8. Ceza Dairesi 2024/16138 E. , 2024/3108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1513 E., 2023/1292 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Aralarındaki hukuki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/16176 Esas numarasında kayıtlı dosya ile birlikte incelenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 23.04.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 12 ay 22 gün hapis ve 28.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun suça konu uyuşturucu maddenin niteliğine göre miktarı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre, sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, olay, fiziki takip ve iletişim tespit tutanakları, suça konu maddelerin ele geçiriliş şekli, sanık ... hakkında beraat kararı verilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşulları gerçekleşmediği halde anılan madde uyarınca sanığın cezasında indirim yapılması, sanık hakkında adli para cezasına hükmolunurken, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” kararda belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğin tartışılmasında zorunluluk bulunması, kabule göre de; 5237 sayılı Kanun 'un ilgili maddeleri gereği hükmolunan "16 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası" üzerinden, aynı Kanunun 62 inci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken cezanın "14 yıl 22 gün hapis cezası" yerine "13 yıl 12 ay 22 gün hapis cezası" olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini hukuka aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmekle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 20 yıl 3 ay 22 gün hapis ve 43.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Temyiz dışı sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı bilgisi üzerine alınan iletişimin tespiti kararı ile yapılan dinlemelerde sanığın irtibatlı olduğu kişiler tespit edilip onlar hakkında da iletişimin tespiti kararları alındığı ve yapılan çalışmalar kapsamında, 4. Ağır Ceza Mahkemesinde katip olarak çalışan sanığın, 23.01.2018 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğu tarafından beş çuval halinde direk mahkemesine PTT aracılığıyla gönderilerek nöbetçi katip tarafından evrak üzerinde teslim alınan 150 kilo 783.6 gram Eroin maddesine ilişkin evrağı iş açma ve kapama yapmak suretiyle hakim havalesi olmaksızın 29.01.2018 tarihinde dosya içerisine attığı, bu şekilde piyasa değeri yüksek EROİN maddelerini görev yaptığı mahkemeye ait arşiv odasında sakladığı, akabinde ara yakalamalarla da tespit edildiği şekilde peyder pey temyiz dışı bir kısım sanıklar üzerinden birden fazla kez piyasaya sürmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık soruşturma aşamasında susma hakkını kullanmış, kovuşturma aşamasında Adliye'de bulunan uyuşturucudan düşük parçalar halinde cebinde veya poşette çıkardığını, temyiz dışı sanık ...'ın evinin yakınlarında bulunan çay ocağında ...'ya teslim edip, onun tarafından satıldıktan sonra toplu olarak elden para aldığını, kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. 22.02.2019 tarihinde mahkeme arşiv odalarında yapılan aramalarda toplam 101 kilo 500 gram eroin maddesi ele geçirilerek el konulmuştur.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
01.02.2019 tarihli operasyon ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; Diyarbakır Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında alınan Teknik Takip ve İzleme Kararına istinaden; sanığın temyiz dışı sanık ... ... ile buluşacağı ve uyuşturucu madde vereceği bilgisi alınması üzerine kollukça tertibat alınıp beklemeye başlanıldığı, saat 17.05 sıralarında sanığın elinde, üzerinde .... Kitabevi ibaresi bulunan poşet ile personel giriş çıkış bölümünden çıktığı görülerek takibe başlanıldığı, saat 17.25 sıralarında semt pazarına girdiğinin görüldüğü, saat 17.30 sıralarında elindeki beyaz poşeti pazar tezgâhının arkasına atarak hızlı bir şekilde yürüyerek markete girdiği, kısa bir süre sonra marketten çıkarak attığı poşeti tedirgin bir şekilde gözetlediği esnada, sanık ...'in yanına geldiği, poşetin bırakıldığı yere doğru beraber yürümeye başladıkları, poşetin bırakıldığı yere geldikleri esnada ...'ın ...'e poşeti bıraktığı yeri eliyle işaret ederek bir şeyler söyledikten sonra pazar yerinden ayrıldığı, sanık ...'in de poşetin yanına yaklaşarak bir müddet beklediği ve tedirgin ve şüpheli hareketlerle etrafını izlediği, bu şekilde yaklaşık 10-15 dakika poşetin yakınında bekledikten sonra ayrıldığı, bırakılan poşeti alacak olan herhangi bir şahsın tespiti amacıyla bir süre daha beklenildiği ancak pazar yerinin temizliği esnasında poşetin çöpe atılabileceği değerlendirilerek operasyon kararı alınarak fiziki takibe son verildiği, ele geçen maddenin aldırılılan rapora göre içerdiği net eroin miktarının 410,19 gram olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Sanığın ikrarı, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı nazara alınarak sanığın eylemi sabit görülmüştür.
21.02.2019 tarihli operasyon ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; sanıklar ... ile ... arasında, uyuşturucu madde temini ile ücretine ilişkin olduğu net bir biçimde anlaşılan, olay günüden önceki tarihlere ait çok sayıda görüşmenin mevcut olduğu, olay saatinden hemen öncesine ait tape kayıtlarının incelenmesinde de her iki sanık arasında buluşmaya ve uyuşturucu madde teminine ilişkin
olduğu anlaşılan görüşmeden hemen sonra kollukça yapılan fiziki takip içeriğine göre de; olay günü sanıkların buluşarak ...'nın ikametinin bulunduğu apartmanının arka kısmına doğru girdiklerinin ve burada yaklaşık 2 dakika bekleme yaptıktan sonra ayrıldıkları hususunun kollukça yapılan fiziki takip esnasında görüldüğü, bahse konu buluşmanın hemen akabinde sanık ...'ya ait ikamette usulüne uygun olarak yapılan aramada, neti 286,75 gram gelen eroin maddesinin ele geçirildiği, sanıklar ... ile ...'ın aşamalarda alınan beyanlarında, olay gününe ait tape kayıtları ile kollukça yapılan fiziki takip içeriğini doğrulayarak üzerlerine atılı suçu ikrar etmeleri ile ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırının çok üzerinde olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın olay günü ele geçirilen uyuşturucu maddeleri diğer sanık ...'ya satmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Sanığın üzerine atılı suçu 01.02.2019 ve 21.02.2019 tarihlerinde birden fazla defa zincirleme olarak işlediği anlaşılmış, temel ceza miktarı belirlenirken de sanığın ifa ettiği memuriyet görevi ile bu görevi nedeniyle suçun işlenmesiyle meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak hakkında teşdit bir miktar fazla uygulanmış, sanığın eyleme katılan dava dışı sanık ... ... hakkında etkin ve faydalı bilgiler verdiği anlaşılmışsa da yasal şartlar oluşmadığından etkinlik pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada öne sürülen ve re'sen dikkate alınan esasa ilişkin tüm delillerin hukuka uygun yöntemler ile toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgeler ile toplanan delillere uygun olarak kesin verilere dayandırıldığı, suça konu eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, suça konu eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uygun olduğu, verilen cezanın kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre; sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, sanık hakkında başlatılan soruşturma kapsamında alınan teknik takip kararları ile elde edilen deliler, fiziki takip tutanakları, olay ve yakalama tutanakları, arşiv kamera kayıtları, sanık ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/1513 Esas, 2023/1292 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!