WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/16506 E.  ,  2024/4104 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/1 E., 2017/84 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.12.2011 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bergama Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2012 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun' un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3.Bergama Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2012 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (14). Ceza Dairesinin 09.03.2016 tarihli ve 2014/3013 Esas, 2016/2327 Karar sayılı kararı ile; "..Mağdurun aşamalardaki anlatımları, savunma, adli rapor ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın olay günü kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu mağduru ensesinden tutarak otomobiline bindirip götürmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin oluşturduğu gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 3f maddesi uyarınca cezalandırılması yerine, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2016 tarih ve 2016/198 Esas, 2016/336 sayılı kararı ile; sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
5. Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanığın itiraz etmesi üzerine Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2016 tarih ve 2016/809 Değişik İş sayılı kararı ile; "... sanık hakkında TCK'nın 109/2. maddesi uygulanmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan..." bahisle itiraz kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kaldırılmıştır.
6.Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2017 tarih ve 2017/1 Esas, 2017/84 Karar sayılı hükmü ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
7.Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2017 tarihli kararına karşı sanık müdafinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 24.12.2018 tarih ve 2017/7422 Esas, 2018/7718 Karar sayılı kararı ile oy çokluğuyla ; "..."5271 sayılı CMK 'nın 231/12. maddesine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, 5271 sayılı CMK'nın 267 ile 271. maddeleri arasında düzenlenen ve olağan kanun yollarından olan itiraz kanun yoluna tabi olduğu, Ceza Muhakemesi Kanununda itiraza ilişkin düzenlemeler arasında ceza miktarı yönünden karar verme yasağına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, aleyhe bozma yasağına ilişkin olarak düzenlemenin, olağan kanun yollarından olan temyize ilişkin hükümlerin yer aldığı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 326. maddesinin 4. fıkrasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 307/4. maddesinde belirtildiği, bununla birlikte ceza hukukunda kanunilik ilkesinin bir sonucu olarak yasaklanan ve kanunda açıkça suç olarak gösterilmemiş olan bir fiilin, kanunda yer alan ve söz konusu fiile en çok benzeyen suça ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle cezalandırılması şeklinde tezahür edebilecek kıyas metodunun ceza hukukunun aksine ceza muhakemesi hukukunda kural olarak serbest olduğu ve ceza muhakemesi hukukunda genişletici yorum yapılabileceği gözetildiğinde aleyhe bozma yasağının düzenlediği 5320 sayılı Kanunun 8. Maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin, itiraz kanun yolunda uygulanması mümkün olduğundan, somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı aleyhine yalnızca sanık tarafından itiraz kanun yoluna başvurulduğu, bu sebeple aleyhe değiştirme (bozma) yasağı gereği ilk verilen ceza miktarından daha fazla cezaya karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2019 tarih ve 2017/36404 sayılı itiraznamesi ile Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2017 tarihli kararının onanması gerektiği görüşüyle Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 04.03.2019 tarihli bozma ilamına karşı itiraz yoluna başvurulmuştur.
9.Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 04.03.2019 tarih ve 2019/1279 Esas, 2019/7783 Karar sayılı kararı ile oy çokluğu ile itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddedilerek itirazın incelenmesi için dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.
10.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarih ve 2019/(Kapatılan)14-148 Esas, 2023/361 Karar sayılı kararı ile oy çokluğuyla;
"...Cezanın aleyhe değiştirilmemesi ilkesinin, ceza muhakemesinin mutlak ve vazgeçilemez değerleri arasında yer alan ve evrensel hukukun benimsediği bir ilke olmayıp istisnai bir nitelik taşıması, CMUK'un 326/son maddesinin yanı sıra CMK'nın 307/5. maddelerinde temyiz, CMK'nın 283. maddesinde istinaf, 323/2. maddesinde yargılamanın yenilenmesi ve 309/4. maddesinin (b) bendinde ise kanun yararına bozma yolları yönünden söz konusu ilkenin ne şekilde uygulanacağı ayrıca ve açıkça düzenlendiği hâlde itiraz yoluna ilişkin CMK’nın 267 ile 271. maddeleri arasında böyle bir düzenlemeye yer verilmemesinin kanun koyucunun bilinçli bir tercihi olması, öte yandan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, ortada davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan söz edilememesi, aynı Kanun'un 231/5. maddesinde belirtildiği üzere hukuken sonuç doğurmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında sanık hakkında hükmedilen bir cezadan bahsedilemeyeceğinden cezanın aleyhe değiştirilmesi ilkesinin uygulanma olanağının bulunmaması, kaldı ki açıklanması geri bırakılan hükme ilişkin sadece sanık veya sanık lehine Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilip itirazın reddiyle kararın kesinleşmesinden sonra CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması durumunda bu hükme dair sanık aleyhine istinaf (veya temyiz) yoluna başvuruda bulunulması hâlinde de cezayı aleyhe değiştirme yasağının uygulanmasının söz konusu olmaması, ceza muhakemesi hukukunda kıyas yapılması mümkün olmakla birlikte istisnai normların kıyas yoluyla genişletilememesi karşısında; cezayı aleyhe değiştirme yasağı kuralının itiraz yolunda uygulanma olanağının bulunmadığının kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmelidir." şeklindeki gerekçeyle Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 24.12.2018 tarih ve 2017/7422 Esas, 2018/7718 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; aleyhe bozma yasağına aykırı karar verildiğine, mahkemece cezanın artırılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, mağduru enseninden tutarak cebir uygulamak suretiyle rızası dışında araca bindirmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdur beyanları, sanık savunmaları, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin bozma ilamı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.06.2023 tarihli kararı ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2017 tarih ve 2017/1 Esas, 2017/84 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.

...