8. Ceza Dairesi 2024/19245 E. , 2024/5326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/395 E., 2021/1407 K.
SUÇ : Sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında sahte banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan, 28.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği,
Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, yargılama konusu suç bakımından somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, delillerin duruşmada tartışılmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
Dava konusu olay, müştekiler ........,..........., ............ ve ..........,'e, katılan ... tarafından verilen banka kartlarının bankamatiğe yerleştirilen bir cihaz vasıtasıyla kopyalanıp sahte banka kartı oluşturulduktan sonra sanığın bu kişilerin katılan ... nezdindeki hesaplarından nakit çekim yaptığı, böylece sahte banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu cihetle, sanık hakkında Ziraat Bankası A.Ş'ye yönelik 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan dava açıldığı halde, hüküm kurulmadığı görülmekle, zamanaşımı süresi içerisinde bu suçtan hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan ve müştekilerin aşamalardaki beyanları, Ziraat Bankası cevabi yazıları, sanığın kullanımındaki telefon numaralarına ait suç tarihine ilişkin HTS kayıtları, müştekilerin banka kartlarının kopyalandığı Banka Şubesine kopyalama aparatını takan ve sonrasında bu aparatı söken kişilerin sanık adına kiralanan araçtan indiğinin tespitine dair kolluk tarafından düzenlenen 19.10.2016 tarihli CD İzleme ve Araştırma Tutanağı, sanığın araç kiraladığı İ.Ö'nün beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, katılan ve müştekilere ait, katılan ... tarafından verilme banka kartlarının kopyalanarak sanık tarafından bu kartlardan nakit çekim yapıldığının görüldüğü, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların
toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli, 2020/395 Esas, 2021/1407 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!