5237 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 nci maddelerinin; ve 5271 sayılı Kanun'un 231 nci maddesinin uygulanmasına yasal imkan bulunmamaktadır. Sanık hakkında; kişilik özellikleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasında da isabetsizlik bulunmamaktadır.
4. Sanığın aşamalardaki kısmi ikrar içeren savunmaları, katılan anlatımları ile uyumlu tanık beyanları, doktor raporları ve CD çözüm tutanağı ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.02.2024 tarihli, 2024/368 Esas ve 2024/293 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!