8. Ceza Dairesi 2024/15864 E. , 2024/4649 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/481 E., 2023/558 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır.
2. Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında temel hapis cezalarının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve şartları oluştuğu halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'in temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediğine, alıkoyma süresinin yağma suçu ile sınırlı olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın savunmasının alınmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, teşdidin hatalı olduğuna ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; mağdurun olay gecesi iş çıkışı arkadaşı Ö. ile birlikte eve gittikleri sırada sanıkların karşı yoldan geldikleri, ellerindeki bıçakla mağduru korkuttukları, sanıklar ...ve ...'un mağdurun koluna girerek onu olayın başlangıç noktasından birkaç sokak öteye götürdükleri, burada cebinde bulunan parasını aldıktan sonra kaçtıkları iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Yargıtaydan verilen bozma kararı sonrasında duruşma davetiyesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilen sanık ...'un duruşmaya gelmemesi üzerine bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan karar verildiği görülmüş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ''Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın usulüne uygun olarak yapılan tebliğe rağmen duruşmaya gelmediği ve sanık hakkında verilen cezanın bozmaya konu cezadan daha ağır olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın yokluğunda yargılamanın bitirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık ... müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir.
2. Bozmaya konu 03.02.2015 tarihli kararda sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı gözetilmeden, Mahkemece, sanık hakkında daha önce tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı ve aleyhe temyiz olmadığından bu hususun kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle, tekerrüre esas ilamı bulunan sanık hakkında dosya kapsamına uymayan gerekçeyle tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Mahkemece, sanıkların mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilmesine rağmen, sanıklar hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığı ve yargılamada ceza artırımı yapılmış olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Tüm dosya kapsamından, sanıkların mağduru olayın başlangıç noktasından cebir ve tehditle birkaç sokak ötede bulunan tenha alana götürdükten sonra mağdurun üzerinde bulunan parayı yağmaladıkları, mağdurun, yağma eyleminin gerçekleştirildiği süre dışında alıkonulduğu anlaşılmakla, sanık ...'in alıkoyma fiilinin yağma eyleminden bağımsız olarak gerçekleşmediğine yönelik temyiz itirazı reddedilmiştir.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanıkların mahkumiyetlerine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır, ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereği bir kat artırım yapıldığı sırada, hapis cezasının 4 yıl 12 ay yerine 5 yıl 12 ay olarak fazla belirlenmesi, yine bu ceza üzerinden etkin pişmanlık hükümleri uyarınca üçte iki ve takdiri indirim nedenleri uyarınca altıda bir oranında indirim yapılması halinde de sırasıyla, 1 yıl 8 ay ve 1 yıl 4 ay 20 gün yerine yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve 2022/481 Esas, 2023 558 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün ikinci paragrafında yer alan ''...5'er yıl 12'şer ay...'' ibareleri çıkarılarak yerine ''...4'er yıl 12'şer ay...'', üçüncü paragrafında yer alan ''...2'şer yıl...'' ibaresinin yerine ''...1'er yıl 8'er ay...'' ibarelerinin, dördüncü paragrafında yer alana ''...1'er yıl 8'er ay...'' ibarelerinin yerine ''...1'er yıl 4'er ay 20'şer gün...'' ibarelerinin yazılması suretiyle hükümlerin farklı gerekçeyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!