8. Ceza Dairesi 2024/15886 E. , 2024/4333 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/211 E., 2023/433 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karasu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2012 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.
2.Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2015 tarihli ve 2012/186 Esas, 2015/1272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli kararı sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 11.04.2023 tarihli kararı ile katılanın beyanına başvurulup kısmi ödeme nedeniyle rızasının bulunup bulunmadığı, ödemenin ne zaman yapıldığı hususu sorularak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini ve adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam olan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında etkin pişmanlık indirim hükümleri uygulanarak başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, mahkemenin yetkisiz olduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, zamanaşımı süresinin dolduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli somut delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, usul ve kanuna aykırı karar verildiğine ve benzeri nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, katılanın arkadaşı olan sanığın, katılan ile birlikte çalıştıkları işyeri soyunma odasındaki kıyafetinin cebinde olan kredi kartını alarak ATM'den nakit para çektiği, sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Sanık ...'ın 03.10.2023 havale tarihli sunmuş olduğu dekont içeriğinden 28.03.2013 tarihinde katılan ile bağlantısı olup olmadığı tespit edilemeyen... isimli şahıs adına 650 TL ödendiği, 03.10.2023 tarihli dekont içeriğinden Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 11.04.2023 tarihli bozma ilamı sonrası katılan ... adına 700 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla, katılan ...'nın 15.06.2012 tarihli beyanında kredi kartından 1000 TL nakit para çeken sanığın kendisine 900 TL kısmı ödemede bulunduğunu, kalan kısmı ödemediğini beyan ettiği, bozma ilamı sonrası beyanına başvurulan katılan ...'nın kısmi ödemeye muvafakati olmadığını belirtmesi, etkin pişmanlık hükmünü düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde mağdurun uğradığı zararın en geç kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmeden önce giderilmesi halinde, sanığın cezasında indirim yapılacağının belirtilmesi ve somut olayda mağdurun zararının hüküm verildikten sonra karşılanması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık indirim şartları oluşmadığı halde uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre katılan ile aynı işyerinde çalışan sanığın işyeri soyunma odasında poşet içerisinde bulunan katılan ...'nın kıyafetinin cebinden kredi kartını alarak ATM aracılığıyla peş peşe nakit para çektiği, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam olan sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
5271 saylı Kanun'un 18 inci maddesinin birinci fıkrasında "Sanığın, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirmesi gerektiğinin" hükme bağlanmış olması ve sanığın savunmasının alındığı 18.11.2015 tarihli celsede herhangi bir yetkisizlik iddiasında bulunmaması karşısında, mahkemenin kendisini yetkili görerek yargılamaya devam etmesinde herhangi bir usule aykırılık görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun'un 66/1-d, 66/3 ve 67 inci maddeleri gereğince, atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarının üst sınırı itibari ile olağan zamanaşımı süresinin 15, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olduğu, bu itibarla dava zamanaşımın dolmadığı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karasu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/211 Esas, 2023/433 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!