WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/16339 E.  ,  2024/3237 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2319 E., 2021/2513 K.
SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık ... ve müdafiinin yokluğunda verilen ve sanık ...'a da tebliğ edilmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/2319 Esas, 2021/2513 Karar sayılı kararının sanık ... müdafiine 19.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal temyiz süresinden sonra sanık müdafinin 01.12.2021 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih, 2019/16 - 573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme kararlarının (Bölge Adliye Mahkemesi kararının) sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu nedenle sanığın ceza evinden gönderdiği 20.02.2023 tarihli dilekçesinin temyiz dilekçesi mahiyetinde ve süresinde olduğu, temyiz sebeplerine yer verildiği de anlaşılmakla, sanığın bu talebi nedeni ile de sanık müdafiinin süresini geçirdiği temyiz talebinin eski hale getirme talebi olarak kabulü ile 01.12.2021 tarihli temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve yasal temyiz süresi içinde yapılmış olduğu düşüncesiyle yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanıklar ...ve ...'ın temyiz istemlerinden vazgeçtikleri yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar İbrahim, ...ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.01.2020 tarihli ve 2020/4531 Esas, 2020/4531 Soruşturma sayılı iddianamesi ile; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları; sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 43 üncü maddeleri; sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 43 ünci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/83 Esas, 2021/195 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/2319 Esas, 2021/2513 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığından elde edilen görüntülerin hükme esas alınamayacağına, 3. Gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiklerine, 4. Gizli soruşturmacıların delilleri hukuka aykırı şekilde topladıkları, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6. Ses ve görüntü analizi yönünden Adli Tıp Kurumu tarafından belirtilen mukayeseye esas kayıtlar kuruma gönderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığından elde edilen görüntülerin hükme esas alınamayacağına, 3. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 4. Gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiklerine, 5. Gizli soruşturmacıların delilleri hukuka aykırı şekilde topladıklarına ilişkindir.
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığından elde edilen görüntülerin hükme esas alınamayacağına, 3. Gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiklerine, 4. Gizli soruşturmacıların delilleri hukuka aykırı şekilde topladıklarına, 5. Suç kastı olmadığına ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ... yönünden;
Sanığın, 04.07.2019, 05.07.2019 ve 10.07.2019 tarihlerinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı olaylarda, güven alım tutanakları, fiziki takip ve kimlik tespiti tutanakları, sanığın tevilli ikrarı, gizli soruşturmacı ve gizli soruşturmacıdan sorumlu kolluk görevlisinin anlatımları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı sabit görülerek üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine; 04.07.2019 ve 10.07.2019 tarihli eylemlerinin camiye ve okula 200 metreden yakın mesafede işlenmesi, 05.07.2019 ve 10.07.2019 tarihli eylemlerde uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasına; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki kriterler ve birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle sanığın teşdiden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Sanık ... yönünden;
Sanığın 08.08.2019 tarihinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı olayda, güven alım tutanakları, fiziki takip ve kimlik tespiti tutanakları, sanığın tevilli ikrarı, gizli soruşturmacı ve gizli soruşturmacıdan sorumlu kolluk görevlisinin anlatımları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin sabit olduğu gerekçesiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

3. Sanık ... yönünden;
Sanığın, 01.07.2019, 10.07.2019 ve 08.08.2019 tarihlerinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı olaylarda, güven alım tutanakları, fiziki takip ve kimlik tespiti tutanakları, sanığın tevilli ikrarı, gizli soruşturmacı ve gizli soruşturmacıdan sorumlu kolluk görevlisinin anlatımları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı sabit görülerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine; 01.07.2019 ve 10.07.2019 tarihli eylemlerde olay yerinin camiye 200 metreden yakın mesafede bulunması ve suça konu maddenin sentetik kannobinoid olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasına; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki kriterler ve birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle sanığın teşdiden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen kararlar konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlerde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Sanık ve müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 28.07.2023, 31.07.2023, 01.08.2023, 09.01.2024, 15.01.2024, 16.01.2024, 28.03.2024 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 26.03.2024 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar ..., ...ve ...Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Her ne kadar, 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca verilmiş teknik araçlarla izleme kararı bulunmadan kayıt yapılması hukuka aykırı ise de, anılan delillerin mahkemece sübut değerlendirmesinde değerlendirilmeye alınmadığı diğer delillerin değerlendirilmesi sonucu sanıkların eylemleri sabit olduğundan bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirme kararının hukuka uygun olduğu, kimlik tespitlerinin fiziki takip yapan sorumlu kolluk görevlileri tarafından yapılması nedeniyle kamera görüntüleri olmadan da kimliklerin tespit edilebilmesi nedeniyle kimlik tespitlerinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, gizli soruşturmacıların suça teşvik ve yönlendirmelerinin bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, sanık ...'ın ikrarının ise tüm dosya kapsamı itibariyle etkin
pişmanlık kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ile sanıklar ...ve ...'ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ile sanıklar ...ve ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanıklar ...ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bendinde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle yönünden dava dosyasının, sanıklar yönünden Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar ..., ...ve ...Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/2319 Esas, 2021/2513 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile sanıklar ...ve ...'ın öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ...ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.